Eylemsiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eylemsiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fiilimsiler Çıkmış Sorular

Evin bahçesine dikilecek çamların üzerine konmuş bir serçe, durmadan cik cik edip şarkısını söylüyordu. Evin tekir kedisi eşiğe uzanmış, bir yandan örselenmiş tüylerini düzeltmek için yalarken bir yandan da az ilerdeki çöplükte sallana sallana gezinen kargaya bakıyordu. 
1. Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır? (2003 ÖSS)
A) dikilecek   B) konmuş  C) durmadan  D) örselenmiş  E) gezinen

Fiilimsi Konu Kavrama Testi 1 Çözümlü

Eylemsiler; eylemlerden türeyerek isim, sıfat, zarf gibi kullanılan, yan cümlecik kurdukları için de kısmen eylem sayılan sözcüklerdir.
1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemsi (fiilimsi) yoktur?  
A) Güzel şey sevmek
     Yüzlerin avucumda
B) Duyuyorum sıcaklığını hâlâ
     Kapıyı açan ellerinin
C) Düşünüyorum da şimdi seni
     Ayrıldığıma bin pişman
D) Bu bir yapraktır sevdalım
     Rüzgarlar içinde giden
E) Şiirlerimin en güzeli
     Dünya böyle değildi eskiden

Çözümü

A'da — sevmek (isim-fiil)
B'de — açan (sıfat-fiil)
C'de — ayrıldığıma (sıfat-fiil)
D'de — giden (sıfat-fiil)
Cevap E

Fiilimsi Konu Kavrama Testi 1

Eylemsiler; eylemlerden türeyerek isim, sıfat, zarf gibi kullanılan, yan cümlecik kurdukları için de kısmen eylem sayılan sözcüklerdir.
1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemsi (fiilimsi) yoktur?
A) Güzel şey sevmek
     Yüzlerin avucumda
B) Duyuyorum sıcaklığını hâlâ
     Kapıyı açan ellerinin
C) Düşünüyorum da şimdi seni
     Ayrıldığıma bin pişman
D) Bu bir yapraktır sevdalım
     Rüzgârlar içinde giden
E) Şiirlerimin en güzeli
     Dünya böyle değildi eskiden

Fiilimsi Konu Testi 1 Çözümlü

"Telgrafın tellerini kurşunlamalı"
Öyle değildi bu türkü bilirim
Bir de içime
Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen
Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
Bazen gelmesi beklenen bazen ansızın çıkagelen
Haberler bilirim, mektuplar bilirim.
1. Bu dizelerde kaç eylemsi vardır?
A) 4    B) 5    C) 6    D) 7     E) 8


Çözümü

Dizelerdeki eylemsiler: duran, yürüyen, dökerek, gelmesi, beklenen, çıkagelen.
Cevap C

2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemsi kullanılmamıştır?
A) Ölmüş o, ayrı düşmüş sürüden,
     Ayakları dışarıda örtüden.
B) Ölmüş herkes gibi ölen insan,
     Yalnız ayaklar kalmış yaşayan
C) Ardından ölüme düşen başın
     İki kardeş bakakalmış şaşkın
D) Burada ansızın susup kalmış,
     Koyunları başıboş bırakmış
E) Der ki, bu ayakları görenler
     Başım değilmiş düşünen meğer


Çözümü

B şıkkında "ölen" ve "yaşayan"
C şıkkında "düşen"
D şıkkında "susup"
E şıkkında "görenler" ve "düşünen"
A şıkkındaki "düşmüş" ise çekimli eylemdir.
Cevap A

Her iyi öykü, kendinden sonrakilere aşmaları gereken bir çıta bırakır. Bu nedenle bir yazar, kendinden önce yapılan yolculukları hesaba katmadan yola çıkma yanlışına düşmemelidir. Böyle yaparsa hedefine asla ulaşamaz.
3. Parçada aşağıdakilerden hangisine örnek yoktur?
A) Birleşik zamanlı eyleme
B) Üç farklı türde eylemsiye
C) Yeterlik eyleminin olumsuzuna
D) Birden fazla sıfat tamlamasına
E) Basit cümleye


Çözümü

Birleşik zamanlı eyleme — "yaparsa"
Üç farklı türde eylemsiye — "aşma", "yapılan", "katmadan"
Yeterlik eyleminin olumsuzuna — "ulaşamaz (ulaşabilir)"
Birden fazla sıfat tamlamasına — "Her iyi öykü", "... gereken bir çıta", "... yapılan yolculukları",
Parçada basit cümleye örnek yok.

