Postmodernizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Postmodernizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Beyaz Kale

Orhan Pamuk'un üçüncü romanı.
1985 yılında yayımlanan eser, yazarın ilk postmodern romanıdır.
Eser, efendi-köle çatışmasının yanı sıra medeniyet çatışması (Doğu ile Batı) çerçevesinde anlatılan tarihsel bir kurgudur.
Eserde olaylar 17. yüzyılda Sultan IV. Mehmet (Avcı Mehmet) Dönemi'nde geçmektedir.
Eserde Türkler tarafından tutsak alınan Venedikli bir aydının, kendisine çok benzeyen ve "Hoca" diye anılan bir Türk'e köle olarak verilmesiyle gelişen olaylar anlatılmaktadır.
Birbirlerine ikiz kadar benzeyen bu iki kahraman (efendi / köle), eserde Doğu ile Batı medeniyetlerinin temsilcileridir.

İhsan Oktay Anar (1960)

  • İhsan Oktay Anar
    Roman yazarı, akademisyen.
  • 21 Kasım 1960'ta Yozgat'ta doğdu.
  • 1893’te Kazan’dan İstanbul’a göçen bir aileye mensuptur.
  • Babası Mehmet Sait Bey, Tekelde müskirat (alkollü içecekler) eksperidir.
  • İlk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamladı.
  • Karşıya Erkek Lisesinden atıldığı için liseye Akşam Lisesinde devam etti: "Okuldan kaçıp kütüphaneye gidiyordum. Milli Kütüphaneye gidiyordum. Okuldan kaçıyor, orada okuyordum. Maupassant, Çehov, Gogol. Bir gün eve okuldan atıldığım haberi geldi, devam etmediğim için..."

Metinlerarasılık

  • Postmodern romanın önemli göstergelerinden biridir.
  • Metinlerarasılık, bir yazarın metnini oluştururken daha önce yazılmış metinlere ait unsurlardan yararlanmasıdır.
  • Bu unsurlar; alıntı yapılan bir parça olabildiği gibi benzer bir kahraman, imge / motif ya da üslup olabilir.
  • İki metin arasındaki bu ilişki örtük olabileceği gibi açık da olabilir.
  • Metinlerarasılık, metnin kurgusunun karmaşıklığını artırarak metni çok sesli hâle getirir.
  • Metinlerarasılık, yazarın yararlandığı metni doğrudan taklit etmesi değildir. Yazar, ilgili metindeki malzemeyi kendi metninin estetiğini oluşturmak için kullanır.

Murathan Mungan (1955)

Murathan Mungan
  • Şair, yazar, senarist.
  • 21 Nisan 1955’te İstanbul'da doğdu.
  • Çocukluğunu memleketi olan Mardin'de geçti.
  • Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümünden mezun oldu.
  • İstanbul Şehir Tiyatroları ile Ankara Devlet Tiyatrosunda dramaturg olarak çalıştı.
  • Öykü, şiir, deneme ve eleştirileri çeşitli gazete ve dergilerde  yayımlandı. Radyo oyunu, film senaryosu ve şarkı sözleri de yazdı.
  • Yayımlanan ilk kitabı "Mahmud ile Yezida" (1980) adlı oyunudur.
  • "Dağınık Yatak" adlı senaryosu 1984'te Atıf Yılmaz tarafından filme alındı.
  • Oyunları başta Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları olmak üzere pek çok tiyatroda sahnelendi.

Büyülü Gerçekçilik

Gabriel Garcia Marquez
  • Postmodern bir akımdır.
  • Fantastik Gerçekçilik olarak da bilinir.
  • 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra özellikle Latin Amerika'dan başlayarak yayılan bir akımdır.
  • En tanınmış yazarı, Yüzyıllık Yalnızlık (1967) isimli romanı ile Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’dir.
Özellikleri
  • Bu tür romanlarda gerçek ile gerçek dışı birlikte ele alınır.
  • Eserlerde sıradan mekân ve karakterler doğaüstü olaylarla iç içe ve bir uyum içinde verilir.
  • Bu durum roman kişileri tarafından olağan olarak karşılanır.
  • Anlatıcı da eserdeki doğaüstü unsurları sorgulamaz ve büyülü gerçekçi dünyaya inanan bir bakış açısı sergiler.
  • Roman kişilerinin psikolojileri daha çok gerçekleştirdikleri eylemlerle verilir.
  • Yer ve zaman konusunda bir belirsizlik söz konusudur.
  • Zaman olarak kronolojik bir sıra takip edilmez.
  • Büyülü Gerçekçi romanlar gerçekliğin psikolojik veya ahlaki boyutlarını semboller yardımıyla aktarır.
  • Eserlerdeki mistik olanı ve gizemi çözme işi tamamen okuyucuya bırakılır.
  • Büyülü gerçekçi esere doğaüstü unsuru katabilmek için masal, destan, efsane ya da halk hikayelerinde görülen doğaüstü unsurlardan yararlanılır.
  • Latife Tekin ve Nazlı Eray büyülü gerçekçilik anlayışının edebiyatımızdaki iki önemli yazarıdır.
Benzer Türlerden Farkı
  • Büyülü gerçekçiliği, benzer türlerden (fantastik, korku, bilimkurgu) ayıran en önemli fark doğaüstü unsurların roman kişileri tarafından normal karşılanmasıdır.
  • Eserdeki anlatıcının tavrı da bu durumu destekler. Büyülü ya da doğaüstü unsurlar anlatıcı tarafından da sorgulanmaz.
  • Hem eser kişileri hem de anlatıcı için eserdeki doğaüstü unsurlar (hayalet, peri, cin, melek...) metnin evrenindeki gerçekler kadar olağandır.
  • Büyülü Gerçekçilikte olağanla olağanüstü birbirinden ayrıştırılamayacak kadar homojendir.
Açıklayıcı Örnek
Eğer bir hayalet kahvaltı masanıza oturur. Siz de korkup dehşete düşerseniz bu türce korku ya da fantastik olur. Ancak eğer, "Lütfen şu reçeli bana uzatır mısın?" deyip hayaletle aşağıdakine benzer bir sohbete başlarsanız bu "büyülü gerçekçilik" olur.
Hayalet: Benim büyükannem çok güzel soğan reçeli yapardı.
Siz: Saçmalama, soğanın reçeli yapılmaz!
İlgili Sayfalar
👉 Modernizmi / Postmodernizmi Esas Alan Yazarlar

👉 Nazlı Eray

👉 Latife Tekin 

Yararlanılan Kaynak

  • Büyülü Gerçekçilik ve Halk Anlatıları, Servet Erdem