12 Mart 2022 Cumartesi

TYT Türkçe Tarama Testi 4 Çözümlü

Atasözleri genel olarak mecaz anlamlıdır ancak mecaz anlam içermeyen atasözlerimiz de vardır. 
1. Aşağıdaki atasözlerinin hangisi bu duruma örnek olamaz 
A) Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.
B) Bugünkü işini yarına bırakma.
C) İki çıplak bir hamama yakışır.
D) Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
E) Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.

Çözüm

Her ne kadar "mecaz anlam" atasözleri için belirleyici bir özellik olarak görülse de mecaz anlam içermeyen atasözlerimiz de vardır. A, B, D ve E şıklarındaki atasözleri mecaz anlam içermez. Ancak "İki çıplak bir hamama yakışır." atasözü mecaz anlamdır. Bu sözle asıl kastedilen evlenecek bir çiftin ikisinin de yoksul olması (çıplak) durumunda evliliğin sıkıntılı geçeceğini, mutlu olmalarının ve geçinebilmelerinin zor olduğu ifade edilmektedir.
Cevap C

Tanzimat yazarlarına göre; ailenin oluşumunda ayıp ve günah kavramları ile yoğun bir baskı altında tutulan gençler, baba veya annenin (I) güdümünde (idaresinde) silik birer (II) şahsiyet (kişilik) olmaktan öteye gidemezler. Kendi problemlerini anlatmak ve tartışmak bir yana, bunları (III) ima etmekten (ifade etmekten) bile korkan çocuklar, aile içinde pasif bir rol üstlenmişlerdir. Dolayısıyla gençler arasında meydana gelen duygusal ilişkilerin büyük bir kısmı (IV) trajik (acıklı) şekilde son bulur. Halbuki ailenin dolayısıyla toplumun, sağlıklı oluşabilmesinin ilk şartı gençlerin (V) ebeveynlerinin (anne ve babalarının) zoruyla ve baskısıyla değil sevdikleriyle evlenmeleridir.
2. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez ( ) içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

İma etmek; dolaylı / üstü kapalı anlatmak demektir.
Cevap C

Ahlak, toplum yaşamı içerisinde hazır bulunan norm ve kuralların bütünü olarak toplum yaşamındaki düzeni sağlamak amacıyla benimsenen ilkeler olmuştur. Bu açıdan bakıldığında yerel, tarihsel ve olgusal bir şeydir. Etik ise yerel ahlaktan beslenerek, hazır bulduğu normlarla yetinmeyerek bu normları tartışarak sorgulayan evrensel bir duruştur.
3. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi 
söylenemez?
A) Açıklama yapılmıştır.
B) Karşılaştırma yapılmıştır.
C) Örneklemeden yararlanılmıştır.
D) Çıkarımda bulunulmuştur.
E) Tanımlama yapılmıştır.

Çözüm

Açıklama yöntemi, herhangi bir konuda bilgi vermek ya da bir şey öğretmek amacıyla kullanılır. Parçanın tamamı bir açıklama paragrafıdır. Burada konu tanımlarla ve karşılaştırma yoluyla açıklanmış.
Parçada "ahlak" ve "etik" kavramları karşılaştırılmış.
Her iki kavramın da parçada tanımları verilmiştir.
Parçanın ikinci cümlesinde birinci cümledeki tanımdan yola çıkılarak bir çıkarımda bulunulmuştur.
Parçada örneklemeye yer verilmemiştir.
Cevap C

Trafik problemi; ekonomik gelişmişlik, ahlaki değerler, insani tutum ve davranışlarla açıklanabilir bir konudur. Bu problem, her koşulda daha çok teknoloji kullanılarak çözümlenebilir.
4. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Sıfat-fiil
B) Etken eylem
C) Yeterlik eylemi
D) Fiilden türemiş isim
E) Belirtisiz ad tamlaması

Çözüm

Sıfat-fiil — açıklanabilir (bir konu)
Etken eyleme örnek yok.
Yeterlik eylemi — 
çözümlenebilir
Fiilden türemiş isim — tut (mak) > tut-um
Belirtisiz ad tamlaması — t
rafik problemi
Cevap B

(I) Yağlıboya resimleri yer yer dökülmüş, kocaman bir yağ kutusundan yarı canlı çıkardığı semiz bir (II) Çingene palamudunu alışkın ellerle kesip biçtikten sonra, hayvanın (III) bağırsaklarını filan alesta bekleşen kedilere atıp dilimleri kanlı elleriyle ızgaraya dizince günün (IV) alaca karanlığına kuvvetli, sıcak bir cızırtı (V) yayılıverdi.
5. Numaralanmış sözcüklerden hangisinin yazımı yanlıştır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

"Yağlı boya" ayrı yazılır.
Cevap A

6. Aşağıdakilerin hangisinde noktalı virgül (;) farklı bir görevle kullanılmıştır?
A) Türkiye; Çin, Hindistan ve ABD ile birlikte dünyada en çok sebze üreten ülkeler arasındadır.
B) Kavram olarak Tanzimat; Türk siyasi, idari, iktisadi ve sosyal hayatında topyekûn bir değişmeyi ve yeniden yapılanmayı ifade eder.
C) Yenileşme döneminin Osmanlı aydını; düşünen, eleştiren, yöneticilere sesini duyurabilen kimsedir.
D) Sanayileşme, şehirleşme ve teknolojik gelişmeler; diğer kurumları olduğu gibi aile kurumunu da etkilemiştir.
E) Her gün tıraş oluyor; tertemiz fırçalanmış elbiseler, kendi elimle ütülenmiş gömlekler giyiyordum.

