25 Ekim 2019 Cuma

Montaj (Alıntı)

  • Yazarın, başkasına ait bir metni kendi eserinde kullanmasıdır.
  • Bu metin; cümle, paragraf, mısra-beyit ya da haber yazısı olabilir.
  • Modern anlatılarda, yazarların başkalarına ait bir metinden yapacağı alıntı doğal karşılanır. Bu tercih edebiyat dünyasında metinler arası ilişkinin bir yöntemi olarak kabul edilir.
  • Yapılan alıntılar asıl metnin derinliğini artırdığı gibi yazarın üslubuna da renk katar. 
  • Alınan söz, bir başka yazara ait olabileceği gibi anonim kültüre de ait olabilir. 
  • Bu tekniği kullanırken yazarın dikkat etmesi gereken nokta, alınan metnin eserin genel yapısıyla uyumlu olmasıdır.
  • Postmodern yazarların "her metnin, öncesinde yazılmış metinler üzerine inşa edilebileceği" düşüncesi, eserlerde “metinler arasılık” ilişkinin doğuşunu da hazırlamıştır. Bu ilişki, metnin kurgusunun karmaşıklığını artırmış, metni çok sesli hâle getirmiştir.
Montaj Örnekleri
Örnek 1 
Ayşe Kilimci'nin “Sonsuzcu” adlı hikâyesinde Tagor’un “Biz, bütün kelimeleri bırakıp daima sessiz olana sapıyoruz. Ellerimizi ümidin ötesindeki şeyler için bile boşluğa uzatıyoruz.” sözü esere monte edilmiştir.
Örnek 2
Pınar Kür"Asılacak Kadın" adlı romanında Sefil Baykuş Ağıtı'ndan alıntılar yapar. Ağıt, roman içerisinde başkişinin benliğine çok ötelerden seslenir. Bu ses, eserde parça parça, kahramanın çocukken dedesinden öğrendiği bir türkü olarak ara ara anımsanır. 
“te bebecikken ihtiyar hem söyler hem ağlar:
Azad eyleseler uçamaz mısın
Kırılmış kolların kanadın hani."
Kahramanın sığınabileceği tek yer, onu ruh-beden çatışmasından uzakta tutan büyülü türküdür: 
“… ihtiyar anlatır durur kim ki o ihtiyar
Kırık mı kanadın kolların hani
Yeller mi savurdu küllerin hani
Azad eyleseler
Kırık mı kanadın kolların
Küllerin
Yeller mi savurdu…
“nerde geliyo bu ses hep geliyo hep geliyo, içerimi yakıyo yaktığınan kavuruyo bu türkü çatlamış bir erkek sesi iyicene kocalmış kim peki o ihtiyar sevmek sevmek dedikleri…" 
Örnek 3
Leyla Erbil, "Vapur" adlı hikayesinde montaj tekniğine sıklıkla başvurur. İnsana ait özellikler verilerek kişileştirilen esrarengiz vapur, kaptansız ve mürettebatsız sessizce hareket eder; Boğaziçi'nin neredeyse bütün yalılarını, konaklarını, tarihî semtlerini dolaşır. Gittiği her yer hakkında ayrıntılı bilgiler veren yazar, o yerler ile ilgili ünlü kişilerin sözlerinden ve eserlerinden alıntılar yapar. Gemi, Tarabya'dan geçerken yazar, eskiden burada varlıklı kişilerin oturduğunu belirtip nedenini de Evliya Çelebi'nin eserinden yaptığı alıntıyla açıklar:  
Evliya Çelebi yazmış: "Bu kasabanın yerinde evvelleri leb-i deryada bir balık dalyanı olup ondan gayrı bir şey yok imiş… Selim-i Sani leb-i deryada teferrüç ederken bu sayd-ı mahi mahalline uğrayıp gûnagûn mahiler saydettirip orada bulunan birçok servi ağaçlarının sayesinde pişirip zevk ü safa ile ekil buyurdular. Badehu ol mahalle Tarabiye namiyle bir kasaba ve zat-ı şahanelerine mahsus bir de çimenzar-ı safa bina ve inşa olunması için Veziriâzam Sokullu Mehmet Paşa’ya ferman eder…”
Montaj - Kolaj Ayrımı
  • Montaj, doğrudan alıntı halinde gerçekleştirilir. Başka bir metne ait olup alıntı oldukları tırnak işaretleri arasına alınarak belirginleştirilen parçalar eserde bir bütünlük sağlar. Monte edilen parçalar metni anlamsal boyutta destekler, içeriği besleyip zenginleştirir. Bu yönüyle montaj, kurmaca metnin kurgusuna, dolayısıyla yapısına doğrudan bir etkide bulunmaz.
  • Kolajda ise romanın kurgusu içinde dağınıklık oluşturularak metnin bir kurgu olduğu okuyucuya hissettirmek amaçlanır.
  • Pınar Kür'ün Asılacak Kadın Romanıyla Kağızmanlı Hıfzı'nın Sefil Baykuş Ağıtı Arasında Metinler Arasılık
  • Leyla Erbil ve Mustafa Kutlu'nun Hikayelerinde Teknik, Sinan Bakır
  • Ayşe Kilimci'nin Hikayeciliği ve Hikayelerinde Anlatım Teknikleri, Alpay Gezer- Yakup Çelik

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.