Cevap E

4. Aşağıdaki dizelerden hangisinde adlaşmış sıfat-fiil kullanılmıştır? 
A) Ey bulutları uçuşan gök,
     Kokusunu duyduğum bahar
B) Kabrime çiçek getirenlere gülerim
    Gafil kişilermiş şu insanlar vesselam
C) Beni saran şey suyun akışıdır
     Yemiş yüklü dalların sarkışıdır
D) Su yüzü görmeyen yavrumuz
     Geleneklere uygun yıkandı
E) Canım kurban şiirin gerçeğine, hasına
     İçerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum


Çözümü

Kabrime çiçek getirenlere gülerim (getiren kişilere)
Cevap B

5. Aşağıdaki dizelerin hangisinde diğerlerinden farklı türde bir eylemsi kullanılmıştır?
A) Çocuğum şarkı söyle sokaklarda
     Sesin güzelliğini kaybetmeden
B) O düşünür, düşündükçe doyar,
     Ben düşünürüm, düşündükçe acıkırım
C) O aşık kadınları, levent erkekleri nerede?
     Sahiden yaşayıp göçtüler mi kim bilir?
D) Senin dünyana yürüyünce aydınlık
     Ben belki çoktan gitmiş olacağım
E) Belki alnında kanlı bir sargı vardır ki
     Kuzeyde aldığın yarayı saklamaktadır


Çözümü

A şıkkında — "kaybetmeden" zarf-fiil
B şıkkında — "düşündükçe" zarf-fiil
C şıkkında — "yaşayıp" zarf-fiil
D şıkkında — "yürüyünce" zarf-fiil
E şıkkında "aldığın" sözcüğü ise sıfat-fiildir.
Cevap E

6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemsi kullanılmamıştır?
A) Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    Yalandır kaygısız olduğum yalan
B) Omuzlanınca tabutun
     İlk defa kurtuldu ayakların topraktan
C) Parmaklığa dayamış başını Nafiz
     Bekliyor karısını orta koğuşta
D) Ayakkabıları dizerdik kardeşimle
     Hırsızlar gibi taşlığa inip
E) Anasının alın teri döktüğü bostana
     Korkuluk da olamaz artık


Çözümü

A şıkkında — "güler" sıfat-fiil
B şıkkında — "omuzlanınca" zarf-fiil
D şıkkında — "inip" zarf-fiil
E şıkkında — "döktüğü" sıfat-fiil
C şıkkında "dayamış" çekimli eylemdir.
Cevap C

7. Aşağıdakilerin hangisinde eylemsi ya da eylemsi grubu özne olarak kullanılmıştır?
A) Kuzum, ayıp mı çalışmak, günah mı yük taşımak?
B) Tek başına ve bağıntısız yaşadığımızı sanmaktı belki de en büyük hatamız.
C) Denize karşı oturmayı çok severdi.
D) Bana geldiğinde çok bitkin bir haldeydi.
E) Onun, bunu söyleyebileceğine inanmıyorum.


Çözümü

Çalışmak ayıp mı(dır) / Yük taşımak günah mı(dır)
Cevap A

8. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sıfat-fiil adlaşmamıştır?
A) Doğruyu söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
B) Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
C) Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.
D) Kadı anlatana göre fetva verir
E) Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.


Çözümü

A şıkkında — "Doğruyu söyleyen (kişinin)..."
B şıkkında — "Tekkeyi bekleyen (derviş)..."
C şıkkında — "Danışan (kişi) dağı aşmış..."
D şıkkında — "Kadı anlatan (kişiye)..."
E şıkkında "Kaz gelen / yer..."

