Adalet Ağaoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adalet Ağaoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çatıdaki Çatlak

Adalet Ağaoğlu'nun 1965'te yazdığı oyun. 

Konusu

Oyun, evlenmediği için ağabeyi Arif Bey ile yaşayan Fatma Hanım’ın başından geçen olaylardan oluşur. Olaylar Fatma Hanım’ın kendine ve kardeşine bakması için komşusunun ısrarıyla Fatma Kadın’ı eve almasıyla gelişir. Oyunda yer alan Fatma Hanım, Fatma Kadın ve Komşu adlı üç kadının da temel problemi meslek sahibi olmamaları ya da okumadıkları için bir erkeğe bağımlı yaşamak zorunda kalmalarıdır.

Özet

Arif Bey ve Fatma Hanım aynı evde yaşayan iki kardeştir. Orta yaşın üzerindeki bu iki kardeş, babadan kalma evlerinde mütevazı bir hayat sürmektedirler. Eşi tarafından terk edilen Arif, küçük bir manifatura dükkanını çalıştırmaktadır. Fatma Hanım ise ağabeyinin her işine koşup bir de ev işleri ile uğraşmaktadır. Hiç evlenmemiş olan Fatma Hanım, oldukça yardımsever, çalışkan, titiz, alçak gönüllü, sessiz, sakin biridir. Kendilerince kurdukları bu hayat, Fatma Hanım'ın rahatsızlanması ile değişmeye başlar. Fatma Hanım bir hafta içinde ameliyat olması gerekmektedir. Ancak aklı ağabeyindedir, onun tek başına idare edemeyeceğini düşünmekte kendisinden çok onun için üzülmektedir. Komşu kadın, ev işlerine yardım etmesi için bir kadın tutma konusunda Fatma Hanım'ı ikna eder. Apartmanda kapı kapı dolaşıp iş arayan Fatma Kadın'ı tutup Fatma Hanım'a getirir. Yozgat'tan göç etmiş Fatma Kadın evli ve üç çocukludur. Sürekli bir işi olmayan kocası Sadık da ara sıra musluk tamirciliği yapmaktadır. Fatma Hanım, kadının haline acır; komşusunun da ısrarıyla kabul eder. Fatma Kadın çalışmaya başlar ancak kocası Sadık eve gelerek daha çok para alması konusunda ısrar eder. Fatma Hanım, Sadık'ın konuşmalarından rahatsız olur, ağrıları da vardır. Bu arada komşu kadın da gelir. Fatma Hanım rahatsızlanınca Sadık'ı Arif'e haber versin diye dükkana gönderirler. 
Ardan yirmi yirmi beş gün geçmiş, Fatma Hanım ameliyat olmuş evde yatmaktadır. İki kardeş Fatma'ya bir çalışan olarak değil de evin doğal bir üyesiymiş gibi davranır. Evli ve dört çocuk annesi olan Fatma Kadın, bu durumu zamanla suiistimal etmeye başlar. Bir süre sonra çocukları ve kocasının cep harçlığını bile Fatma Hanım'a ödetir. Kendisi çalıştığı için çocukların bakımını en büyük kızı üstlenmiştir. Fatma Kadın'ın işsiz güçsüz kocası Sadık, büyük kızı başlık parası için evlendirince de diğer iki çocuğun sorumluluğu büyük oğlana kalır. Bu yüzden okula gidemeyecek olan bu çocuğun durumu Fatma Hanım'ı üzer. Bu arada Arif Bey'in de durumu bozulur. Bir süre sonra dükkanına haciz gelir. Oyunun sonunda Arif Bey felç geçirir. Fatma Kadın ise kocası daha paralı bir yerde iş bulduğu için evden ayrılmak zorunda kalır. Fatma Hanım ne yapacağını bilmez bir halde olanlara bir sorumlu aramaktadır.

İlgili Sayfa

Cumhuriyet Dönemi Tiyatro Özetleri

Yararlanılan Kaynak

Adalet Ağaoğlu'nun Tiyatrolarında Yapısalcı Eleştiri Uygulaması, Serdar Akarkan

Adalet Ağaoğlu (1929-2020)

