18 Kasım 2020 Çarşamba

Ahmet Mithat'ın Tiyatro Eserleri

Ahmet Mithat Efendi

Ahmet Mithat Efendi, edebiyatımızda "hâce-i evvel" (ilkokul öğretmeni), "Osmanlıyı okutan adam" ya da "yazı makinesi"  olarak anılmıştır.
Roman, hikaye, tiyatro, gezi yazısı, anı gibi birçok türde eser veren sanatçının iki yüze yakın eseri vardır.
Yazar, okuryazar sayısının çok düşük olduğu bu dönemde, toplumu tiyatro ile eğitmeyi pratik bir yol olarak görmüştür. 
Oyunlarında beşeri değerleri öne çıkarırken birden fazla kadınla yapılan evlilikleri, evliliklerde kadınların rızasının alınmamasını ve bâtıl inançları eleştirmiştir.

Oyunları: 

1. Açıkbaş 
2. Ahz-ı Sar yahut Avrupa'nın Eski Medeniyeti  
3. Çengi yahut Daniş Çelebi  
4. Çerkes Özdenleri
5. Eyvah
6. Fürs-i Kadimde Bir Facia yahut Siyavuş  
7. Hükm-i Dil

Özetler

Açıkbaş

Dört perdeden oluşan oyun, bir komedidir.
Oyunun ana düşüncesi evlilikte yaş uyumunun önemi, evlilikte kadının da rızasının aranması ile batıl inançlardan yüz çevirmenin gerekliliğidir.
Eserde, kendisine kızını vermeyen bir babayı nefesi kuvvetli bir hoca (Açıkbaş) kılığına girip kandıran Fettan’ın hikâyesi anlatılır. 
Hüsnü Bey, 65 yaşında olmasına karşın henüz yeni delikanlı gibi yaşar. Bu gençlik takıntısından dolayı hanımı ölünce kızı yaşında olan Hesna Hanım’la evlenir. Hüsnü Bey vefat eden eşinden olma kızı Yekta'yı kendisi gibi ihtiyar bir adam olan Şehsuvar'la evlendirmek ister. Yekta ise Fettan'a âşıktır. Hesna Hanım ise Yekta’yı isteyen Şehsuvar Bey’in oğlu Numan'a âşıktır. Kızın Şehsuvar ile evlenmesini Numan’la olan ilişkisinden dolayı arzulamaktadır. Bu çıkmazda herkes çare için İstanbul’da nefesi ve dualarıyla ün kazanmış Açıkbaş Hoca’ya (Fettan) müracaat eder. Şehsuvar Bey Yekta’yı, Hesna Hanım Numan'ı, Hüsnü Bey her şeye rağmen o kadar gencini bulamayacağı için Hesna’yı, Yekta da Fettan’ı istemektedir. Açıkbaş Hoca, bunların kolayca halledilebileceğini söyler ve bir hile ile Hüsnü Bey’i kandırır ve kızıyla nikâhlanır. Nikahtan sonra Açıkbaş’ın Fettan olduğu anlaşılır ve perde kapanır. 


Ahz-ı Sar yahut Avrupa'nın Eski Medeniyeti

Olaylar Fransa'da, Fransız İhtilali öncesi derebeylik döneminde geçmektedir. Eserin teması sınıf ayrımının ve bu ayrıma göre davranmanın yanlışlığı üzerinedir. Nikola ile Ana kardeştir. Alt tabakaya mensup kardeşlerin birbirlerinden başka kimseleri yoktur. Nikola, zengin bir genç kadın olan Virjini ile bir aşk yaşamış ancak Virjini buna rağmen bir derebeyi olan Sen Onör ile evlenmiştir. Sen Onör ile daha önce bir ilişki yaşayan Ana ise kardeşiyle sevdiği adam arasında kalmıştır. 
👉 Eserin geniş özeti için tıklayınız.

Çengi yahut Daniş Çelebi

Yazarın aynı adı taşıyan romanından oyunlaştırılmıştır. Eser, batıl inançlarla büyütülmenin sakıncaları üzerine yazılmıştır. Daniş Çelebi efsuncu bir kadının oğludur. Annesi onu cin, peri hikayeleri anlatarak büyütmüştür. Daniş Çelebi çocukluğundan beri dinlediği bu masallarla adeta çıldırır. Büyüdüğünde de çevresinde alay konusu olur. Arkadaşlarının peri kıyafetine soktukları bir cariyeyi gerçekten peri zanneden Daniş, cariyeyi alıp götürmek ister. Kendisiyle eğlenenler buna razı olmayınca annesi araya girerek cariyeyi satın alır. 

Çerkes Özdenleri

Oyun, Çerkezler ve onların gelenek görenekleriyle ilgilidir. Oyunda 
kimi âdetlerin eleştirisi yapılırken akılcı davranma ile şakada ölçülü olmanın önemi vurgulanır.
Âdet ve göreneklerine düşkün asilzade Samurkaş, asilzade olan Timurtaş’ın kızı Arslangöz ile nişanlıdır. Samurkaş, bir muharebe esnasında hastalanarak bayılır. Bu olay, Arslangöz'ün köyünde dilden dile alaycı bir üslupla çarpıtılarak anlatılır. Arslangöz ve ailesi, bu dedikodu üzerine nişandan vazgeçer. Samurkaş, bu iftirayla yaşamamak için önce birkaç arkadaşıyla Arslangöz'ün köyünü basar. Ancak araya Arslangöz’ün girmesiyle olay büyümeden sonlanır. Kendini ispatlayamayan Samurkaş hem yiğitliğini kanıtlamak hem de ölümüyle çok sevdiği Arslangöz’ün önünü açmak için silahıyla canına kıyar. Arslangöz de kendi isteğiyle bir Acem esir tüccarına satılarak garip diyarlara yollanır.