Cevap E

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "fiilimsi grubu" zarf olarak kullanılmamıştır?
A) Dün yolda rastladım
    Sevindi beni görünce 

B) Siz geniş zamanlar umuyordunuz
    Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek 

C) Gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım.
     İçimde, kanayan bir mahşer var
D) Sen raksına dalarken için titrer derinden
    Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin
E) Neler düşünmedik beraberce  
     Burnumuzun dibindekini görmeden

Çözümü

A şıkkında — "beni görünce"
C şıkkında — " gam dağlarına çıkıp"
D şıkkında — "Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin raksına dalarken"
E şıkkında — "Burnumuzun dibindekini görmeden"
Cevap B

10. Aşağıdakilerin hangisinde farklı bir eylemsi kullanılmıştır?
A) Baktı köylü Mustafa, baktı korkmadan.
B) Seni görmeden gidiyorum yine.
C) Bu konuşmadan ben hiçbir şey anlamadım.
D) Son sözlerimi yazmadan kapanacak gözlerim.
E) İlk yıldızlar karanlık basmadan doğar.

Çözümü

A şıkkında — "korkmadan" 
B şıkkında — "görmeden" 
D şıkkında — "yazmadan" ve 
E şıkkındaki "basmadan" sözcükleri zarf-fiildir.
C şıkkındaki "konuşmadan" ise isim-fiilin ayrılma durum eki almış halidir.
Cevap C

karanlık geceleri sevemem
bir zindan örtülür sanki üstüme
ne güllerin açılışını görürüm
ne çocukların gözlerindeki mavi gülüşü
ıslak kıyıya dizilse bile yıldızlar
11. Dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Bağlaç
B) Edat
C) Farklı türde eylemsiler
D) Yeterlilik eylemi
E) Geçişli eylem

Çözümü

Bağlaç — "ne...ne" bağlacı
Edat — "sanki"
Yeterlilik eylemi — "sevemem-sevebilirim"
Geçişli eylem — "sevemem" eylemi nesne alabilen bir eylemdir.
Dizelerde sadece isim-fiile örnek var.
Cevap C

12. Aşağıdakilerin hangisinde İsim-fiil grubu isim tamlamasında tamlayan olarak kullanılmıştır?
A) Yolcuları hava alanına götürmek benim işim değildi.
B) Kitap okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
C) Uzun bir ayrılıktan sonra sılaya dönüş bizim için çok zor oldu.
D) Denize karşı çay içmenin zevki başkaymış.
E) Merkezin hizmete açılışı yine ertelendi.

Çözümü

Denize karşı çay içme-nin / zevki...
Cevap D

13. Aşağıdakilerin hangisinde farklı türde bir eylemsi kullanılmıştır?
A) Eli öpülesi bir kadındır, benim annem.
B) O, ağaçların yapraklarını hiç dökmediği bir ülkedir.
C) Burada yaptıklarını kimse bilmiyor.
D) Müzik başladığında bütün salon sessizliğe gömüldü.
E) Babasının öldüğünü henüz bilmiyor.

Çözümü

A şıkkında — "öpülesi"
B şıkkında — "dökmediği"
C şıkkında — "yaptıklarını" ve
E şıkkındaki "öldüğünü" sözcükleri sıfat-fiildir.
D şıkkındaki "başladığında" sözcüğü ise zarf-fiildir.
Cevap D

14. Aşağıdakilerin hangisinde bir fiilimsi grubu zarf tümleci görevindedir?
A) Bir işe başlamak bitirmenin yarısıdır.
B) Görünen köy kılavuz istemez.
C) Araba devrilince yol gösteren çok olur.
D) Aslan yattığı yerden belli olur.
E) Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.

Çözümü

Araba devrilince yol gösteren çok olur.
"Araba devrilince" zarf-fiil grubudur ve bu cümlede zarf tümleci görevindedir.
Cevap C

15. Aşağıdakilerin hangisinde bir "sıfat-fiil grubu" isim tamlamasında tamlayanın sıfatı olarak kullanılmıştır?
A) Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz.
B) Serçeden korkan darı ekmez.
C) Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz.
D) Gönül ummadığı yere küser.
E) Katranı kaynatsan olmaz ki şeker, cinsini sevdiğim cinsine çeker.

Çözümü

Harman döven öküzün / ağzı...
Cevap C

➤ Sayfanın orijinal hali için tıklayınız.

