24 Temmuz 2019 Çarşamba

Bağlaç

  • Eş görevli ya da anlamca ilgili sözcükleri, söz öbeklerini ve cümleleri bağlamaya yarayan, bunlar arasında anlam ve bazen biçim bakımından bağ kuran sözcüklere bağlaç denir.
  • Türkçedeki önemli bağlaçlar şöyledir: ve, veya, yahut, ya da, ile, de, ki, ama, ancak, yalnız, fakat, lâkin, çünkü, zira, ise, ne...ne, ya...ya, hem..hem, ister...ister
Göster hükmettiğini mesafeye ve zamana
Ne ışıkta gezeyim ne göze görüneyim
Bilmem ki nasıl anlatsam
Nasıl, nasıl size derdimi
Koştum ama yetişemedim
Özellikleri
  • Bağlaçların temel görevi sözcükleri ve cümleleri bağlamaktır:
Gece ile gündüz arasında sıcaklık farkı yok. (sözcükleri bağlamış)
Çok hastaydı ama işe gitti. (cümleleri bağlamış)
  • Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına belirgin bir anlam taşımazlar.
  • Bağlaçların yerine -kimi zaman- noktalama işareti kullanılabilir:
Yakamı bırak da gideyim. Yakamı bırak, gideyim.
  • Bağlaçlar cümleden çıkarılınca genelde anlam bozulmaz sadece daralır:
Sen bizim oraları bahar gelsin de gör!
  • Bağlaçlar, sözcükler ya da cümleler arasında var olan anlam bütünlüğünü, sürekliliğini 
    sağlama görevi üstlenir. Bu bakımdan taşıdıkları anlam bu ilgi içinde düşünülmelidir:


    Palamut para ediyor fakat pazara ulaştırmak zor.
             I.cümle                               II.cümle


