16 Ocak 2021 Cumartesi

Düşünceyi Geliştirme Yolları

  • Yazılı anlatımda ana düşünceyi açıklamak, destelemek ya da daha kolay anlaşılmasını sağlamak için başvurulan yöntemlerdir. 
  • Düşünceyi geliştirme yolları, açıklayıcı ve tartışmacı anlatımların ön plana çıktığı öğretici metinlerde daha çok kullanılır.
Düşünceyi geliştirme yolları şunlardır:
  1. Tanımlama
  2. Örnekleme
  3. Karşılaştırma
  4. Tanık gösterme/alıntı yapma
  5. Sayısal verilerden yararlanma
  6. Benzetme
Tanımlama
  • Bir kavramı belirgin özellikleriyle açıklamaktır.
  • Tanım cümlesi, "Bu nedir?", sorusuna cevap verir.
  • Tanım cümleleri ya "... denir." ya da "...dir." şeklinde biter.
  • Tanımlama daha çok açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerinde kullanılır.  
  • Tanımlama nesnel ya da öznel olabilir.  
  • Genellikle paragrafların ilk kısmında yer alır.
Tanım Örnekleri
Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımına kavram denir.  
Zaman içerisinde yönü ve şiddeti belli bir düzen içerisinde değişen akıma alternatif akım denir.
Materyalizm, her şeyin maddeden oluştuğunu savunan, metafiziksel hiçbir kavramı kabul etmeyen felsefe kuramıdır. 
İmge; yazınsal yaratılarda yansıtılmak isteneni daha canlı, etkili, görünür kılmak amacıyla zihinde canlandırılmaya çalışılan görüntüdür.
Bilinç akışı yöntemi, öykü ve romanlarda karakterlerin, geçmişe ve bugüne ilişkin duygu, düşünce ve anılarının aktarımında kullanılan bir tekniktir. (2007 ÖSS)
Örnekleme
  • Yazıdaki düşünce, kavram ya da olayı somutlaştırmak için kullanılır.  
  • Örnekler, anlatılanları görünür kılarak konunun daha iyi anlaşılmasını sağlar.
  • Örnekler, konu açıklandıktan sonra verilir.
  • Yerinde kullanılan bir örnek, sayfalarca açıklamadan daha etkili olabilir. 
  • Örnekleme cümlelerinde genelde "mesela, örnek olarak, söz gelimi, söz gelişi" gibi sözcük ve söz öbeklerine yer verilir.
Örnekleme İçeren Örnek Paragraflar
"Türkiye farklı topoğrafik yapısına ve konumuna bağlı olarak karmaşık iklim özelliğine sahiptir. Bu nedenle de küresel ısınma olgusundan en çok etkilenecek ülkelerden biridir. Örneğin, Güneydoğu, İç Anadolu, Akdeniz ve Ege bölgeleri gibi yarı kurak bölgeler, küresel ısınmanın tetiklemesiyle çölleşmeye doğru bir yol izleyecektir. Kuraklığın artması, içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanamaz duruma gelmesine neden olacağından, insan yaşamı da büyük tehdit altında olacaktır."
Sözcükler anlamlı ses birimleridir. Başka bir deyişle nesnelerin ve varlıkların yerini tutan birer göstergedir. Aslında özel adlar dışında hiçbir sözcük, tek bir nesnenin adı değildir. Çünkü bir sözcük, kimi yönleriyle ötekilerden ayrılan, birbirlerine daha çok benzeyen, türdeş birçok nesnenin ortak adıdır. Söz gelimi çiçek sözcüğü belli bir çiçeğin değil, çiçek olma özelliği taşıyan tüm bitkilerin ortak adıdır. Dünyadaki benzer özellikler taşıyan bazı bitkilerin ötekilerden ayrılarak farklı bir küme oluşturduklarının anlaşılmasıyla, “çiçek” sözcüğü o kümenin adı olmuştur.