İlgili Sayfalar

Eylemsiler (Fiilimsiler)
Fiilimsi Grupları 

Eylem Çekim Ekleri 

Fiilimsi Konu Testi 1

"Telgrafın tellerini kurşunlamalı"
Öyle değildi bu türkü bilirim
Bir de içime
Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen
Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
Bazen gelmesi beklenen bazen ansızın çıkagelen
Haberler bilirim, mektuplar bilirim.
1. Bu dizelerde kaç eylemsi vardır?
A) 4    B) 5    C) 6    D) 7     E) 8

2. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemsi kullanılmamıştır?
A) Ölmüş o, ayrı düşmüş sürüden,
     Ayakları dışarıda örtüden.
B) Ölmüş herkes gibi ölen insan,
     Yalnız ayaklar kalmış yaşayan
C) Ardından ölüme düşen başın
     İki kardeş bakakalmış şaşkın
D) Burada ansızın susup kalmış,
     Koyunları başıboş bırakmış
E) Der ki, bu ayakları görenler
     Başım değilmiş düşünen meğer


Her iyi öykü, kendinden sonrakilere aşmaları gereken bir çıta bırakır. Bu nedenle bir yazar, kendinden önce yapılan yolculukları hesaba katmadan yola çıkma yanlışına düşmemelidir. Böyle yaparsa hedefine asla ulaşamaz.
3. Parçada aşağıdakilerden hangisine örnek yoktur?
A) Birleşik zamanlı eyleme
B) Üç farklı türde eylemsiye
C) Yeterlik eyleminin olumsuzuna
D) Birden fazla sıfat tamlamasına
E) Basit cümleye


4. Aşağıdaki dizelerden hangisinde adlaşmış sıfat-fiil kullanılmıştır?
A) Ey bulutları uçuşan gök,
     Kokusunu duyduğum bahar
B) Kabrime çiçek getirenlere gülerim
    Gafil kişilermiş şu insanlar vesselam
C) Beni saran şey suyun akışıdır
     Yemiş yüklü dalların sarkışıdır
D) Su yüzü görmeyen yavrumuz
     Geleneklere uygun yıkandı
E) Canım kurban şiirin gerçeğine, hasına
     İçerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum

5. Aşağıdaki dizelerin hangisinde diğerlerinden farklı türde bir eylemsi kullanılmıştır?
A) Çocuğum şarkı söyle sokaklarda
     Sesin güzelliğini kaybetmeden
B) O düşünür, düşündükçe doyar,
     Ben düşünürüm, düşündükçe acıkırım
C) O aşık kadınları, levent erkekleri nerede?
     Sahiden yaşayıp göçtüler mi kim bilir?
D) Senin dünyana yürüyünce aydınlık
     Ben belki çoktan gitmiş olacağım
E) Belki alnında kanlı bir sargı vardır ki
     Kuzeyde aldığın yarayı saklamaktadır

6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylemsi kullanılmamıştır?
A) Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    Yalandır kaygısız olduğum yalan
B) Omuzlanınca tabutun
     İlk defa kurtuldu ayakların topraktan
C) Parmaklığa dayamış başını Nafiz
     Bekliyor karısını orta koğuşta
D) Ayakkabıları dizerdik kardeşimle
     Hırsızlar gibi taşlığa inip
E) Anasının alın teri döktüğü bostana
     Korkuluk da olamaz artık

7. Aşağıdakilerin hangisinde eylemsi ya da eylemsi grubu özne olarak kullanılmıştır?
A) Kuzum, ayıp mı çalışmak, günah mı yük taşımak?
B) Tek başına ve bağıntısız yaşadığımızı sanmaktı belki de en büyük hatamız.
C) Denize karşı oturmayı çok severdi.
D) Bana geldiğinde çok bitkin bir haldeydi.
E) Onun, bunu söyleyebileceğine inanmıyorum.

8. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sıfat-fiil adlaşmamıştır?
A) Doğruyu söyleyenin bir ayağı üzengide gerek.
B) Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
C) Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.
D) Kadı anlatana göre fetva verir
E) Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.


