18 Mayıs 2018 Cuma

Bâkî (1526 - 1600)

  • 16.yüzyıl divan şairi.
  • İstanbul’da doğdu, asıl adı Mahmut Abdülbakî’dir. 
  • Şöhreti ve etkisi asırlarca devam eden Baki, sultan-ı şuara (şairler sultanı) olarak anılmıştır.
  • Babası Fatih Camii müezzinlerinden Mehmet Efendi'dir.
  • Fakir bir ailenin çocuğu olan Baki gençliğinin ilk yıllarında camilerde kandillerin yakılması ve bakımı hizmetinde bulundu.
  • Zamanın ünlü bilginlerinden ders gören Baki medreseye devam ederken bir yandan da şiirler yazdı.
  • 38 yaşında müderris oldu, daha sonra sırasıyla kadılıklarda, Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerinde bulundu. Çok istediği hatta birçok kez eşiğine kadar geldiği şeyhülislamlık makamına ise erişemedi.
  • Baki'nin yetişmesinde devrinde üstat olarak kabul edilen Zati'nin (ö.1546) etkisi büyüktür. Zati'nin Beyazıt Camii avlusundaki remilci dükkanına devrin genç şairleri gibi sık sık giden Baki, gazellerini onun eleştirisine sunmuştur. 
  • Baki, dünya nimetlerinin zevkini çıkarmasını bilen bir şairdir. 
Sanat Anlayışı
  • Nazım tekniği bakımından kusursuz mısralar söylemiş bir gazel ustasıdır.
  • Şiirlerinde ilham ve coşkunluktan çok ustalık vardır.
  • Şiirlerinde aruz kusuru yok denecek kadar azdır.
  • Baki bir rinttir (rint; hayattan zevk almasını bilen, sofu olmayan).
  • Şiirlerinde din dışı konuları işlemiş, tasavvuftan etkilenmemiştir.
  • Dönemine göre sade bir İstanbul Türkçesi ile yazmıştır. 
  • Kanuni’nin ölümü üzerine yazdığı Kanuni Mersiyesi önemlidir. Bu mersiye şairin Divan’ında yer almaktadır.
  • Baki mesnevi yazmamıştır.
  • Şiirlerinde sözü güzel, etkili ve ahenkli söylemeye önem vermiştir. Bunun için türlü ahenk ve ritim uygulamalarından faydalanmaya çalışmıştır.
  • Söz ve ses tekrarları şiirlerinde önemli yer tutar. 
  • Bâkî’de hoşa gitmeyen bir kelime, çirkin bir ses bulmak mümkün değildir. Bu mükemmellik bir yandan da kullandığı dili iyi bilmesinin sonucudur. 
  • Arapçadan yaptığı tercümeleri saymazsak tek eseri şiirlerinin toplandığı Divan'ıdır.
Eserleri
Divan: Baki divanını ilk defa Kanuni Sultan Süleyman'ın isteğiyle onun sağlığında tertip etmiştir.
Fezailü'l-cihâd (tercüme): Cihadın faziletlerinden hareketle Müslümanları cihada teşvik eden bu eseri Sokullu Mehmet Paşa'nın emriyle Arapçadan Türkçeye çevirmiştir.
Fezail-i Mekke (tercüme): Mekke kadılığı esnasında yine Sokullu Mehmet Paşa'nın emriyle yaptığı çeviri. 
Mealimü'l Yakîn Fi Sîret-i Seyyidi'l Mürselîn (tercüme): Arap âlimi Kastallani'ye ait siyer kitabının tercümesidir. İslâm ülkelerinde rağbet gören eseri Bakî tercüme ederken başka eserlerden de yararlanmıştır. 
Baki'den beyitler:
Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
(Sesini bu aleme Davut gibi sal çünkü bu gök kubbede Baki (kalan) ancak hoş bir seda imiş. ) (kendi adını kullanarak tevriye (iki anlamlılık) sanatı yapmış, baki'nin sözlük anlamı geriye kalan, sonsuz olandır.)
Kadrini sengi musallada bilüp ey Baki
Durup el bağlayalar karşında yaran saf saf
(Ey Baki, senin kıymetini musalla taşında anlayıp karşında el bağlayacaklar) (Uzun bir süre şeyhülislam olmayı bekleyen Baki, uğradığı hayal kırıklığını bu beyitle dile getirir.)
Güzeller mihribân olmaz dimek yanlışdur ey Bâkî
Olur vallâhi billâhi hemân yalvarı görsünler
(Ey Baki! Güzeller acımaz, şefkat göstermez demek yanlıştır, vallahi billahi gösterirler hele biraz yalvarı görsünler. Baki, "yalvarı" sözcüğünü şiirde tevriyeli kullanmıştır. Yalvarı: yalvarma eylemi, İran'da kullanılan eski bir para)
Gazel Örneği
Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan
Düşdi çemende berg-i dıraht itibârdan

Eşcâr-ı bâg hırka-i tecrîde girdiler
Bâd-ı hazân çemende el aldı çenârdan

Her yañadan ayagına altun akup gelür
Eşcâr-ı bâg himmet umar cüy-bârdan

Sahn-ı çemende turma salınsun sabâ ile
Âzâdedür nihâl bu gün berg ü bârdan

Bâkî çemende hayli perişan imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rüzgârdan
İlgili Sayfalar
Kanuni Mersiyesi Türkçe Açıklamalı Tam Metin
Gazel Örneği 1
Gazel Örneği 2 
16.yy Divan Şairleri Özet
Yararlanılan Kaynaklar
  • TDV İslam Ansiklopedisi, Baki Maddesi, Mehmet Çavuşoğlu
  • Kanuni Sultan Süleyman Han İçin Yazılan İki Mersiyenin Karşılaştırılması, Uğur Gürsu
  • Baki'nin Bir Gazelinde Ses-Anlam İlişkisi, Hasan Kaplan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.