Fuzuli (1483? - 1556)

Fuzuli
  • 16.yüzyıl divan şairi.
  • Asıl adı Mehmet'tir.
  • Kerbelâ'da doğan şairin tüm ömrü İslam aleminin önemli kültür ve medeniyet merkezleri olan Bağdat ve Kerbela'da geçmiştir.
"Benim makamım Kerbela toprağı olduğu için şiirlerim nereye giderlerse onları hürmetle karşılamak lazımdır. Benim şiirlerim altın değil, gümüş değil, inci değil, lal değil, topraktır fakat Kerbela toprağıdır. " (Farsça Divan Mukaddimesi'nden)
  • Azeri Türkçesi ile şiirler yazan Fuzuli, Türk edebiyatının en büyük lirik şairi sayılır. 
  • Türkçe dışında Arapça ve Farsçaya da hakim olan Fuzuli, şiirlerini bu üç dilde yazmıştır.
  • Şah İsmail 1508'de Bağdat'ı ele geçirdiği zaman Fuzuli, adını duyurmaya başlayan genç bir şairdir. 1534 yılında Kanuni'nin Bağdat'ı fethetmesi üzerine padişaha beş kaside takdim eden şaire Bağdat vakfından bir maaş bağlanır. Ancak Fuzuli, bütün ömrü boyunca ne Safevilerden ne de Osmanlı'dan hak ettiği derecede hürmet ve destek göremez.
  • Fuzuli, Şii mezhebine bağlıdır. Mezhep savaşlarının ve karmaşanın hâkim olduğu bir coğrafyada yaşayan şairin söylediği şiirler ruh dünyasında yaşadığı acıların bir yansıması gibidir.
  • Fuzuli, 1556'da Bağdat ve çevresini kasıp kavuran büyük veba salgını sırasında vefat etmiştir. En sağlam rivayetlere göre ölüm yeri Kerbela'dır.
Mahlas Seçimi
  • Şairin mahlası olan "Fuzûlî" kelimesi "fazla, beyhude, lüzumsuz" gibi anlamlara gelmektedir. Bununla beraber şairin mahlas olarak seçtiği sözcüğün ilim, marifet anlamındaki "fazl" sözcüğünün çoğulu olan "fuzûl" sözüyle yakınlığı da açıktır. Şair bu mahlası niçin seçtiğini Farsça Divanı'­nın ön sözünde şu şekilde açıklamaktadır: 
"Şiire başlarken günlerce bir mahlas almak yolunda düşündüm. Seçtiğim mahlasa bir müddet sonra bir ortak çıktığı için bir başka mahlas alıyordum. Nihayet benden önce gelen şairlerin ibareleri değil mahlasları kapıştıklarını anladım. Karışıklığı ortadan kaldırmak üzere Fuzuli mahlasını seçtim. Bu adı kimsenin sevmeyeceğini ve bu sebeple almayacağını tahmin ettiğim için adaşlık endişesinden kurtuldum. Ayrıca ben, Allah'ın inayetiyle bütün ilim ve fenleri nefsinde toplamış bir insan olarak geçiniyordum. Mahlasım bu amacı da içine alır." 
Sanat Anlayışı
  • Dönemine göre sade sayılabilecek bir dil bir dil kullanan Fuzuli’nin birçok beyti bugün bile kolayca anlaşılabilecek yalınlıktadır. 
  • Tasavvuftan etkilendiği açıktır ancak onu mutasavvıf şair olarak tanımlamak mümkün değildir.
  • Şair her şeyin üzerinde gördüğü aşkı hem ilahi hem de beşeri boyutuyla ele almıştır. 
  • Hz. Ali ve Hz. Hüseyin'in şehit edildiği yerlerde doğup büyüyen Fuzuli, bu coğrafyada yaşanan ızdırapları derinden hissetmiştir:
"Gönlünde bir derdi bulunmayan, ciğeri yaralı olmayan insanın şiirinde tat vardır zannetme. Zevk ve sefa, huzur ve rahat şiire zevk vermez; asıl ızdırabın doğurduğu şiir müessir (etkili) olur."
  • Aşk acısı çekmekten hoşnuttur ki bu derdine derman da istemez. Kendisi için en büyük tehlike onu aşk ızdırabından uzaklaştırmak isteyen dermandır:
Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip 
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır (gazeli oku!)