Eyvah

Beş perdeden oluşan oyunda “birden fazla kadınla evlenme âdeti" eleştirilmiştir. Eserin kurgusu, iki eşli Meftun Bey’in Sabire ile Leyla arasında kalmasına dayanır.  
Sabire Hanım çok kıskanç bir kadındır. Meftun'un hayatında bir kadın daha olmasına değil onun kadınlardan söz etmesine bile tahammül edemez. Eser, koca ile karısı arasındaki bir tavla partisiyle başlar. Sabire kazanırsa Meftun bir daha evlenmekten bahsetmeyecek ancak Meftun kazanırsa Sabire ikinci eşe razı olacaktır. Oyunda Sabire Hanım kazanması hiçbir şeyi değiştirmez çünkü Meftun Bey zaten evlidir. Meftun Bey ne Sabire’ye Leyla’dan ne de Leyla’ya Sabire'den bahseder. İstanbul’un iki farklı mahallesinde iki evi, iki eşi olan Meftun, haftayı da ikiye bölmüştür. İş bahanesiyle iki tarafı da idare etmektedir. Meftun’un bu hâli, Sabire'nin babası Rifat Efendi tarafından fark edilir. Rifat Efendi, damadından Sabire'yi boşamasını ister. Meftun, Sabire’ye kötü davranarak onu kendinden soğutmaya çalışır ve ardından onu boşar. Meftun’dan ayrılan Sabire, üzüntüsünden yataklara düşer. Son arzusu Meftun’u görmektir. Sabire’den ayrıldığı için pişman olan Meftun, derhal Sabire'nin yanına gider. Sabire, Leyla’dan haberdar olduğunu söyleyerek ondan Leyla'yı boşamasını ister. Meftun Sabire'nin son arzusunu yerine getirir. Sabire, oyunun sonunda kendinden geçer, yere düşer. Perde de Meftun’un "Eyvah, gitti Sabire’m, Leyla da.. gitti." sözleriyle kapanır.

Fürs-i Kadimde Bir Facia
yahut Siyavuş

Oyunda iffet, adalet, tok gözlü davranma gibi erdemler oyunun idealize edilmiş kahramanı Siyavuş üzerinden verilir.
Siyavuş, İran Şahı Keykavus'un Turanlı bir prensesten doğmuş oğludur. Keykavus’un genç ve güzel karısı Sûdâbe, üvey oğlu Siyavuş’a âşıktır. Sûdâbe'yı reddeden Siyavuş, Sûdâbe'nin iftirasına maruz kalır. Müneccim ve kahinlerin yardımıyla Siyavuş'un masum olduğu ortaya çıkar. Keykavus, Siyavuş ile Zaloğlu Rüstem’i Turan üzerine sefere gönderir. Turan Şahı Efrasiyab, savaşı kaybetse de kendi kanından olan Siyavuş'un kahramanlık ve efendiliğine hayran kalmıştır. Sırf bu nedenle yapılacak anlaşmaya razı olur. Karısını affeden Keykavus, Sûdâbe'nin tahrikleriyle bu anlaşmayı başarı olarak görmez, onlara karşı tavır alır. Bunun üzerine Siyavuş ve Rüstem, Turan'a dönmez. Efrasiyab'ın kızı ile evlenen Siyavuş, Efrasiyab'dan izin alarak Çin'e doğru sefere çıkar, birçok zafer kazanır. Efrasiyab'ın kardeşi Gerşiyuz ise Efrasiyab’dan sonra tahta çıkmayı planlamaktadır. Gerşiyuz ve Sûdâbe'nin hileleri sonucu gözden düşen Siyavuş idam edilecektir. 
👉 Eserin geniş özeti için tıklayınız.

Hükm-i Dil

Oyun, asil bir genç kadın ile bir bahçıvan arasındaki imkansız görünen aşkı konu alır. Oyunun teması önemli olanın asalet/soy değil, kişinin kendi karakteri olduğu gerçeğidir.
Fransa’da geçen oyunda Paul adlı bir bahçıvan ile Comte de Braval’ın kızı Marguerite  arasındaki aşk, oldukça romantik bir üslupla canlandırılır. Paul ile Marguerite bütün büyük aşklarda olduğu gibi engelleri aşmaya kararlıdırlar. Oyunun ilk bölümünde gençler birbirlerine aşklarını itiraf ederler. Fakat başka bir asilzade de Marguerite ile evlenmek istemektedir. Üstelik babaları konuşmuş ve evlenmelerini planlamışlardır. Aşıklar, ailelerinin kendilerini onaylamayacağını bildiklerinden İspanya üzerinden Amerika’ya kaçmaya karar verirler. Oyunun son perdesinde Marguerite’in annesiyle babası İspanya’da bir köy otelinin salonundadırlar; kaçakların peşine düşmüşlerdir. Kont, kızına da Paul’e de öfkeli olmasına karşın onları bulduktan sonra işler değişir ve oldukça duygusal diyaloglardan sonra evliliklerini onaylar.

İlgili Sayfalar



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.