Erzurumlu Emrah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erzurumlu Emrah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Dedi Hep Çektiğim Dil Yarasıdır

Dedim dilber didelerin ıslanmış
Dedi çok ağladım sel yarasıdır
Dedim dilber yanakların dişlenmiş
Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır

Seherde Uğradım Ben Bir Güzele

Seherde uğradım ben bir güzele
Dedim sarhoş musun söyledi yoh yoh
Ak elleri boğum boğum kınalı
Dedim bayram mıdır söyledi yoh yoh

Dedim ala nedir dedi gözümdür
Dedim şeker nedir dedi sözümdür
Dedim alma nedir dedi yüzümdür
Dedim öpeyim mi söyledi yoh yoh

Dedim inci nedir dedi dişimdir
Dedim kalem nedir dedi kaşımdır
Dedim on beş nedir dedi yaşımdır
Dedim daha var mi söyledi yoh yoh

Dedim ölüm nedir dedi aynımda
Dedim zulüm nedir dedi boynumda
Dedim turunç nedir dedi koynumda
Dedim ver ağzıma söyledi yoh yoh

Dedim sırma nedir dedi telimdir
Dedim ince nedir dedi belimdir
Dedim Emrah nedir dedi kulumdur
Dedim satar mısın söyledi yoh yoh

Erzurumlu Emrah

Not: “Dedim-dedi” âşık edebiyatında görülen türlerden biridir. Türün özelliği şiirlerin, âşıkların (dedim-dedi ifadesine bağlı) karşılıklı söyleşmesi şeklinde kurgulanmasıdır.

İlgili Sayfa

Emrah’ı Ağlattın Sen Dahi Gülme

Sevdiğim Allah’tan budur niyazım
Pervaneler gibi nâre düşesin
Dilerim derdine derman olmasın
Şeyda bülbül gibi zâre düşesin

İki yakan bir araya gelmesin
Seni gören hiç merhamet kılmasın
Daim ağlamaktan yüzün gülmesin
Garip Mansur gibi dâre düşesin

İki gözün birden olsun da alil
Ellerin koynunda gez melul melul
Genç yaşın içinde hem zelil sefil
Sonra bir de sitemkâra düşesin

Emrah’ı ağlattın sen dahi gülme
Şu fânide bir gün ber-murat olma
Öldüğün vakitte hiç iman bulma
Yılanı çok bir mezara düşesin

Erzurumlu Emrah

Sözcükler

niyaz: dilek, dua, yakarma
nâr: ateş
şeyda: tutkun, divane, mecnun
zâr: zayıf, dermansız, perişan
Mansur (öl.922): Hallac-ı Mansur olarak bilinen ünlü mutasavvıf.
dâr: dar ağacı
alil: kör, hasta, sakat
melul: usanmış, mahzun
zelil: alçak, düşük
sitemkâr: zalim (Farsça)
ber-murat: muradına eren, arzusuna kavuşan

İlgili Sayfalar

👉 Halk Şiiri Örnek Metinler

👉 Pervane ile Mum

Yararlanılan Kaynak

Erzurumlu Emrah'ın Hayatı ve Eserleri, İshak Akdemir

Erzurumlu Emrah (19.yy)

  • 19.yüzyıl saz şairi.
  • Erzurum'un Ilıca ilçesine bağlı Tanbura köyünde doğdu. 
  • Doğum ve ölüm tarihleri tartışmalıdır. Genel olarak 18.yüzyılın son çeyreğinde doğduğu kabul edilen şairin ölüm tarihi kesin olmasa da 1860 olarak kabul edilmektedir.
  • İlk gençlik yıllarında köyünden ayrılarak Erzurum'a giden şair medrese eğitimi almıştır. 
  • Erzurum'dan ayrılarak Trabzon, Kastamonu, Sivas, Tokat, Çankırı, Niğde gibi çeşitli yöreleri gezmiştir. 
Sanat Anlayışı
  • Birçok çırak yetiştirmiş ve adıyla anılan âşık kolunun kurucusu olmuştur. 
  • Hem tasavvuf hem de divan edebiyatına ilgi duymuştur.
  • Aruzla yazdığı şiirlerindeki şekil ve dil kusurlarının çokluğu onun divan şairi kabul edilmesine engeldir. 
  • Divan şiiri etkisiyle yazdığı şiirlerinde dili ağırdır:
Sevgilim hayal-i vuslatın beni
Diyar-ı gurbette hayran gezdirir
Haşre dek cemal-i firkatin beni
Neş'e-yi vaslımla giryan gezdirir
  • Ona asıl şöhretini kazandıran hece vezniyle yazdığı şiirlerdir.
  • Şiirlerindeki temel konular aşk, gurbet, ayrılıktır. 
Gönül gurbet ele varma
Ya gelinir ya gelinmez
Her dilbere gönül verme
Ya sevilir ya sevilmez
  • Şiirlerinde tasavvufi düşüncelere de yer vermiştir. 
  • Dönemin diğer halk şairlerinde görüldüğü gibi bazı sosyal problemlere de değinmiştir. 
  • Konu bakımından geniş bir yelpaze sahip olsa da her şeyden önce bir aşk şairidir:
Bad-ı saba selam söyle o yâre
Mübarek hatırı hoş mudur nedir
Nideyim yitirdim bulamam çare
Mestane gözler de yaş mıdır nedir

O nazlı canana uğrasa yollar
Bize mesken oldu kahveler hanlar
Yârin meclisinde oturan canlar
Hesap etsin aylar yıllar beş midir nedir

Emrah eder gam bülbülüm kafeste
Benim arzuhâlim bildirin dosta
Kendim gurbet elde gönlüm sılada
Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir
    İlgili Sayfa
Kaynaklar
  • TDV İslam Ansiklopedisi
  • Erzurumlu Emrah'ın Şiirlerinde Aşk ve Gurbet, Lütfi Sezen