"İnsan dilinin değişebilme ve genişleyebilme özelliği hayvanların kullandığı iletişimden de farklılaşan bir yönünü oluşturmaktadır. Örneğin bir arının belirli bir komut için vızıldaması her zaman aynı işlevi yerine getirecektir. Hiçbir zaman bir anlam genişlemesine uğramayacak, farklı sessel nitelikler kazanmayacak ve farklı bir yoruma sebep vermeyecektir. Ancak insan dili tüm bunlara izin verir."
Karşılaştırma
  • Benzerlikleri ya da zıtlıkları gösterme işidir.  
  • Amaç; açıklanan kavram, durum ya da olayın, diğerlerinden farklı ya da benzer yönlerini ortaya koyarak daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır. 
Karşılaştırmanın Öne Çıktığı Bazı Paragraflar
"Bihruz karakteri, pek çok özelliğiyle Ahmet Mithat Efendi’nin Felâtun karakterini anımsatır. Felâtun Bey gibi, Bihruz'un da derin felsefi ve ideolojik düşünce alt yapısı yoktur. Kendisinin bu yüzeysel ve eksik Batılılaşma çabası, Felâtun karakterinde de görüldüğü gibi, metnin anlatıcısına alay malzemesi olmuştur."
"İlk öykülerinde bir olayın anlatımına yaslanıyor, gözlemci bir tutumla belli bir toplumsal katın insanlarının yaşamalarını yansıtıyordu. Daha sonra dıştan içe, olaylardan anlattığı insanların dünyasına yöneldi; çağrışımlarla yürüyen, ayrıntıların değerlendirildiği bir öykü anlayışını benimsedi. Otobiyografi ögeler taşıyan romanlarında da benzeri anlatıları geliştirdi."
"Rıfat Ilgaz, her döneminde serbest nazım akımına çok uzaktı. Dünya görüşü, sanat anlayışıyla değilse de şiirleştirme yöntemiyle, sesiyle, tonuyla. Garip akımına daha yakındı; başka bir söyleyişle, 1940'ların şairiydi. Ölçü, uyak, benzetme, imge gibi şiir araçlarına uzak durması, hiçbir kural tanımamasıyla Orhan Veli'den daha ileriye gitti, şiirin sınırlarında dolaştı. Ayrıca halkın beğenisini arayıp bulma çabasında onu geçtiği söylenebilir."
Tanık Gösterme / Alıntılama
  • Yazıdaki düşünceyi savunmak, doğruluğunu kanıtlamak için aynı görüşü paylaşan, destekleyen sanatçı, bilim insanı, düşünür vs. tanık gösterilebilir. 
  • Tanık göstermede sadece ilgili kişinin adına yer verilebileceği gibi o kişinin yazılarından veya konuşmalarından alıntı da yapılabilir.
  • Tanıklığına başvurulan kişi, sözü edilen konuda yetkin olmalıdır.
  • Alıntı yapma, doğrudan (direkt) ve dolaylı (endirekt) olmak üzere iki biçimde olur. 
  • Doğrudan alıntıda, alınan söz kaynak eserden olduğu gibi alınır. Bu tür alıntı tırnak ("...") içinde olmalıdır. Paragrafın yazarı sadece aktaran durumundadır.
  • Dolaylı alıntıda yazar, ilgili kişinin düşüncesini alarak kendi sözcükleriyle ifade eder. Dolaylı alıntıda, tırnak kullanılmaz ancak ilgili kişinin adı verilir.
Alıntılama Örnekleri

