- Şair, yazar, eleştirmen, yayıncı.
- 28 Haziran 1952'de Eskişehir’de doğdu.
- Babası eski Türk Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'dur.
- Yükseköğrenimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Paris’te tamamladı.
- 1973’te gittiği Paris’te dört yılı aşkın bir süre yaşadıktan sonra Ankara’ya döndü.
- Yurt dışında bulunduğu sanat ortamları onun edebî kişiliğinin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı.
- İlk şiir kitapları 1973'te yayımlandı.
1980 Sonrası Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1980 Sonrası Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Enis Batur (1952)
Hüseyin Atlansoy (1962)
![]() |
| Hüseyin Atlansoy |
- Şair, öğretmen.
- 17 Nisan 1962’de Eskişehir / Mihalıççık'ta doğdu.
- İstanbul Üniversitesi Sosyoloji mezunudur.
- Şiirleri; Diriliş, Yönelişler, Yedi İklim, Bürde, Kayıtlar, İpek Dili, Dergâh, Kaşgar ve Hece gibi birçok dergide yayımlandı.
Ödülleri
- Şehir Konuşmaları — 1990 Türkiye Yazarlar Birliği Şiir Ödülü
- Karşılama Töreni — Star Gazetesi 2014 Necip Fazıl Şiir Ödülü
Edebi Anlayışı
- 1980 sonrası Türk şiirinin önemli isimlerinden biridir.
- Mistik-metafizik yönü ağır basan şiirler yazmıştır.
Nurullah Genç (1960)
![]() |
| Nurullah Genç |
- Şair, yazar, akademisyen.
- 9 Eylül 1960 tarihinde Erzurum’un Horasan ilçesinin Tahirhoca köyünde doğdu.
- Okulu olmayan bir dağ köyünde doğsa da şiirin konuşulduğu, uzun kış gecelerinde Battal Gazi, Hz. Ali Cenkleri, Ahmediye, Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı gibi eserlerin okunduğu bir ortamda büyüdü.
- 1979'da Atatürk Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümüne girdi. Şiirleri üniversite yıllarında edebiyat dergilerinde yayımlanmaya başladı.
- 1983'te mezun oldu. 1984'te aynı fakültede akademik kariyerine başlayan Genç, 2001 yılında profesör oldu. 2003'te Kocaeli Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine geçti.
Haydar Ergülen (1956)
![]() |
| Haydar Ergülen |
- Şair ve deneme yazarı.
- 14 Ekim 1956’da Eskişehir’de doğdu.
- 1982 ODTÜ Sosyoloji mezunudur.
- Şiirleri 1979’dan itibaren birçok dergide yayımlandı.
- İlk kitabı "Karşılığını Bulamamış Sorular" 1981'de basıldı.
- Üç Çiçek (1983) ile Şiir Atı (1986) dergilerini yayıma hazırlayanlar arasında yer aldı.
- Çeşitli dergi ve ansiklopedilerde çeviriler ve metin yazarlığı yaptı, reklam yazarı olarak çalıştı.
- Hâlen gazete yazılarına ve üniversitelerde yaratıcı yazı ve şiir dersi vermeye devam ediyor.
Küçük İskender (1964-2019)
- Şair, yazar, eleştirmen, oyuncu.
- 28 Mayıs 1964'te İstanbul'da doğdu.
- Asıl adı Derman İskender Över'dir.
- İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde beş yıl okuduktan sonra okuldan ayrıldı. Bir süre aynı üniversitede sosyoloji okudu.
- 1985’ten sonra çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanan şiir ve yazılarıyla tanındı.
- İlk şiir kitabı "Gözlerim Sığmıyor Yüzüme" 1988’de yayımlandı.
- 3 Temmuz 2019'da İstanbul'da öldü.
Sedat Umran (1925-2013)
- Şair ve çevirmen.
- 1925'te İstanbul'da doğdu.
- Asıl adı Osman Sedat Öcal'dır.
- 1948'de İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.
- Uzun yıllar bir fabrikada çevirmen olarak çalıştı.
- İlk şiiri 1943'te Yedigün dergisinde yayımlandı.
- 1990 yılına kadar Meşaleler ve Leke adıyla sadece iki kitap çıkarmış, şiirleri uzun yıllar sadece dergilerde yayımlanmıştır.
- Şiirleri; Yedigün, Hisar, Soyut, Varlık, Türk Edebiyatı ve Yaba gibi dergilerde yayımlandı.
- Şair, Batı felsefesinden ve Alman şiirinden yaptığı çevirilerle de tanınmaktadır.
- 7 Ağustos 2013'te öldü.
Sanat Anlayışı
- Daha çok "1980 Sonrası Türk Şiiri" içinde gösterilir.