Adalet Ağaoğlu
  • Roman, hikaye, oyun, anı ve deneme yazarı.
  • 1929 Nallıhan doğumludur.
  • 1938 yılında ailesi ile Ankara’ya yerleşti.
  • Ankara Kız Lisesini bitiren Ağaoğlu, 1950’de Ankara Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.
  • TRT Ankara Radyosunda dramaturg, radyo tiyatrosu müdürü, program uzmanı ve daire başkanı olarak çalıştı (1951-1970).
  • Burada çalışırken dört arkadaşı ile Ankara'nın ilk özel tiyatrosu olan Meydan Sahnesi'ni kurdu.
  • 14 Temmuz 2020'de İstanbul'da öldü.
Edebi Kişiliği
  • Birçok türde eser verse de daha çok roman ve hikayeleri ile tanınmaktadır.
  • Yazın hayatına tiyatro eleştirileri ve şiir yazarak başladı. Sonrasında radyo ve sahne oyunları yazdı.
  • 1970’li yıllardan itibaren öykü ve romana yöneldi.
  • İlk romanı Ölmeye Yatmak 1973’te yayımlandı. Yapıt, Dar Zamanlar adlı üçlemenin ilk romanıdır. Üçlemenin diğer romanları Bir Düğün Gecesi ve Hayır...'dır.
  • Modernizmi esas alan yazarlardan biri olan Ağaoğlu, kimi eserlerinde üstkurmaca gibi postmodernist tekniklere de başvurdu.
  • Eserlerinde toplumsal sorunlara ve bunların özellikle de kadınlar üzerindeki etkilerine değindi.
  • Güçlü bir gözlem yeteneğine sahiptir. 
Tüm Eserleri
  • Roman: Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi, Hayır, Fikrimin İnce Gülü, Yazsonu, Üç Beş Kişi, Ruh Üşümesi, Romantik Bir Viyana Yazı
  • Hikaye: Yüksek Gerilim, Sessizliğin İlk Sesi, Hadi Gidelim, Hayatı Savunma Biçimleri
  • Oyun: Evcilik Oyunu, Çatıdaki Çatlak, Tombala, Sınırlarda, Üç Oyun (Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar), Kendini Yazan Şarkı, Çok Uzak-Fazla Yakın, Duvar Öyküsü
  • Radyo Oyunları: Çağımızın Tellalı
  • Anı: Göç Temizliği, Gece Hayatım
  • Günlük: Damla Damla Günler
  • Deneme: Geçerken, Karşılaşmalar, Başka Karşılaşmalar, Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar, Yeni Karşılaşmalar
Ölmeye Yatmak
Dar Zamanlar adlı üçlemenin ilk romanıdır. Üçlemenin diğer romanları Bir Düğün Gecesi ve Hayır'dır. Eserde Türkiye'nin modernleşme süreci, bir kadın akademisyenin hayatına paralel olarak anlatılmaktadır. Roman, 1968 yılında Aysel’in bir otel odasında ölmeye yatması ile başlar. Aysel’in otel odasında tüm hayatını sorgulamaya başlaması ile roman 1938’e, Aysel'in ilkokul yıllarına, döner. Aysel, Ankara'nın küçük bir kasabasında ev kadını bir anne ile esnaf bir babanın çocuğudur. Aysel, üniversite eğitimi sırasında tanıştığı ve entelektüel olarak kendisine yakın bulduğu Ömer’le evlenmiş ancak çocukları olmamıştır. Aysel, ölmeye yatmadan kısa bir süre önce ise üniversitedeki öğrencilerinden Engin adlı bir çocukla evlilik dışı bir ilişki yaşamıştır.
Fikrimin İnce Gülü 
Eser, Almanya’ya çalışmaya giden bir Türk işçinin dramını ele almaktadır. 1976’da tamamlanan eser, Türk edebiyatının "ilk yol romanı"dır. Eserde, Bayram'ın yeni aldığı arabasıyla Kapıkule ile memleketi Ballıhisar arasında yaptığı yolculuk sırasında yaşadıkları ve hatırladıkları anlatılır. Bayram, Almanya’da biriktirdiği parayla bal rengi bir Mercedes almış, arabasıyla sevgilisi Kezban'a ve köylülerine kendini ispatlamak istemektedir. Hakim bakış açısı ile anlatılan romanda zaman zaman bilinç akışı yönteminden faydalanılarak Bayram'ın geçmiş hayatıyla ilgili bilgiler verilir. Bayram, yol boyunca ezikliğini, yoksulluğunu ve dışlandığı günleri hatırlar. Sıra bunun acısını çıkarmaya, tüm köye artık zengin ve statü sahibi biri olduğunu ispatlamaya gelmiştir. Bayram'ın  arabası da zaman içinde şahsiyet kazanmış, Balkız olmuştur.  Romanın geniş özeti için tıklayınız.
2015 LYS
Adalet Ağaoğlu; Almanya’da kazandığı parayı bir otomobile yatıran ve onu binbir özenle ülkesine getiren gurbetçinin hikâyesini, bir aydın uzaklığında ve işçinin duygusunu küçümseyen bir edayla ... adlı romanında anlatmaktadır.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki eserlerden hangisi getirilmelidir?
A) Fikrimin İnce Gülü
B) Ölmeye Yatmak
C) Üç Beş Kişi
D) Sessizliğin İlk Sesi
E) Bir Düğün Gecesi
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar
  • Adalet Ağaoğlu'nun Roman ve Tiyatrolarında Kadın ve Kadın Eğitimi, Duygu Gören
  • Adalet Ağaoğlu'nun Tiyatrolarında İnsanın İnsana Anlatılması, Gıyasettin Aytaş

Fikrimin İnce Gülü

Adalet Ağaoğlu’nun ikinci romanıdır.
Eser, Almanya’ya çalışmaya giden bir Türk işçinin dramını ele almaktadır. 1976’da tamamlanan eser, Türk edebiyatının ilk yol romanıdır.
Eserde, Bayram'ın yeni aldığı arabasıyla memleketi Ballıhisar'a yaptığı yolculuk sırasında yaşadıkları ve hatırladıkları anlatılır. 