  • Bu anlayışın dile geldiği diğer bir örnek Leyla ile Mecnun mesnevisinde Kabe'nin toprağına yüzünü süren Mecnun'un dilinden söylediği şu beyittir:
Yâ Rab belâyı aşk ile kıl aşina beni 
Bir dem belayı aşktan etme cüda beni
Günümüz Türkçesi: Ya Rab aşk belasıyla beni içli dışlı et / Bir an bile beni aşk belasından uzak tutma.
  • Birçok konuda tevazu gösteren şair, söz konusu aşk olunca kendisini geçebilecek bir gönül görmeye razı değildir:
Mende Mecnun'dan füzun âşıklık istidadı var 
Âşık-ı sâdık menem Mecnun'un ancak adı var
Günümüz Türkçesi: Bende Mecnun'dan fazla âşıklık yeteneği var / aşka sadık olan benim Mecnun'un ancak adı var.
  • İlimden beslenmeyen şiiri temelsiz duvara benzeten şairin şiirlerinde dini-tasavvufi birikimi kadar tıp, kimya, matematik gibi bilimlerdeki birikimi de dikkat çeker.
  • Bilime bu kadar büyük önem veren şair nice tecrübeden sonra aşkı yine de her şeyin üzerinde görür:
Aşk imiş her ne var alemde
İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak 
Günümüz Türkçesi: Dünyada her şey yalnızca aşktan ibaret imiş / Bilim ise kuru dedikodudan ibaret imiş.
Eserleri:
Divanları: TürkçeArapça ve Farsça olmak üzere 3 ayrı divanı vardır. Türkçe Divanı'nda yer alan ve bir naat örneği olan “Su Kasidesi" çok sevilmiştir. Su kasidesinden bir beyit: 
Dest-bûsi ârzûsıyla ger ölsem dostlar 
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâre su.   
Günümüz Türkçesi: Ey dostlar! Eğer onun elini öpmek arzusuyla ölürsem, toprağımdan testi yapıp onunla yâre su sunun.
Leyla ile MecnunAsırlarca birçok şair tarafından kaleme alınan Leyla ile Mecnun mesnevilerinin en ünlüsü ona aittir.
Beng ü Bade: Türkçe mesnevi. Esrar ve şarap anlamını gelen bu eser 444 beyitlik küçük bir mesnevidir. Esrar ile şarap arasındaki savaşı hikaye eden eser kimi araştırmacılara göre alegorik özellik göstermektedir. Esrar II. Bayezid'i, şarap ise Şah İsmail'i temsil etmektir. Fuzuli, eseri Bağdat'ı ele geçiren Şah İsmail'e sunmuştur.
Rind ve Zâhid: Farsça mesnevi. Eserde Rind, şairin gönlünden geçenlere Zâhid ise düşüncesine tercüman olmaktadır.
Heft Câm: Yedi Kadeh anlamına gelen Farsça mesnevi. Tasavvufî özellik gösteren eser Sakiname olarak da bilinmektedir. 
Hadikatü's Süeda: Hz. Peygamber'in torunu Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilmesini anlatan eser yer yer manzum parçalarla süslenmiş mensur bir eserdir.
Şikayetname: Süslü nesir örneği mektup. 1534'te Kanuni Bağdat'ı fethedince Padişaha kasideler sunan Fuzuli'ye maaş bağlanır. Vakıftan 9 akçelik maaşını alamayan şair, Nişancı Celalzâde Mustafa Çelebi'ye bürokrasiyi, rüşveti, sosyal aksaklıkları konu edinen bir mektup yazar. Bu ünlü mektup şu cümleler ile başlar:
"Selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar. Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler."
Şiirlerinden Örnekler 
Gazel Örneği 1 
Gazel Örneği 2 
Gazel Örneği 3 
Gazel Örneği 4
Gazel Örneği 5

Su Kasidesi (Günümüz Türkçesi)
Beng ü Bade

İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar:
  • Fuzuli, Hayatı ve Şahsiyeti - Abdülkadir Karahan
  • Resimli Türk Edebiyatı Tarihi - Nihat Sami Banarlı
  • TDV İslam Ansiklopedisi, Fuzuli Maddesi
  • Fuzuli'nin Poetikası - Muhammet Nur Doğan

1 yorum:

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.