9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir "fiilimsi grubu" zarf olarak kullanılmamıştır?
A) Dün yolda rastladım
    Sevindi beni görünce 

B) Siz geniş zamanlar umuyordunuz
    Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek 

C) Gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım.
     İçimde, kanayan bir mahşer var
D) Sen raksına dalarken için titrer derinden
    Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin
E) Neler düşünmedik beraberce  
     Burnumuzun dibindekini görmeden

10. Aşağıdakilerin hangisinde farklı bir eylemsi kullanılmıştır?
A) Baktı köylü Mustafa, baktı korkmadan.
B) Seni görmeden gidiyorum yine.
C) Bu konuşmadan ben hiçbir şey anlamadım.
D) Son sözlerimi yazmadan kapanacak gözlerim.
E) İlk yıldızlar karanlık basmadan doğar.

karanlık geceleri sevemem
bir zindan örtülür sanki üstüme
ne güllerin açılışını görürüm
ne çocukların gözlerindeki mavi gülüşü
ıslak kıyıya dizilse bile yıldızlar
11. Dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Bağlaç
B) Edat
C) Farklı türde eylemsiler
D) Yeterlilik eylemi
E) Geçişli eylem

12. Aşağıdakilerin hangisinde İsim-fiil grubu isim tamlamasında tamlayan olarak kullanılmıştır?
A) Yolcuları hava alanına götürmek benim işim değildi.
B) Kitap okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
C) Uzun bir ayrılıktan sonra sılaya dönüş bizim için çok zor oldu.
D) Denize karşı çay içmenin zevki başkaymış.
E) Merkezin hizmete açılışı yine ertelendi.

13. Aşağıdakilerin hangisinde farklı türde bir eylemsi kullanılmıştır?
A) Eli öpülesi bir kadındır, benim annem.
B) O, ağaçların yapraklarını hiç dökmediği bir ülkedir.
C) Burada yaptıklarını kimse bilmiyor.
D) Müzik başladığında bütün salon sessizliğe gömüldü.
E) Babasının öldüğünü henüz bilmiyor.

14. Aşağıdakilerin hangisinde bir fiilimsi grubu zarf tümleci görevindedir?
A) Bir işe başlamak bitirmenin yarısıdır.
B) Görünen köy kılavuz istemez.
C) Araba devrilince yol gösteren çok olur.
D) Aslan yattığı yerden belli olur.
E) Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir.

15. Aşağıdakilerin hangisinde bir "sıfat-fiil grubu" isim tamlamasında tamlayanın sıfatı olarak kullanılmıştır?
A) Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz.
B) Serçeden korkan darı ekmez.
C) Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz.
D) Gönül ummadığı yere küser.
E) Katranı kaynatsan olmaz ki şeker, cinsini sevdiğim cinsine çeker.



İlgili Sayfalar

👉 Dil Bilgisi Konu Anlatımları


Cevaplar

1.C  2.A  3.E  4.B  5.E  6.C  7.A  8.E  9.B  10.C  11.C  12.D  13.D  14.C  15.C

Fiilimsi Grupları

  • Grubun ana unsuru olan fiilimsi sonda bulunur.  
  • Grupta yan cümlecik görevindeki fiilimsinin anlamı bir veya birden fazla unsurla tamamlanır.
Fiilimsi grupları üçe ayrılır:
  • İsim-fiil Grubu
  • Sıfat-fiil Grubu
  • Zarf-fiil Grubu
İsim-Fiil Grubu 
  • Fiillerden, hareket ismi bildiren eklerle yapılan gruptur. 
  • İsim-fiiller, eylem kök ve gövdelerine getirilen -me,-mek,-iş ekleri ile yapılır.
  • Grubun ana unsuru olan isim-fiil grubun sonunda bulunur. 
Yolcuları havaalanına götürmek benim işim değildi.
Kitap okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
Uzun bir ayrılıktan sonra sılaya dönüş bizim için çok zor oldu. 
  • İsim-fiil grupları isim tamlamasında tamlayan ya da tamlanan olabilir:
Denize karşı çay içmenin / zevki başkaymış.
Merkezin / hizmete açılışı yine ertelendi. 
Sıfat-Fiil Grubu 
  • Grubun ana unsuru olan sıfat-fiil sonda bulunur. 
  • Sıfat-fiiller, eylem kök ve gövdelerine -en, -mez, -( )r, -ecek, -miş, -dik, -esi ekleri getirilerek yapılır.
  • Bu grup genellikle sıfat olarak kullanılır:
Eli öpülesi kadındır, benim annem.
     sıfat          isim
 