Çözüm

İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir. A, B, C ve D şıklarında noktalı virgül (;) öznelerden sonra kullanılmış. Ancak E'de noktalı virgül (;) iki cümleyi birbirinden ayırmış.
Cevap E

Yaş ilerliyor... Artık geçti bizden;
Kişi ev bark edinmeli vakitken,
Gün gelince biz değil miyiz ölen?
Cenazemiz yerde kalmasın dostlar
7. Bu dörtlükte aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Ünlü düşmesi
B) İkileme
C) Yer-yön zarfı
D) Ünsüz yumuşaması
E) Ek eylem

Çözüm

Ünlü düşmesi — ileri > ilerle
İkileme — ev bark
Yer-yön zarfına örnek yok.
Ünsüz yumuşaması — edinmeli (et-)
Ek eylem — biz değil miyiz (ek eylemin geniş zamanı / olumsuz)
Cevap C

Ne vakitten beridir burada oturmuşuz
Dünden hatta bugünden bile yok haberimiz
Yaşamanın en güzel noktasında durmuşuz
Bir huzur ahengine dalmış gönüllerimiz
8. Bu dörtlükte aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Zaman zarfı
B) Ünsüz yumuşaması
C) Üstünlük zarfı
D) İşaret adılı
E) Belirtisiz ad tamlaması

Çözüm

Zaman zarfına örnek yok. Dizelerde "dünden" ve "bugünden" sözcükleri isim olarak kullanılmış.
Ünsüz yumuşaması — ahenk > ahengi
Üstünlük zarfı — en
İşaret adılı — burada
Belirtisiz ad tamlaması — huzur ahengi
Cevap A

Kimdin sen, karşımızdaki ev
Sarı ampul söner on bire doğru
Eğilirdim, havasız sokak
Camlar kararırdı
Bitmezdi makinede dikişin
Kimdin sen, bitişik komşu
Üç yavrunla kalmışsın
Bir tanıdık söylemişti
9. Bu dizelerde iyelik eki alan kaç sözcük vardır?
A) 2   B) 3   C) 4   D) 5   E) 6

Çözüm

İyelik eki alan sözcükler: karşımızdaki, dikişin, yavrun
Cevap B

(I) Neydi bu? (II) Kulakları mı uğulduyordu? (III) Yoksa dışarının, başkalarının bir çağrısı mıydı? (IV) Yüzünü buruşturdu. (V) Sağdı daha, her şey elindeydi.
10. Numaralanmış yerlerin hangisinde ek eylem yoktur?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

Neydi > Ek eylemin görülen geçmiş zamanı
uğulduyordu > hikaye birleşik zaman
çağrısı mıydı > Ek eylemin görülen geçmiş zamanı
IV. cümlede ek eylem yok, "buruşturmak" eylemi tek kip eki almış.
elindeydi > Ek eylemin görülen geçmiş zamanı
Cevap D

Kimi günler evdeydim
Masada kâğıtlara kapanarak
Ne de çok çocuk
Sesleriyle dolardı sokak
11. Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Belgisiz sıfat
B) Birleşik zamanlı eylem
C) İyelik eki
D) Geçişli eylem
E) Zarf-fiil

Çözüm

Belgisiz sıfat — kimi (günler)
Birleşik zamanlı eylem — dol-ar-dı (geniş zamanın hikayesi)
İyelik eki — çocuk sesler-i
Geçişli eyleme örnek yok.
Zarf-fiil — kapanarak
Cevap D

(I) Asya fillerinin öğrenme kabiliyeti öbür hayvanların çoğunluğundan fazladır. (II) Terbiye edilmiş Asya filleri, hiç durmadan öğrenmeye devam eder. (III) Filler otuzdan fazla emri rahatlıkla öğrenebilir. (IV) Fil, ormandan geçerken binicisine dalların çarpabileceğini daima göz önünde tutar. (V) Yolun üzerindeki küçük dalları hortumuyla çeker, büyük ağaçların alçaktaki ağır dallarının da etrafından dolaşır.
12. Numaralanmış cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yapılmıştır?
A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V.