- Özellikle Ahmet Haşim ve Necip Fazıl’dan etkilenmiştir.
- Şiir anlayışı, "Saf Şiir" anlayışına yakındır.
- Şiirlerinde hem sembolist hem de empresyonist özellikler görülür.
- Belli bir akım ya da gruba dahil olmadı.
- Kendine has şiir diliyle özel bir yere sahiptir.
- Şiirlerinde ölüm ve yalnızlık duyguları öne çıkar.
- Türk edebiyatında "eşya şairi" olarak tanındı.
- Gündelik hayatı ve ona ait nesneleri şiirlerinde ayrıntılı ve özgün bir biçimde ele aldı. Ona göre eşya ile insan ruhu arasında gizli bir yakınlık vardır.
- Şiirlerinde güçlü bir ahenk ve akıcı bir anlatım vardır.
- Şiirlerini hece ve serbest ölçüyle yazdı.
Eserleri
- Şiir: Meşaleler, Leke, Gittin Taş Atarak Denizlerime, Kara Işıldak, Aynada Gün Doğumu, Parmak Uçlarımdaki Yangın, Altın Eşik, Sonsuzluk Atı (Bütün Şiirleri 1), Aşkın Kaması (Bütün Şiirleri 2)
Örnek Şiir
Bayramlık Giysi
Kimse onaramaz aşkın yıpranmış kumaşını
Tıpatıp biçmiş ruhlarımıza o usta makastar
eğirip ipliğini göğün mavi ipeğinden
geçirmiş acılarımızın paslanmaz iğnesine
hiç benzemez o umutlarımızın çürük ipliğiyle
teyelliyerek diktiğimiz günlük giysimize
aşk ruhlarımıza giydirilen bayramlık giysi
ışıldar üstünde sevincin elmas düğmeleri
oyulmuş iki ayrı yürekten dökülmüş bir toka
tam bir oturmuşlukla geçer uçları birbirine
Aşktır hor kullanılmadan taşınacak giysi
çünkü bir kez delindi mi yamanması güç
onu kurnazlığımızla yeniden astarlasak
ters yüz etsek de kusurları hemen sırıtacak
ölümsüzlük ırmağında yıkanmış bu kumaş
gecenin altın mekikli gök tezgahında dokunduğu
umar yok kirlendi miydi çıkarıp atmaktan başka
aşkı özenle saklamalı ve ender giymeli
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
- Şairlik Yönüyle Sedat Umran, Fatih Cihat Büyükmatür
- Sedat Umran'ın Şiirlerinde Terzilikle İlgili İmgeler, Hümeyra Hancıoğlu
Murathan Mungan (1955)
- Şair, yazar, senarist.
- 21 Nisan 1955’te İstanbul'da doğdu.
- Çocukluğunu memleketi olan Mardin'de geçti.
- Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümünden mezun oldu.
- İstanbul Şehir Tiyatroları ile Ankara Devlet Tiyatrosunda dramaturg olarak çalıştı.
- Öykü, şiir, deneme ve eleştirileri çeşitli gazete ve dergilerde yayımlandı. Radyo oyunu, film senaryosu ve şarkı sözleri de yazdı.
- Yayımlanan ilk kitabı "Mahmud ile Yezida" (1980) adlı oyunudur.
- "Dağınık Yatak" adlı senaryosu 1984'te Atıf Yılmaz tarafından filme alındı.
- Oyunları başta Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları olmak üzere pek çok tiyatroda sahnelendi.
Lale Müldür (1956)
![]() |
| Lale Müldür |
- Şair, yazar.
- 21 Şubat 1956'da Aydın'da doğdu.
- Tam adı Lale Zehra Müldür'dür.
- 1975'te Robert Kolejden mezun oldu.
- ODTÜ’de başladığı ekonomi öğrenimini Manchester Üniversitesinde tamamladı (1980).
- İngiltere'nin Essex Üniversitesinde edebiyat sosyolojisi alanında yüksek lisans yaptı (1983).
- Şiirleri 1980'den itibaren çeşitli dergilerde yayımlandı.
- "UltraZone’da Ultrason" adlı şiir kitabıyla 2007 Altın Portakal Şiir Ödülü’nü aldı.
- PEN Yazarlar Derneği üyesidir.
Sanat Anlayışı
- 1980 sonrası Türk şiirinin önemli isimlerinden biridir.
- İmgeye yaslanan soyut ve çok kültürlü bir şiir anlayışına sahiptir.
- Şiirlerinde "metinlerarasılık" öne çıkar.
- "Divanü Lûgat-it-Türk" adlı eseri metinlerarasılık açısından zengindir.
- Şiirlerinde tarihe, coğrafyaya, antik çağ kültürlerine, kutsal metinlere, popüler kültüre göndermeler görülür.