    Bu iki cümle arasında anlam karşıtlığı var. Bu cümleleri bağlaç olmadan düşündüğümüzde anlam bütünlüğü ortadan kalkmaktadır.
İle
  • Çoğunlukla isim türündeki sözcükleri ve söz öbeklerini bağlar.
  • "İle" bağlacı, cümleleri bağlamaz.
Nisan ile mayıs kirası yatmamış.
Uyarılar
  • "İle" sözcüğü hem bitişik hem ayrı yazılabilir. Ünsüzle biten sözcüklere eklendiğinde "i" sesi düşer. Ünlüyle biten sözcüklere eklendiğinde "i" sesi "y"ye dönüşür:
Karşımda annemle babamı görünce şaşırdım.
Bana iğneyle ipliği getirir misin?
  • "İle" sözcükler arasında anlam ilgisi kurduğunda edattır. Bunu daha kolay belirleyebilmek için "ile" yerine "ve" bağlacı getiririz. "İle" yerine "ve" kullanılabilirse bağlaç; kullanılmıyorsa edattır:
Senle ben nelere direndik. (bağlaç)
Çocuğun eğitimi ile kim ilgileniyor? (edat)
Gözlerinle bak, kalbinle gör. (edat)
Ve 
  • Görevdeş sözcükleri ve sıralı cümleleri bağlar:
Radyo ve televizyon eskisi kadar etkili değil hayatımızda.
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye Abla!
Sen gittin ve üzerime yağmurlar yağdı. 
Veya / Ya da / Yahut
  • Görevdeş sözcükleri ve sıralı cümleleri bağlar.
  • Aynı değerde olan iki seçenek arasında kullanılır:
Sınav sözlü veya yazılı olabilir.
Dilekçeler mavi ya da siyah mürekkepli kalem ile yazılır.
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül. 
Ama
  • Bir düşünceyi, isteği "kabul etmeme" anlamıyla cümleleri bağlar: 
Yarın geleceğim diyorsun ama ben evde değilim.
  • Koşul anlamlı cümleleri bağlar:
Sizinle gelirim ama ben erken dönerim.
  • Neden-sonuç ilişkisi olan cümleleri bağlar: 
Ben bu işe karıştım ama pişman oldum.
Ancak
  • Fakat, ama anlamıyla cümleleri bağladığında bağlaç olur:
Dediğini yaparım ancak beni dinleyeceksin.
Uyarılar 
  • Edat olduğunda cümleye "sadece, bir tek" anlamı katar:
Aradığını ancak bu kitapta bulabilirsin.
  • Sınırlama zarfı olarak da kullanılabilir:
Oraya ancak yarın varabiliriz.
Fakat
  • "Ama, lakin, yalnız, ancak" bağlaçları gibi genellikle aralarında zıtlık bulunan iki ayrı ifadeyi birbirine bağlamak için kullanılır.
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Türkçede satır sonunda sözcükler bölünebilir fakat heceler bölünemez.
Yalnız
  • Anlamca birbiriyle ilgili cümleleri bağlar.
  • Başına geldiği cümle önceki cümlenin açıklaması durumundadır.
  • Yerine "fakat" ve "ama" getirilebiliyorsa bağlaçtır:
Birlikte çalışalım yalnız bazı konularda anlaşmalıyız.
Uyarılar
  • "Yalnız" sözcüğü bağlaç dışında isimsıfatzarf ve edat olarak da kullanılabilir. 
Biz bu dünyada hep yalnızız. (ad)
Bir ömür boyu yalnız yaşadı. (belirteç)
Yalnız taş duvar olmaz. (sıfat)
  • Edat olarak kullanıldığı zaman cümleye "sadece" anlamı katar:
Beni bu dertten yalnız sen kurtarabilirsin. (edat)
Çünkü / Zirâ
  • Başına geldiği cümleyi kendinden önceki cümleye bağlar.
  • Başında bağlaç bulunan cümle genellikle öteki cümlenin nedenini açıklar:
Makale nesneldir çünkü ele aldığı konu bilimseldir. 
Bir parça başladım inanmaya
Zira yeterince katlandım insanlara
De
  • Eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini ya da cümleleri değişik anlam özellikleri katarak birbirine bağlar. 
  • Kimi kullanımlarda bağlama görevinden uzaklaşır.
  • Kendinden önceki sözcüğün son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyarak "da" ya da "de" olur.
  • Bağlaç olan "de" ayrı yazılır.
  • Ayrı yazılan da,de hiçbir zaman ta,te biçiminde yazılmaz.
Bekledim de gelmedin
Sevdiğimi bilmedin
Şimdi bir ben varım bir de annem var
Zaten dünyada ondan başka nem var
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
  • Bağlaç olan da, de zaten ayrı yazıldığı için kendisinden önce gelen sözcükten kesme ile ayırmak yanlıştır.
Bu işi Ali'de yapabilir. (yanlış)
Bu işi Ali de yapabilir. (doğru)
Ki
  • Birbiriyle ilgili cümleleri ve cümle değerli sözleri bağlar.
  • Bağlaç olan "ki" ayrı yazılır.
  • Genelde eylemlerden sonra gelir:
Öyle hızlı konuştun ki kimse bir şey anlamadı.
Dediler ki ıssız kalan türbende
Vahşi güller açmış, görmeye geldim
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Arıyorum yıllar var ki ben onu
Âşıkıyım beni çağıran sesin
  • Anlatıma canlılık katmak için cümle sonunda da kullanılır:
Gözüme uyku girmez ki!
  • Özneden sonra ya da isim soylu sözcüklerden sonra kullanıldığı olur:
Cânân ki gündüzleri gelmez
Akşam görünür havz üzerinde
Yağmur ki Allah'a bağlanan umut
Ellerini göğe kaldır açık tut
  • "Ki" bağlacı birkaç örnekte kalıplaşmış olduğu için bitişik yazılır: belki, çünkü, halbuki, illaki, mademki, meğerki, oysaki, sanki. Bu örneklerden sadece "çünkü" düzlük yuvarlık uyumuna uymuştur.
İse
Babam tiyatrocu olmamı istemiyor, annem ise kararıma saygı duyuyordu.
  • “İse” ek-fiil olarak da kullanılabilir. 
  • Ek-fiil olan “ise”, cümleye koşul-şart anlamı katar. 
  • Ek-fiil olan "ise" isim soylu bir sözcüğe gelebildiği gibi basit çekimli eylemi şart birleşik zaman çekimine de sokar.
  • Ek-fiilin olumsuzu yapılabilirken bağlaç olan “ise”nin olumsuzu yapılamaz.
  • Bağlaç olan "ise" cümleye şart anlamı katmaz.
O sessizce etrafı seyrediyor bense hiç durmadan konuşuyordum. (bağlaç)
Hastaysa okula gelmesin. (ek-fiil olarak isme gelmiş)
Hasta değilse okula gelsin. (olumsuzu)
Evden erken çıkarsa yetişir. (ek-fiil olarak birleşik zaman yapmış)
Evden erken çıkmazsa yetişemez. (olumsuzu)
Ne...ne
  • Karşılaştırılan kavramların her ikisinin de olumsuzluğunu bildirmek için kullanılır. Olumlu yüklemlerin arasına gelerek onları olumsuzlaştırır.
Ne kızı verir ne dünürü küstürür
Ne doğan güne hükmüm geçer
Ne halden anlayan bulunur
Ya...ya (ya da...)
  • Karşılaştırılan kavram ya da durumlardan birinin seçilmesini ifade etmek için kullanılır:
Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin
Ya beni yürekten sev ya da
Bana yalan aşkından söz etme
Ya olduğun gibi görün
Ya göründüğün gibi ol
Hem...hem / İster...ister / Gerek...gerek
  • Kavram veya durumlar arasında seçme yapılmadan bunların birlikte var olduğunu ya da yapıldığını anlatmak için kullanılır:
Hem okurum hem çalışırım.
İster inan ister inanma.
Gerek nesirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır.
Uyarı: Tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz:
Hem çaldı hem söyledi.
Ya beni de götür ya sen de gitme.
Siz ister inanın ister inanmayın, bir gün bile durmam.
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun.
İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.