23 Temmuz 2017 Pazar

Realizm

Gustave Flaubert
  • 19.yüzyılın ikinci yarısında romantizme tepki olarak doğan bir edebiyat akımıdır. 
  • Realizm, duygu ve hayal dünyasından gerçek dünyaya dönüştür.
  • Bu akımın ortaya çıkmasında Auguste Comte'un Pozitivizm felsefesi etkili olmuştur.
Pozitivizm, doğa olaylarını ve bu olaylar arasındaki bağlantıyı gözlem ve deneyler yoluyla açıklamaya çalışan bir düşünce sistemidir. Bu düşünce sistemi edebiyata da uygulanmış böylece yazar, insanı ve toplumsal çevreyi gözlemleyerek anlatma yolunu tutmuştur.
İlkeleri 
"Realizm, yazarın sokağa tuttuğu aynadır."
  • Realizmde gözleme önem verilmiştir. Realist yazarlar eserlerini gerçeğe uygun bir biçimde kaleme alabilmek için gözlemde bulunur, araştırıp soruşturur, bilgi ve belge toplarlar. Tolstoy'un "Savaş ve Barış" isimli ünlü romanını yazmadan önce aylarca yanında haritalarla savaş meydanlarını gezmesi gibi.
  • Olağanüstü olay ve kişilere yer verilmez. Olaylar, kişiler ve çevreler günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz niteliktedir. 
  • Realist eserde konu sağlam bir sebep-sonuç ilişkisi içerisinde anlatılan basit olaylardır. Bu anlayış olağanüstü olaylara ya da günlük hayatta pek görülemeyecek tesadüflere fırsat vermez.
  • Realizmde yazarlar olaylar karşısında kişiliklerini gizlemişlerdir. Romanlarında anlattıkları olay ya da yarattıkları karakterler karşısında ne hissettiklerini belli etmezler, objektif kalırlar.
  • İnsan karakterinin şekillenmesinde toplumsal çevrenin etkisini fark eden realist yazarlar eserlerinde çevre ve doğa betimlemelerine büyük önem verirler. Bu sayede romantizmde süsten öteye gitmeyen çevre betimlemeleri, realist romanlarda olayların oluşumunda ve kişilerin ruhsal durumlarını yansıtmada büyük bir öneme sahip olur.
  • Realizmde roman kahramanları, romantizmin aksine, tip değil karakterdir. Roman kahramanlarını çok yönlü ve derinlemesine ele alan yazarlar, karakter yaratmada başarılıdır. 
  • Sanat için sanat anlayışı egemendir. Realist yazarlar topluma yol gösterici olmak istemezler. 
  • Realizme göre sanatın dinî, ahlakî ve toplumsal amacı yoktur.
  • Romancı, toplumda ve insanda gördüğünü söyleyen bir gözlemciden ibarettir. 
  • Realistlerin üslubu açık, kusursuz ve doğaldır. Yazarlar gözlemlerini her türlü süsten ve yapmacıktan uzak yalın bir anlatımla sunmuşlardır.
Önemli Sanatçıları: 
  • Honore de Balzac: Vadideki Zambak, Eugenie Grandet, Köylüler
  • Stendhal: Parma Manastırı, Kırmızı ve Siyah
  • Gustave Flaubert: Madam Bovary, Salambo, Üç Hikaye
  • Tolstoy: Savaş ve Barış, Anna Karenina, Diriliş, Hacı Murat, İvan İlyiç'in Ölümü
  • Dostoyevski: Suç ve Ceza, Budala, Karamazov Kardeşler, Kumarbaz, İnsancıklar, Beyaz Geceler, Ölü Evinden Anılar
  • Charles Dickens: İki Şehrin Hikayesi, Büyük Umutlar, Oliver Twist, Antikacı Dükkanı, David Copperfield
Türk Edebiyatında Realizm:
  • Edebiyatımızda gerçekçilik akımının etkisinin görüldüğü ilk romanlar Tanzimat döneminde görülür. 
  • Sami Paşazade Sezai’nin Sergüzeşt adlı romanında hem romantizmin hem de realizmin izleri görülür. Başka bir ifade ile bu roman romantizmden realizme geçiştir.
  • Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası adlı romanı ise edebiyatımızın ilk realist romanı olarak kabul edilmektedir. 
  • Nabizade Nazım'ın natüralizm izleri de taşıyan Karabibik ve Zehra adlı eserlerinde de realizmin izleri görülür.
  • Edebiyatımızda realizmin başarıyla uygulandığı eserler Servetifünun döneminde görülecektir. Halit Ziya Uşaklıgil'in Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu ve Kırık Hayatlar adlı eserlerinde realizmin bilinçli bir şekilde uygulandığı görülür.
Yararlanılan kaynaklar için Kaynakça sayfamıza bakabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.