Bayram, Almanya’da biriktirdiği parayla bal rengi bir Mercedes almış, arabasıyla sevgilisi Kezban'a ve köylülerine kendini ispatlamak istemektedir.
Hakim bakış açısı ile anlatılan romanda zaman zaman bilinç akışı yönteminden faydalanılarak Bayram'ın geçmiş hayatıyla ilgili bilgiler verilir. Bayram küçük yaşta annesiz babasız kalmış, amcası tarafından büyütülmüştür. Sığındığı akrabaları ve köy halkı tarafından hep itilip kakılmıştır. Farklı işler yapan ancak başarısız olan Bayram'ın en büyük hayali bir araba sahibi olmaktır. 
Bayram ümidini yitirmek üzereyken köyden bir tanıdığı olan İbrahim, kendisine Almanya’ya gitmek üzere olduğunu söyler. İbrahim, Almanya’ya gitme işlemlerini sağlık raporu dışında tamamlamıştır. Bir otomobil alma tutkusu yeniden canlanan Bayram, İbrahim'e yardım etme bahanesiyle İbrahim'in sağlık raporunu almaya gider. Bayram, kendisine verilen sağlam raporunu almak yerine, laboranta rüşvet vererek bir çürük raporu hazırlatır. Hazırlattığı çürük raporuyla İbrahim’i devre dışı bırakarak onun yerine Almanya’ya gider. Bayram, bir otomobil fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlar. Artık rüzgarı kendi lehine çevirmiştir. Orada para kazanıp bütün sermayesini lüks bir arabaya yatırmış arzuladığı statüye de kavuşmuştur. Bayram, yol boyunca ezikliğini, yoksulluğunu ve dışlandığı günleri hatırlar. Sıra bunun acısını çıkarmaya, tüm köye artık zengin ve statü sahibi biri olduğunu ispatlamaya gelmiştir. Bayram'ın arabası da zaman içinde şahsiyet kazanmış, Balkız olmuştur.  
Bayram'ın Türkiye’de otomobil sahibi olmak uğruna bıraktığı sevgilisi Kezban da tıpkı onun gibi yoksul bir ailenin çocuğudur. Buna karşın Kezban, Bayram'ı her koşulda kabul etmeye razıdır. Köy halkı iki çıplak ancak bir hamama yaraşır diyerek her ikisiyle de alay etmiştir. Kezban'ın ısrarlarına rağmen Kezban'ı bırakıp Almanya’ya gider. 
Romandaki olaylar Bayram'ın Bulgar sınır kapısından çıkışı ile başlar. Yolda diğer sürücülerle mücadeleye giren Bayram'ın arabası ufak tefek hasarlar almaya başlar. Edirne çıkışında ise arabasının yıldızı çalınacaktır. Yalova Arabalı Vapurda, arabasının kendisine verdiği cesaretle Ayfer isimli bir Bursa yolcusunu arabasına binmeye razı eder. Ayfer, zengin bir koca ile evlenip çevresine hava atmanın hayallerini kurmaktadır ancak Bayram kendisini taciz etmeye kalkınca Bayram'a tokat atar. 
Yoluna devam eden Bayram, 40 Numaralı Devlet Yolunda yaşadığı olumsuzluklardan da yılmaz. Kamyon şoförleri ile olağan yol mücadelelerine devam edip Rıfat Usta’nın yanında çalıştığı günleri hatırlar. Bu istikamette bir kamyon şoföründen yediği yumruk, romanın sonunda karşılaşacağı sarsıntının habercisi gibidir. Romanın “Daha Öteye” bölümünde Bayram'ın karşısına aniden bir biçerdöver çıkar ve araba şarampole yuvarlanır. Balkız'ın estetik güzelliği bozulmuştur. 
Romanın sonunda genç bir çobandan İbrahim için hazırlattığı sahte raporun öğrenildiğini anlar. Bu arada bırakıp gittiği köy de büyük bir değişime uğramıştır. Artık, kimse kendisini o köyde beklememektedir. Bayram, yol boyunca Kezban'ın kendisini beklediğini hayal etmiştir. Kezban'ın bekleyişi ise Bayram'ın İbrahim için bir çürük raporu hazırlattığını öğrenmesi ile çoktan son bulmuş ve Kezban başkasıyla evlenmiştir. Bayram artık karşılaştığı çoban çocuğun söylediklerini dinlemez ve geri dönmenin yolunu tutar.

İlgili Sayfalar

Adalet Ağaoğlu

Eser Özetleri Konu Testi 1

Yararlanılan Kaynak

Adalet Ağaoğlu'nun Fikrimin İnce Gülü Adlı Romanının İncelenmesi, Kamuran Eronat