O, ağaçların yapraklarını hiç dökmediği bir ülkedir.
                            sıfat                                       isim
  • Kimi zaman da önündeki isim düşer:
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
→ Tekkeyi bekleyen derviş...
Burada yaptıklarını kimse bilmiyor.
→ Burada yaptığı işleri...
Zarf-Fiil Grubu 
  • Grubunun ana unsuru zarf-fiil, grubun sonunda bulunur.
  • Zarf-fiiller, eylem ve kök ve gövdelerine "-ince, -meden,-dikçe, -a...-e, -eli, -erek, -r...-mez, -ip, -ken, -meksizin, -dığında, -esiye, -cesine" ekleri getirilerek  yapılır. 
  • Zarf-fiil grupları cümlede çoğunlukla zarf görevini üstlenir:
Güneş batarken çıktık yola.
Bir yol olup giderdim anılara.
Masada iki tabak görünce anladım aslında.
Müzik başladığında bütün salon sessizliğe gömüldü. 
Öldük, ölümden bir şeyler umarak
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!
İlgili Sayfalar

Eylemsiler (Fiilimsiler)

Eylemlerden türeyerek isim, sıfat, zarf olabilen, yan cümlecik kurdukları için  kısmen de eylem sayılan çift görevli sözcüklerdir:
Bir işe başlamak bitirmenin yarısıdır. 
Görünen köy kılavuz istemez. 
Araba devrilince yol gösteren çok olur. 
Uyarı: Bir cümlede ya da paragrafta kaç eylemsi varsa o kadar yan cümlecik  var demektir.
Eylemsiler, görevlerine göre üçe ayrılır:
1. İsim-fiiller (ad-eylem)
2. Sıfat-fiiller (ortaç)
3. Zarf-fiiller (ulaç, bağ-fiil)
Genel Özellikler
  • Eylemsiler, eylem kök veya gövdelerine getirilen yapım ekleri ile yapılır. 
  • Birkaç eylemsi yapalım:
gör- > görmek, gören, görüp, görerek, görmeden, göre göre ...
sula- > sulamak, sulama, sulayan, sulayıp, sulamadan, sulayarak, sularken...
koştur- > koşturmak, koşturan, koşturup, koşturmadan, koştururken...
  • Eylemsiler, yan cümlecik kurup yüklemin herhangi bir ögesi olabilir:
Müzik dinlemek insanı dinlendiriyor. (yan cümlecik özne görevinde)
Kendini ifade etmeyi pek beceremezdi. (yan cümlecik nesne görevinde)
  • Eylemsiler, ek eylem alarak cümlenin yüklemi de olabilir:
En sevdiği şey çalışmaktı. (ek eylemin görülen geçmiş zamanı)
  • Eylemsiler, olumsuzluk eki (-ma / -me) dışında eylem çekim eklerini almaz. Yani kip ve kişi eki almazlar. 
Çarşıda bizi görmeyen kalmadı.

  • Eylemsilerdeki kişi anlamı iyelik ekleri ile sağlanır:

Okumadığım kitap kalmadı.