- Eleştirel şiirlerinde sınıfsal farklılıklar ve eşitsizlik gibi konular öne çıkar.
- Şiirde çok dillilikten yanadır. Eserlerinde çokça yabancı sözcüklere yer verir.
- Kitaplarında sözcüklerle görsel şekiller oluşturduğu görülür.
- "Destina" adlı şiiri Yeni Türkü tarafından bestelenmiştir.
Eserleri
- Şiir: Uzak Fırtına, Voyıcır 2 (ortak), Seriler Kitabı, Kuzey Defterleri, Buhurumeryem, Divanü Lûgat-it-Türk, Saatler/Geyikler, Anemon (Toplu Şiirler), Ultra-Zone’da Ultrason, Güneş Tutulması, Medine & Kavun Likörü (ortak), Siyah Sistanbul
- Roman: Bizansiyya
- Deneme: Anne, Ben Barbar mıyım?, Haller Leyla
Şiirlerinden...
Divanü Lûgat-it-Türk'ten
"baharla birlikte Türklerin yaylaları
yeni yeni av hayvanları ile dolardı.
adam geyiği yakalamak için gizlenerek
gözledi. samur bir kürk giymişti.
bulut kükredi. çakal yağmuru yağdı.
geyiği üşümüşken yakaladı. geyiği
çekip kadına götürmek istedi…"
shakespeare & co
bana bir hayat çiz banliyöler jülyet’i
siklamen bir kış masalının merkezinden dağılan
kendine bir romeo çiz banliyöler jülyet’i
beyaz blucinli meşin ceketli kremaçilek yürekli
ardında kan izi bırakmayan
bir romeo çiz
herşeyi yeni baştan çizin metropollerin asi özneleri
benim kirazlarım açtı ya siz
gururunuzu koruyun kartal çeteleri
ölçüleri ölçün
herşeyi yeni baştan düşünün
metropollerin siyah gülleri
renklerle geliyor heryere rolling stones jülyet’i
benim bir kız kardeşe ihtiyacım var
otoyollar romeo’su ya sen
geceleri uyuyup kalmadan önce
birisiyle konuşmaya ihtiyacım var
...
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
- Türkçe Şiirde "Kadın" Şairlerin Poetikalarının Karşılaştırmalı olarak İncelenmesi, Ruken Alp
- Lale Müldür'ün "Divanü Lûgat-it Türk" Şiir Kitabının Gelenekle Kurduğu İrtibat, Turgay Anar
- Gelenek ve Modernizm Ekseninde Lale Müldür Şiiri ve Şiirsel Özne, Kudret Mumcu
- Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi
1980 Sonrası Türk Şiiri
- 1980 sonrası Türk şiiri, İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiirden (1960 – 1970) farklı bir anlayışa sahiptir.
- Bu değişimdeki en önemli etken 12 Eylül askerî darbesidir. 80 öncesinde fazla politize olmuş toplum, 1980 sonrasında yerini apolitik bir nesle bırakır.
- 80 öncesinde, şiiri daha çok ideolojisini ifade etmek için kullanan şairler, darbe sonrasında bir iç hesaplaşmaya girer.
- Bu hesaplaşmanın sonunda şiir araç olmaktan çıkıp amaca dönüşür.
- Bu dönemde belirli bir akım, hareket, topluluk ya da öne çıkmış tek bir şiir anlayışı yoktur.
Beceriksiz
Kabuğunu koparmadan
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna
Şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor teyyare
hay dilimi
arı Türkçe soksun; uçak
Kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
İstanbul'un hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara
Eskimo bir şair dokunuyor omzuma
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı
Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem
ne bir elmayı soyabildim
ne de iyileştirebildim bir yaramı
ama karşıma çıkınca
kızmadım hiç elma kurduna
bendim çünkü bıçağı saplayan
onun yurduna
Şair diyorlar benim için
bilmiyorum oysa
her şiire konmalı mı uyak
her yere nedense
konamıyor teyyare
hay dilimi
arı Türkçe soksun; uçak
Kaptan olmak isterdim
aynanın karşısında
eski bir sinema yıldızı
gibi ağlayan
İstanbul'un hatlarında
bir fırça hafifliğiyle gidip
gelen vapurlara
Eskimo bir şair dokunuyor omzuma
ve Kız Kulesi'ni göstererek
bırak artık diyor üzülmeyi
yedi tepeli bu şehirde
şiir okunacak tek yer
elbette denizin ortasındaki
şu küçük buz dağı
Terzi olsa da babam
sökük dikmesini beceremem
beni yalnızca sen anlarsın
iğnenin deliğinden geçsin
diye ipliklerin
bir anlık ıslatıldığı dudaklara
takılıp kalan annem
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






