30 Mart 2018 Cuma

Zemzeme - Demdeme

Bir Eski - Yeni Kavgası
Tanzimat edebiyatının en çok tartışılan sanatçılarından biridir, Muallim Naci. Onun edebiyat çevrelerince ilk tanınması -Sakız adasında iken- Tercüman-ı Hakikat gazetesine gönderdiği şiirler ile olur. İlk şiir kitabı Âteşpare'de Batılı tarzda şiirlere de yer veren Naci, eski şiirle bağların tamamen koparılmasına karşıdır.
Muallim Naci, sonradan kayınpederi olan Ahmet Mithat Efendi'nin isteği üzerine Tercüman-ı Hakikat'in edebiyat sayfasını yönetmeye başlar (1883 - 1885). Olaylar da Naci'nin eski tarzda yazdığı gazellerini Tercüman-ı Hakikat'te sık sık yayımlamasıyla başlar. Bu gazellere daha çok genç şairlerin yüzlerce nazire ve tahmis yazması kısa sürede gazeteyi eski edebiyat taraftarlarının merkezi haline getirir. Bu durum zaten var olan eski - yeni çatışmasını daha da alevlendirir. Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan Naci'yi divan edebiyatını canlandırmakla suçlar. Ekrem bu arada Naci'nin Tercüman-ı Hakikat'te Zemzeme II adlı şiir kitabına bilerek yer vermediğini de düşünmektedir.
Bu eleştiriler, Tercüman-ı Hakikat'in sahibi Ahmet Mithat'ı da rahatsız eder. Tepkilerin artarak devam etmesi üzerine Ahmed Mithat, gazetede Mülâhazat-ı Gayr-i Edibâne başlıklı bir yazı yazar. Yazısında eski tarz şiirleri eleştirerek bunlara yapılan tahmislerin de yersizliği üzerinde durur. Ona göre bu tür şiirlerde mazmunlar çıkarıldığı takdirde geriye anlam ifade eden bir fikir yoktur. Özellikle “Bizde şairlik sarhoşluk demektir, elinden kadehi alırsanız lâl (dilsiz) olur. Ensesinden vura vura kovunuz.” cümleleri Naci'nin kayınpederi tarafından gazeteden uzaklaştırılacağının habercisidir.
Ahmet Mithat, Muallim Naci'yi Tercüman-ı Hakikat'ten uzaklaştırdıktan sonra, "Gazel, nazire, gulâm, çâr-ebrû, bâde, sakî bunların hepsini Muallim Naci ile beraber matbaadan dışarı attım; evvel zaman şiirlerine kapılarımız artık kapandı" diyecektir.
Recaizade Ekrem ise Zemzeme III mukaddimesinde Naci'nin şiirlerini gerçeklikten uzak bulup şöhretini de balona benzetir. Ekrem, Takdir-i Elhan'da -Menemenlizâde Mehmet Tahir'in Elhan adlı şiir kitabını değerlendirip estetikle ilgili fikirlerini açıkladığı eser- Naci'ye yönelik eleştirilerine devam ederek hakarete varan ifadelere yer verir.
Naci ise Saadet gazetesinde Ekrem'in eleştirilerine Demdeme başlığı ile cevap verir. Ekrem'in “münasebetsiz, adi, letafetsiz, laubali, fesahat ve belagatçe eksik” bulduğu gazelini Ekrem'in şiirleriyle karşılaştırır. Onun gençlik şiirlerinden örnekler verir ve onları “iğrenç, soğuk ve saçma” bulur. Naci'nin, Ekrem‟in Zemzeme l adlı eseri için “Yine birinci gıdgıdak'da (Afv buyrulsun. Sehv ettim. Gıdgıdak değil, Zemzeme diyecek idim)" sözleri belki de bardağı taşıran son damla olur. Ekrem tüm bunlara kalemiyle yanıt vermek yerine hükumete başvurur. Şuray-ı devlet azası da olan Ekrem'in başvurusu ile Demdeme'nin yayımı hükumet tarafından durdurulur. Böylece Ekrem ile Naci arasındaki polemik de son bulur. Sonuç olarak Recaizâde Mahmut Ekrem’le giriştiği kalem kavgası Muallim Naci'yi -ister istemez- divan şiiri taraftarlarının lideri konumuna getirir.
Muallim Naci'nin henüz 43 yaşında iken vefat etmesi Ahmet Mithat'ı derinden etkileyecektir. Yazarın Naci'nin ölümünden sonra Ahmet Rasim'e söylediği şu sözler kayda değerdir: “Rasim, ne kaybettik biliyor musun? Hazine desem yanında tamtakır kalır. Dün bugün kendimde değilim”
Yararlanılan Kaynaklar 
Muallim Naci: Eski mi, Yeni mi? Hiclâl Demir
Muallim Naci İle Recaizâde Ekrem Arasındaki Münakaşalar ve Bu Münakaşaların Sebep Olduğu Edebi Hâdiseler, Fevziye Abdullah

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.