24 Ağustos 2017 Perşembe

Orhan Veli Kanık (1914 - 1950)

Orhan Veli Kanık
  • Şair, yazar ve çevirmen.
  • 13 Nisan 1914'te İstanbul'da doğdu.
  • Cumhurbaşkanlığı Armoni Mızıkası şeflerinden Veli Kanık'ın oğludur. İstanbul'da başladığı öğrenimini babasının atandığı Ankara'da sürdürdü. 
  • 1932'de mezun olduğu Ankara Gazi Lisesinde Oktay Rifat ve Melih Cevdet'le tanıştı.
  • İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümündeki öğrenimini yarıda bıraktı (1935).
  • PTT Genel Müdürülüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosunda çalıştı.
  • 14 Kasım 1950'de henüz 36 yaşında iken öldü.
Edebi Anlayışı
  • Garip Akımı'nın (1.Yeni Hareketi) öncü şairidir.
  • Şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında da eser vermiştir.
  • Garip öncesindeki şiirleri ölçülü ve kafiyelidir. Garip Akımı'nı müjdeleyen şiirleri 1937'den itibaren Varlık dergisinde yayımlanır.
  • Oktay Rifat Horozcu ve Melih Cevdet Anday ile 1941 yılında Garip adıyla ortak bir kitap yayımlar. Kitabın ön sözündeki düşünceler Cumhuriyet sonrası Türk şiiri için birçok açıdan dönüm noktası olur.
  • Garip Akımı, "geleneksel şiiri" hem biçim hem içerik olarak reddeden bir anlayıştır. Bu anlayışta şiirde ölçü, uyak, imge, söz sanatları gereksiz görülmüş; sıradan insanların hayatı günlük konuşma dili ile ifade edilmiştir.
  • Çocukluğa özlem, doğa, aşk, deniz, İstanbul sevgisi, kaldırımlar, balıklar onun şiirlerinde ele aldığı konulardır.
  • Şiirlerinde derin bir ironi, espri ve nükteye yer vermiştir.
  • Bir dönem “Mehmet Ali Sel” takma adını kullanmıştır.
  • Geleneğe karşı sert tutumunu zamanla yumuşatır. Ölümüne kadar yazdığı kimi şiirler Garip anlayışına uygunken kimi de bu anlayıştan uzaktır.
  • 1948’de La Fontaine'den 51 fabl tercüme etti.
  • 1949’da Nasreddin Hoca'nın 72 fıkrasını şiir biçimine getirdi.
  • 1 Ocak 1949’da yayımlamaya başladığı "Yaprak” dergisini 15 Haziran 1950’ye kadar 28 sayı çıkardı.
Şiir Kitapları
  • Orhan Veli, arkadaşlarıyla ortak yayımladıkları Garip'ten sonra dört kitap daha yayımlar:
  • Vazgeçemediğim (1945): On bir şiirden oluşan bu kitap ile yer yer uyak kullanmaya başlar. Özellikle İstanbul Türküsü isimli şiir bir dönüm noktası olur. Şiir, tamamen duygu yüklü ve şairane özellikler taşır.
  • Destan Gibi (1946):  "Yol Türküleri" adını taşıyan tek ve uzun bir şiirden oluşan kitabı. Halk şiirinin çağdaş bir yorumu denebilecek bu uzun şiir Garip'in ön sözündeki  anlayıştan uzaktır.
  • Yenisi (1947): On altı şiirden oluşan kitaptaki Cımbızlı Şiir, Kumrulu Şiir, Pırpırlı Şiir ya da Zilli Şiir gibi Garip çizgisindeki şiirler de bile yer yer geleneksel şiir anlayışına yaklaştığını görülür. 
  • Karşı (1949):  Hayatta iken yayımlanan son şiir kitabı olan Karşı, on yedi şiirden oluşur. "Hürriyete Doğru", "Bedava" ve "İstanbul'u Dinliyorum" gibi çok bilinen ve sevilen şiirler bu kitapta yer almaktadır.
Şiirlerinden Örnekler
Montör Sabri
montör sabri ile 
daima geceleyin 
ve daima sokakta 
ve daima sarhoş konuşuyoruz. 
o her seferinde, 
"eve geç kaldım" diyor. 
ve her seferinde 
kolunda iki okka ekmek.
Meyhane
Mademki sevmiyorum artık, 
O halde, her akşam 
Onu düşünerek içtiğim 
Meyhanenin önünden 
Ne diye geçeyim? 
Quantitatif

Güzel kadınları severim,
İşçi kadınları severim,
Güzel işçi kadınları
Daha çok severim
Ben Orhan Veli
Ben Orhan Veli,
"Yazık oldu Süleyman Efendiye"
Mısra-ı meşhurunun mübdii…
Duydum ki merak ediyormuşsunuz
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela adamım, yani
Sirk hayvanı falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Evde otururum,
Masa başında çalışırım.
Bir anne ile babadan dünyaya geldim
Bir işte çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar mütevazıyım,
Ne de Bay Celâl Bayar'ın
Ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele Bayılırım.
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Yayan dolaşırım,
Mütenekkiren seyahat ederim.
Oktay Rıfat'la Melih Cevdet'tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem
Edebiyat tarihçisi bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Meşgul olmadığım “ehemmiyetsiz”
Sadece üdeba arasındadır.
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır…
Amma ne lüzum var
Hepsini sıralamaya
Onlar da bunlara benzer.
Bedava 
Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekânlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.
  
Kitabe-i Seng-i Mezar 
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah'ın adını,
Günahkar da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendi'ye

II 
Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duysalar öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince...
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.


III

Tüfeğini depoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir ruzigar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigâr.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla:
"Ölüm Allah'ın emri,
"Ayrılık olmasaydı."
 
İstanbul Türküsü 
İstanbul'da, Boğaziçi'nde,
Bir fakir Orhan Veli'yim;
Veli'nin oğluyum,
Târifsiz kederler içinde.
Urumelihisarı'na oturmuşum;
Oturmuş da bir türkü tutturmuştum:
"İstanbul'un mermer taşları;
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;
Gözlerimden boşanır hicran yaşları;
Edalı'm,
Senin yüzünden bu hâlim."
"İstanbul'un orta yeri sinema;
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
El konuşur, sevişirmiş; bana ne?
Sevdalı'm,
Boynuna vebâlim!"
İstanbul'da, Boğaziçi'ndeyim;
Bir fakir Orhan Veli;
Veli'nin oğlu;
Târifsiz kederler içindeyim.
Örnek Soru
"Altındağ", "Galata Köprüsü", "Pireli Şiir", "Delikli Şiir" ve "İstanbul Türküsü" gibi şiirlerinde egemen olan yaklaşım, toplumsal duyarlıktır. Şair, bu şiirlerinde halk şiirimizin imkanlarından da yararlanmıştır. Ayrıca bu şiirlerin bazılarında ince eleştiri ve taşlama ögeleri de dikkat çekmektedir.
Bu parçada kendisinden söz edilen şair aşağıdakilerden hangisidir? (2017)
A)Orhan Veli Kanık
B)Bedri Rahmi Eyuboğlu
C)Ziya Osman Saba
D)Cahit Sıtkı Tarancı
E)Oktay Rifat Horozcu
İlgili Konular
Yararlanılan Kaynaklar
  • Orhan Veli ve Geleneksel Türk Şiiri, Rıza Bağcı
  • Orhan Veli Şiirlerinde Çocuksu Söylem
  • Orhan Veli'nin "Eskiler Alıyorum" Şiirine Eleştirel Bir Yaklaşım - Ahmet Aydın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.