  • Kimi durumlarda isim çekim eklerini alırlar (zarf-fiiller hariç):
Kürsüde konuşanı tanıyor musun? 
Kitap okumayı çok severdi. 
Konuklarımızı karşılamaya gidiyoruz. 
Konuşmaktan pek hoşlanır. 
Dışarıdan bağrışmalar geliyor. 
Konuşmasından hoşlanmadık.
  • Eylemlere gelen çatı eklerini alarak değişik çatılara girebilirler. 
Mahalledeki evlerin yıkılması isteniyor. (yıkma > yıkılma)
İSİM - FİİLLER (Ad eylemler)
Bir iş, oluş ya da kılışın adıdır. Eylem kök veya gövdelerine "-me, -mek, -iş" ekleri getirilerek yapılır. İsim-fiiller şu özellikleri gösterir:
  • İsim çekim eklerini alır:
Onun yakından görmeyi çok isterdim.
Ben sana gülüm derim / Gülün ömrü uzamaya başlar
Şiir okuyuşunu hiç beğendim.
Siyaset konuşmaktan çekinirdi hep. 
Sokaktan bağrışmalar geliyordu. 
Uyarı: İsim-fiil yapan eklerden biri olan "- mek " eki ad durum eklerinden sadece -de ve -den ekini alır.
  • İsim tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olur:
Onun gidişi hepimizi etkilemişti.
Çok çalışmanın karşılığını aldı. 
Yaşama isteğini hiç kaybetmedi 
  • Dikkat: İsim-fiil ekleri kimi zaman kalıcı isimler yapar. Bu tür örneklerde sözcük yan cümlecik kurma özelliği göstermediği için eylemsi değildir: yemek (yiyecek), ekmek (yiyecek), kavurma (yemek), dolma (yemek), sarma (yemek) dondurma (yiyecek), deneme (yazı türü), uçurtma, kazma, çakmak (alet), görüş (fikir)...
Hafif yemekler tercih ettik. (isimleşmiş)
Kim kazanmışsa bu dünyada bir ekmek parası / Dostunun yüz karası düşmanının maskarası. (isimleşmiş)
SIFAT - FİİLLER (Ortaç)
Eylem kök ve gövdelerine -en, -( )r, -ecek, -miş, -dik, -esi ekleri getirilerek yapılır. Bu ekler ünlü uyumlarına göre değişir.
Genel Özellikleri:
  • Yan cümlecik kurmakla birlikte sıfat görevini de üstlenir. 
  • Bu sözcüklerde zaman kavramı vardır. 
  • Olumsuzluk eki dışında eylem çekim eki almazlar. 
"-en" Ekiyle Kurulanlar
  • Ünlü uyumuna göre -en ya da -an olur. Eklendiği sözcük ünlü ile bitiyorsa araya "y" kaynaştırma ünsüzü girer:
konuş-an, sev-en, bekle-y-en
Dibi görünme-y-en sudan geçme.
  • Niteledikleri ad düşerse adın eki sıfat-fiile geçer (adlaşmış sıfat-fiil).
Doğru söyle-y-en-i dokuz köyden kovarlar.
  • Bu ek ile kurulan sıfat-fiillerde geniş zaman anlamı sezilir. 
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
"-( )r ve Olumsuzu "-mez" Ekiyle Kurulanlar 
  • Bu ek kullanıldığı yere ve duruma göre farklı şekillerde karşımıza çıkar: -r; -ar, -er; -ır,-ir, -ur, -ür; -maz, -mez
İşe yarar bir ev buldum.
Koşar adım gelirdim yanına.
Bizleri güler yüzle karşıladılar.
Sözüne güvenilir insan olabilmekti, tüm mesele
Yüzüne bakılır bir insan değildi.
Gözle görülür bir başarı grafiği yakaladı.
Görünmez kaza dedikleri bu olsa gerek. 
  • Bu ek ile kurulan sıfat-fiillerde geniş zaman anlamı vardır.
Unutulmaz günler geçirdik.
  • Bu ekler, geniş zaman kip ekleri ile karıştırılmamalıdır. Temel cümlenin yüklemi olup kişilere göre çekimleniyorsa geniş zaman kipidir.
Bu iddiaya çocuklar bile gül-er. (geniş zaman kip eki)
Baharı andır-ır günler yaşıyoruz. (sıfat-fiil eki)
"-ecek" Ekiyle Kurulanlar
  • Eklendiği sözcüğün son hecesine uyarak -acak olur. Eylem kök ya da gövdesi ünlü ile bitiyorsa iki ünlü arasına kaynaştırma harfi "y" girer.
Söyleyecek söz bulmadık. 
Laboratuvardan gelecek sonuçları bekliyoruz. 
  • Bu ekle kurulan sıfat-fiiller iyelik eki alarak da tamlama kurabilir.
Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin. (sıfat-fiilin önündeki isim düşmüş)
Onun sana verebileceği öğüt ne olabilir ki? 
