9 Nisan 2017 Pazar

Servetifünun Şiiri

Tevfik Fikret
  • Şiirde bireysel, içe kapanık ve karamsar bir anlayış benimsenmiştir.
  • Hem dönemin siyasî yapısı hem de Servetifünun sanatçılarının sanat anlayışları nedeniyle toplumsal konulardan uzak durulmuştur.
  • Aşk, günlük yaşam, doğa görüntüleri, karamsarlık, düş kırıklıkları, aile içi sorunlar şiire konu olmuştur.
  • Şiirimizde ilk defa bu dönemde konu bütünlüğü sağlanmıştır.
  • Aruz vezninden vazgeçilmemiş ancak aynı şiirde farklı kalıplar kullanma yoluna gidilmiştir.
  • Anlam kimi zaman bir dizede bitmeyip sonraki dizeye sarkmıştır. Batıdan alınan bu tekniğe anjanbuman denmektedir. Bu teknik sayesinde şiir düz yazıya yaklaşır. (nazmı nesre yaklaştırmak)
Anjanbuman örneği:
Şafak sökerken o, yalnız, bir eski tekneciğin
Düğümlü, ekli, çürük ipleriyle uğraşarak
İlerliyordu; deniz aynı şiddetiyle şırak -
şırak döğüp eziyor köhne teknenin şişkin
Siyah kaburgasını... Ah açlık, ah ümid
Bu dizelerde görülebileceği üzere hiçbir dize kendi içinde tamamlanmamış; âdeta birbirine zincirlenmiş tek bir dize oluşturulmuştur. 
  • Şiirde; Batı’dan aldıkları “sone” ve “terzarima”, divan edebiyatından alınıp değiştirilen müstezat (serbest müstezat) ve bütünüyle kendi oluşturdukları karma biçimleri kullanmışlardır.
  • Şiirlerde hedef kitle okumuş aydın kesimdir.
  • “Sanatkârâne üslup” ve yeni bir “vokabüler” (sözvarlığı) yaratma kaygısıyla Arapça-Farsça tamlamalar ile yüklü oldukça ağır bir dil kullanmışlardır. Onlar için sade dil halka mahsustur.
  • Kafiye ahenk unsuru olarak ele alınmış göz için değil kulak için kafiye benimsenmiştir.
Peki, ne demek kulak için ya da göz için kafiye?
    Zerre-i nûrundan iken muktebes - مقتبس
    Mihr ü mâha etmek işâret abes - عبث
Örnekte görüldüğü gibi kafiye olarak alınan sözcüklerinin yazımında muktebes sözcüğü "sin ﺱ " ile biterken abes sözcüğü "peltek se ﺙ" ile bitmektedir. Göz için kafiyeyi savunanlar bunu kafiye kabul etmezken kulak için kafiyeyi savunanlar için benzer sesler olduğu için kafiyedir.
  • Şiirde betimlemelere sıkça başvurulmuş, tablo çizer gibi şiirler kaleme alınmıştır.
  • Hatta Servetifünun dergisinde yayımlanmak üzere seçilen (tabloların) fotoğraflarının altına şiirler yazılarak tablo altına şiir yazma geleneği oluşturulmuştur.
  • Şiirde kuvvetli bir musiki dili yakalanmaya çalışılmıştır.
  • Servetifünun edebiyatında şiirde daha çok parnasizm ve sembolizm etkisi görülürken bir önceki nesilden gelen romantik bir santimantalizm (aşırı içlilik) de devam etmekteydi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.