Çözüm

"Çoğunluğu" sözcüğü cümle için uygun değil.
Doğrusu "çoğundan" olmalıydı.
Cevap A

(I) Çocuk edebiyatında masal, öykü, roman, anı, şiir türünde birçok yapıt var. (II) Peki, çocuk edebiyatında da önemli bir yer tutan şiir nedir? (III) Bu soruya pek çok uzmanlar yanıt aramıştır. (IV) Cahit Sıtkı Tarancı şiir sözcüklerle güzel biçimler kurmak sanatıdır, der. (V) Melih Cevdet Anday ise şiiri tanımlamaya çalışmanın boşuna bir çaba olduğunu düşünür.
13. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu 
vardır?
A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V.

Çözüm

Çokluk bildiren belgisiz sıfatların belirtmiş olduğu adın çoğul olması anlatım bozukluğuna neden olur. Cümle şöyle olmalıydı: Bu soruya pek çok uzman yanıt aramıştır.
Cevap C

(I) Sizdendik (II) yalnız biraz okumuş,
İki kadın, bir erkek, iki çocuk
(III) Uykulu, acele bir karı koca
Bizdik (IV) geçen önünüzden başları (V) eğik
14. Bu dizelerdeki numaralanmış sözcüklerden hangisi yapıca diğerlerinden farklıdır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

I. sözcük ayrılma durum ekinden sonra ek eylem almış. Yapım eki almadığı için yapıca basittir. Diğer sözcüklerin tamamı türemiş sözcüktür.
II. yalnız < yalın-ız (i.i)
III. uykulu < uyu-ku-lu (f.i / i.i)
IV. geçen < geç-en (Bütün eylemsiler türemiş sözcüktür.)
V. eğik < eğ-ik (f.i)
Cevap A

(I) En güçlü ve değerli ödüllerden biri de sevginin kendisidir. (II) Anne sevgisi sevgiye ilişkin yaşantıların ilkidir. (III) Anne, kendisinin bir parçası ve devamı olarak gördüğü bebeğini karşılık beklemeden sever. (IV) Baba sevgisi güven ve benimsenme gereksinimlerine dayandırılabilir. (V) Kardeş sevgisi birlikte olma gereksiniminin bir başka boyutudur.
15. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisinin ögeleri "özne, nesne, zarf tümleci, yüklem" olarak sıralanmıştır?
A) I   B) II   C) III   D) IV   E) V

Çözüm

III. cümle:
sever (yüklem) 
Seven "kim" — Anne (özne)
Anne "neyi" sever — kendisinin bir parçası ve devamı olarak gördüğü bebeğini (nesne)
Anne bebeğini "nasıl" sever — karşılık beklemeden (zarf-tümleci)
Cevap C

16. Aşağıdakilerden hangisi yapıca bağımsız sıralı bir cümledir?
A) Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
B) İnsanları anlatmaya sözcükler yetmez çoğu zaman.
C) Cihanın yurdu hep çiğnense çiğnenmez senin yurdun.
D) Öyle bir bağırdım ki ben bile ürktüm sesimden.
E) Yaşlı kadın buraya kadar geldi, sizi sordu.

Çözüm

Yargı değeri taşıyan en az iki cümlenin oluşturduğu cümle türüdür. Bu tür cümlelerde cümle aralarına virgül ya da noktalı virgül konur. 
A'daki cümlede öge ortaklığı yok bu nedenle bağımsız sıralı bir cümledir.
B — Girişik birleşik cümle
C — Şartlı birleşik cümle
D — Ki'li birleşik cümle
E — Bu cümle de "sıralı" ancak öznesi ortak olduğu için bağımlı sıralı cümledir.
Cevap A

(I) Dil canlı bir varlık olduğu için gelişim ve değişime açıktır. (II) Türkçe de zaman içerisinde hem başka dilleri etkilemiş hem de farklı dillerden etkilenmiştir. (III) Sosyal, siyasi, kültürel, ticari, ekonomik vb. ilişkiler; Türkçenin söz varlığına farklı kökenlere ait kelimelerin girmesine neden olmuştur. (IV) Türkçe, İslamiyet’in kabulüyle Arap ve Fars dillerinin etkisi altına girmiştir. (V) Tanzimat hareketleri, kültür ve edebiyat dünyasında Batı’ya yönelme Fransızca kökenli kelimelerin dile yerleşmesine zemin hazırlamıştır.
17. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) I. cümlede ögeler özne / zarf tümleci / dolayı tümleç / yüklem şekillinde sıralanmıştır.
B) II. cümlede birden fazla yargı vardır.
C) III. cümle yapısına göre girişik birleşik cümledir.
D) IV. cümlede birleşik sıfat kullanılmıştır.
E) V. cümlenin yüklemi anlamca kaynaşmış birleşik eylemdir.

Çözüm

İki ya da daha çok sözcüğün birleşmesinden oluşan sıfatlardır. Bu cümlede birleşik sıfat olmadığı gibi sıfat da yok.
Cevap D


İlgili Sayfalar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretmemiz için yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.