"Rahmet Yolları Kesti de, aynı dönemde, Cumhuriyet öncesi imparatorluğun çöküş yıllarında, siyasal ortamın bozukluğundan yararlanarak yeniden ortaya çıkan eşkıyalık konusunu işleyen bir romandır, Rauf Mutluay'ın deyişiyle, "İnce Memed'in yarattığı eşkıya mitosunu yıkma eğiliminin bir ürünü olarak bu kurumun asıl köklerine inme deneyimidir." (doğrudan alıntı)

Yusuf Atılgan, Türk yazın tarihinde yazdığı romanlarla adını duyurmuş bir yazardır. Atılgan, pek çok yazarımız gibi roman vadisinde gezinmekle yetinmemiş, öykü alanında da ürün vermiştir. Atılgan'ın romanlarında işlediği yalnızlık, yabancılaşma, varoluş gibi izlekleri öykülerinde de görmekteyiz. İzlekler, eserin yazıldığı dönemle ve yazarla ilişkilidir. Mendilow’un deyişiyle çelik kancalarla devrinin ruhuna bağlı olan yazarların benzer temaları işlediği görülür. (dolaylı alıntı)

Yazınsal yaratıcılığın gizi, ana dilde, ana dilin söz değerlerindedir. Buna erişmesi, yazarın, ozanın öncelikle ana dilini, onun söz değerlerini sevmesine bağlıdır. Bu sevgiden yoksunsa kişi, gerçek anlamda yaratıcı olamaz. Büyük bir ozan da yaratıcılığın dilde, sözcüklerde olduğunu söylüyor. Şöyle diyor sözcükler için: “Onların önünde ben diz çökerim, bana kalk deyinceye değin kıpırdamam. Kısaca, değer veririm onlara, arkalarından giderim sözcüklerin, izlerim onları. İşte ben böylesine severim sözcükleri.” (2011 YGS)

Sayısal Verilerden Yararlanma
  • Paragraftaki düşünceleri desteklemek için birtakım sayılardan ya da istatistiksel verilerden yararlanmaktır.  
  • Sayısal verilerin kullanımı, düşüncelerin savunulmasında ikna edici unsurdur.  
  • Sayısal verilerin belli bir araştırma ya da anket sonucuna dayanması gerekir.
Örnekler
"Fars edebiyatındaki kadar yoğun bir kullanım sahası bulmamasına rağmen klasik Türk edebiyatında rubai, klasik Türk şairleri tarafından da benimsenmiş ve bu nazım şekliyle pek çok özgün manzume kaleme alınmıştır. Çalışmamız boyunca taradığımız 609 divan, 268 mesnevi ve pek çok mensur eserden elde ettiğimiz verilere göre, 180’e yakın divan şairinin bu nazım şekline ait örneklere sahip olduğu ortaya çıkmaktadır."
"1990’lı yıllardan sonra özellikle gelişmiş ülkelerin enerji talebinde bir yavaşlama gözlemlenirken gelişmekte olan ülkelerin talepleri her geçen gün büyümeye devam etmiştir. Bu nedenle, önümüzdeki 30 yıllık süreçte OECD ülkelerinin enerji talebi % 17 oranında artarken OECD dışı ülkelerde ise bu artışın % 90 civarında olması beklenmektedir."
Benzetme
  • Bir kavramı başka kavramlara ait özelliklerle anlatmaktır.
  • Benzetme, aralarında benzerlik olan iki şeyden benzerlikçe zayıf olanı güçlü olanla anlatmaktır. 
  • Benzetme, anlatıma zenginlik katar.
  • Daha çok edebi metinlerde kullanılsa da öğretici metinlerde de görülür. 
Örnekler
"Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız." (Nazım Hikmet)
"Doğu Karadeniz’in yaylalarını mutlaka görün. Kıyılarda hiç oyalanmadan kartpostallardaki kadar güzel ormanların üzerindeki muhteşem yaylalara çıkın. Her biri ötekinden farklı olan yaylaların birinden ötekine yürüyün. Ahşap yayla evlerinde konaklayıp yöresel yemeklerin tadına bakın. Yamaçlarda horon tepin; vadilere çökmüş, denizi andıran sis bulutlarına karşı tembel tembel yatın." (2012 YGS)
İlgili Sayfa
👉 Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları Çıkmış Sorular
Yararlanılan Kaynaklar
  • Türk Dili II, İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim Ders Kitabı
  • Üniversite Öğrencilerinin Bilgilendirici Metinlerde Düşünceyi Geliştirme Yollarını Kullanma Durumları, Mehmet Temizkan
  • Küresel Isınma, Nedenleri ve Sonuçları, Galip Aydın (örnek)
  • 20.Yüzyıl Türk Edebiyatı, Mahir Ünlü, Ömer Özcan (örnek)
  • Yusuf Atılganın Eserlerinde İzlek, Hamdullah Okay (örnek)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.