2 Aralık 2020 Çarşamba

Rıza Tevfik Bölükbaşı (1869-1949)

Rıza Tevfik Bölükbaşı
  • Şair, siyasetçi.
  • 1869'da Edirne'de doğdu.
  • Asıl adı Ali Rıza'dır.  
  • Babası Mutasarrıf Mehmet Tevfik Bey'dir. Rıza Tevfik, baba tarafından Arnavut, ana tarafından Çerkez olduğunu şu beytiyle açıklar: "Babam Arnavuttur, anam Çerkes / Bilmeyen varsa öğrensin herkes"
  • Felsefeye olan ilgisi nedeniyle "Feylesof" lakabıyla anıldı.
  • 1899'da Tıbbiye Mektebinden mezun oldu.
  • II. Meşrutiyet'te Edirne mebusu seçildi.
  • 1911'de İttihat ve Terakkinin içindeki muhaliflerin kurduğu Hürriyet ve İtilâf Fırkasına geçti.
  • 1918'de Milli Eğitim Bakanı (Maarif Nâzırı) oldu.
  • Sevr Antlaşması’nı imzalayan heyette yer aldı.
  • Darülfünunda felsefe ve estetik dersleri verdi.
  • Milli Mücadele hareketine karşı olduğu için öğrenciler tarafından protesto edildi. TBMM tarafından vatana ihanet suçlamasıyla yurt dışına sürülen 150 kişi arasında yer aldı. Hicaz, Ürdün ve Lübnan'da yaşadı. 
  • Sürgüne gönderilen 150 kişiyi kapsayan 29 Haziran 1938 tarihli Af Kanunu ile affedildi. 1943'te İstanbul'a döndü.
  • Gazetelerde edebiyat, sanat ve estetikle ilgili yazılar yazdı.
  • 30 Aralık 1949’da öldü.
Sanat Anlayışı
  • İlk şiirlerini Abdülhak Hamit ve Tevfik Fikret etkisi altında aruz ölçüsüyle yazdı.
  • Asıl ününü hece ölçüsü ve sade bir Türkçe ile yazdığı şiirlerle kazandı.
  • Özellikle Karacaoğlan, Dertli ve Yunus Emre'ye öykünerek yazdığı birçok şiiri (koşma, nefes, divan...) vardır.
  • Asıl başarısını halk edebiyatı geleneğini modern bir anlayışla ele aldığı şiirleriyle yakaladı.
  • Geçmişe özlem, aşk, tabiat, metafizik ve günlük izlenimler şiirlerinde öne çıkan konulardır.
  • "Uçun Kuşlar" şiiriyle ünlüdür.
  • Yazdığı makalelerle Halk şiirinin aydınlarca tanınmasını sağladı.
Eserleri
  • Şiir: Serab-ı Ömrüm
  • Anı: Biraz da Ben Konuşayım
  • İnceleme: Tevfik Fikret Hayatı, Sanatı, Şahsiyeti; Rubaiyyât-ı Ömer Hayyâm
Şiirlerinden
Uçun Kuşlar

Uçun kuşlar uçun doğduğum yere;
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır.
Ormanlar koynunda bir serin dere,
Dikenler içinde sarı gül vardır.

O çay ağır akar, yorgun mu bilmem?
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem?
Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem?
Yüce dağ başında siyah tül vardır.

Orda geçti benim güzel günlerim;
O demleri anıp bugün inlerim.
Destan-ı ömrümü okur dinlerim,
İçimde oralı bir bülbül vardır.

Uçun kuşlar, uçun burda vefa yok;
Öyle akar sular, öyle hava yok;
Feryadıma karşı aks-i seda yok;
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.

Hey Rıza, kederin başından aşkın,
Bitip tükenmiyor elem-i aşkın,
Sende -derya gibi- daima taşkın
Daima çalkanır bir gönül vardır.

Dilek

Dilerim ki fani dünyada kimse
Ömrünü mihnetle telef etmesin.
Fakat kamil adam olmak isterse,
Elem çektiğine esef etmesin.
"Kalender" adlı nefesinden...

Harâbât ehliyiz, bu bir âlemdir!
Şevk ile onda dem sürenlerdeniz.
Hesap sorma bizden, biz hayli demdir,
Defter-i âmâli dürenlerdeniz!
Yunus Emre'ye Armağan

Yüce dağlar ardından
Deniz aşırı geldim
Evliyalar yurdundan
Selam tapşıru geldim.

Ulu bir şara vardım
Dosta armağanım var
Erenlerin bağından
Güller devşirü geldim.

Boz bulanık bir çaydım
Aşk iline baş urdum
Çalkanıp sefa buldum
Süzülüp duru geldim.

Yunus'un toprağına
Vardım yüzüm sürmeğe
Sildim gönül pasını
Yanuben aru geldim.

Cuşa geldim çağlarım
Aşık oldum ağlarım
Candan coşan esrarı
Döküp taşıru geldim.

Rıza Tevfik Allah'tan
Ayrılma ol dergahtan
Ben kurtuldum günahtan
İğriydim, doğru geldim.
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
  • Batı Tesirinde Türk Şiiri Antolojisi, Kenan Akyüz
  • TDV İslam Ansiklopedisi Rıza Tevfik Bölükbaşı Maddesi, Abdullah Uçman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretmemiz için yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.