2 Şubat 2018 Cuma

Fecriati (1909 - 1912)

  • 1908'de ilan edilen 2. Meşrutiyet'in getirdiği görece özgürlük ortamı, edebî çalışmaları olumlu etkiler. 
  • Bir yandan millî bir edebiyat oluşturma çabaları sürerken öte yandan edebiyata istekli bir grup genç Fecriati (Geleceğin Aydınlığı - Yarının Şafağı) adıyla bir topluluk kurar.
  • Çeşitli mekanlarda buluşan bu genç sanatçıları edebî grup şeklinde bir araya getirme düşüncesini ilk kez Şahabeddin Süleyman dillendirir. 
  • Servet-i Fünun dergisinin sahibi Ahmet İhsan'ın bu genç sanatçıları dergiye davet eder. Daveti kabul eden sanatçılar, grubun kuruluşunu derginin 25 Mart 1909 tarihli sayısında bir yazı ile ilan ederler.
  • Servetifünun şairlerinden Faik Ali, Fecriati'nin geçici başkanı ve isim babasıdır. 
  • Edebiyatta bir çığır açmak iddiası ile yola çıkan bu genç sanatçılar, sanat anlayışlarını ortaya koyan bir slogan da bulurlar. Onlara göre, "Sanat şahsi ve muhteremdir.(Sanat kişisel ve saygıdeğerdir.)
  • Servetifünun edebiyatıyla getirilen yenilikleri yetersiz bulan bu gençler, sanat anlayışlarını bir bildiriyle açıklar (24 Şubat 1910). 
  • Fecriati, edebiyatımızdaki ilk edebî bildiriyi (beyannameyi) yayımlayan topluluktur.
Beyannameye Göre Topluluğun Amaçları 
  • Batı edebiyatını daha yakından takip etmek
  • Batı'nın önemli eserlerini tercüme ettirerek bunları yayımlamak 
  • Doğu ile Batı arasında bir kültür köprüsü görevi yapmak
  • Yetenekli gençleri bulup bir araya getirerek dilin, edebiyatın ve sosyal bilimlerin gelişmesine hizmet etmek 
  • Çeşitli konferanslar düzenleyerek hem edebi zevkin yükselmesine hem de halkın çeşitli konularda bilgi sahibi olmasına çalışmak
  • Ortaya konulacak eserleri içerecek bir kütüphane kurmak
Beyannamenin altında 21 kişinin imzası vardır:
  • 1933 yılında ölen Ahmed Haşim, grubun dağılmasından sonra da sanat anlayışını pek değiştirmemiş ve başka bir edebî akım ya da gruba dahil olmamıştır. Bu nedenledir ki - toplulukla mesafeli bir ilişkisi olsa da - grubun adıyla anılan en önemli isim odur.
Genel Özellikler 
Şiir: 
  • Sanat, sanat içindir, görüşü devam ettirilir.
  • Şiirde tema Servetifünun şiirinde olduğu gibi aşk ve tabiattır.
  • Tabiat tasvirleri gerçeklikten uzak subjektiftir.
  • Dil konusunda da Servetifünun takip edilir. Konuşma dilinden uzak Arapça - Farsça tamlamalarla dolu bir dil kullanılır.
  • Ölçü olarak da aruz kullanılmaya devam edilir.
  • Tevfik Fikret'in geliştirdiği serbest müstezat, Fransız sembolistlerinin kullandığı serbest nazma benzetilerek kullanılmıştır.
Roman ve Hikaye:
  • Roman ve hikayede Servetifünûn edebiyatının gölgesinde kalınır.
  • Eserler teknik bakımdan kusurludur.
  • Bu dönem roman ve hikayede iki isim öne çıkar: Cemil Süleyman ve İzzet Melih.
  • Yazılan hikayeler, durum hikayesinden çok olay hikayesine yakındır.
Tiyatro:
  • Tiyatro türüne Servetifünûn döneminden daha çok önem verilmiş ve daha başarılı eserler ortaya konmuştur.
  • Dergilerde yayımlanan küçük hacimli piyesler yazsa da tiyatro türünün en başarılı sanatçısı Müfit Ratib’dir. 
  • Tiyatroda öne çıkan diğer iki isim Şahabettin Süleyman ve Tahsin Nahit'tir.
  • Tiyatroda işlenen en önemli konu aşktır.
Grubun Dağılışı
  • Ortak ve belli bir sanat anlayışa varamayan Fecr-i Ati sanatçıları Servetifünun edebiyatının devamı olmaktan öteye gidemezler.
  • Milli edebiyat akımının sistemli bir biçimde ortaya çıkması ile pek de bir varlık göstermeyen grup 1912 yılında dağılır.
İlgili Sayfalar
Ahmet Haşim 
Tahsin Nahit 
Kaynaklar
  • Fecr-i Ati Encümeni Edebiyatı, Yrd. Doç. Dr. Cafer Şen
  • Fecr-i Ati Topluluğu ve Musavver Muhit Mecmuası, Doç. Dr. Ahmet Bozdoğan
  • Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, Kenan Akyüz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.