  • Bu ek ile kurulan sıfat-fiillerde gelecek zaman anlamı vardır.
Ödenecek bir sürü fatura var. 
  • Bu ekler, gelecek zaman kip eki ile karıştırılmamalıdır. Temel cümlenin yüklemi olup kişilere göre çekimleniyorsa gelecek zaman kipidir.
Bu öğrenciyle öğretmenler yakından ilgilenecek. (gelecek zaman kip eki)
Kendisiyle ilgilenecek birini arıyor. (sıfat-fiil eki)
"miş" Ekiyle Kurulanlar
  • Bu ek ünlü uyumlarına girerek -mış, -miş, -muş, -müş olur. 
Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi;
Gör-müş ve geçir-miş denizin kalbine sindi.
(Yahya Kemal Beyatlı)
  • Bu sıfat-fiillerin niteledikleri ad düşerse adın eki sıfat-fiile geçer: 
Olmuşa ve ölmüşe çare yok.
  • Bu ek ile kurulan sıfat-fiillerde geçmiş zaman anlamı vardır.
Geçmiş zaman olur ki Hayali cihan değer 
  • Bu ekler, geçmiş zaman kip eki ile karıştırılmamalıdır. Temel cümlenin yüklemi olup kişilere göre çekimleniyorsa geçmiş zaman kipidir.
Koyu renkli, dalgalı saçları omzuna dökülmüş. (geçmiş zaman kip eki)
Pişmiş aşa su katılmaz.(sıfat-fiil eki)
"dik" Ekiyle Kurulanlar 
  • Bu ek ünlü uyumlarına ve ünsüz benzeşmesine göre -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük olur. 
Pansiyona geldiğim zaman gün ağarmaya başlamıştı. 
Bir ruh, benzerini bulduğu zaman akla danışmaya lüzum görmez.
Seçtiğimiz filmi beğenen çıkmadı. 
  • Bir adı niteleyerek sıfat tamlaması kurarlar. 
Tanıdık bir simaya rastlayamadım.
  • Kimi zaman da önündeki isim kullanılmaz ve ismin alacağı eki üzerine alarak adlaşır (adlaşmış sıfat-fiil).
Orada ne yaptığını ben buradan görüyorum. 
  • Bu ekin olumsuz biçimi daha çok kullanılmaktadır:
Çalmadık kapı bırakmamışlar.
  • Bu ekle kurulan sıfat-fiiller iyelik eki de alabilir. Bu durumda başka bir isim ya da isim soylu sözcükle tamlama da kurabilir:
Babasının öldüğ-ü-n-ü henüz bilmiyor.
Söyledik-ler-im-i anlamıyorsun, sanırım. (Bu örnekte tamlayan durumundaki "benim" sözcüğü düşmüş.)
  • Bu eki alan sıfat-fiillerin temelinde geçmiş zaman anlamı olsa da kullanıldığı yere göre geniş zaman, şimdiki zaman hatta gelecek zaman anlamı da görülebilir:
Hazırladığı raporu size gösterdi mi? (gelecek zaman)
Elleri çok üşüdüğü için hiçbir şey hissetmiyor. (şimdiki zaman)
Bu yemeği ne kadar çok sevdiğimi eşim iyi bilir. (geniş zaman)
"esi" Ekiyle Kurulanlar
  • Bu ek ünlü uyumlarına göre -ası, -esi olur:
Kör olası adam gitmedi, bir türlü.
Öpülesi yüzü daima güleçti.  
ZARF-FİİLLER (bağ-fiil, ulaç)
Eylem ve kök ve gövdelerine "-ince, -meden, -dikçe, -a...-e, -eli, -erek, -r...-mez, -ip, -ken, -meksizin, -dığında, -esiye, -cesine" ekleri getirilerek  yapılır. Bu ekler ünlü uyumlarına göre değişir.
Genel Özellikleri
  • Cümlede çoğunlukla zarf görevini üstlenir.
  • Birkaç istisna durum dışında isim çekim eklerini almaz ve isim gibi kullanılmaz.
  • İyelik eki alamadığı için kişi kavramı da taşımaz.
  • Eylemin anlamını genellikle zaman ya da durum yönünden belirtir.
Ödevini özen göstermeden hazırlamış. 
Her şeyi satıp Aydın'da bir köye taşındı.
Görür görmez anlamıştı, işe yaramayacağını.
Yüzüme bakarak konuş, dedi. 
Güle oynaya adliyeye gittiler.
Dura dura bir sel oldum, erenler. 
Ağlarım hatırıma geldikçe gülüştüklerimiz.
Sen gelince bahar gelir gülpembe
 Alay edercesine gülüyordu, karşımızda.
Gün ağarırken kafile yola çıktı. 
Sağlık Ocağı kurulalı şikayetler arttı. 
Gerçeği bilmeksizin konuşuyor, bizimki. 
Topladığı kirazları doyasıya yedik. 
  • Uyarı: "-a, -e" eki ile kurulan ulaçlar çoğunlukla tekrarlı biçimde kullanılır ancak ekin tek sözcükte tekrarlanmadan kullanıldığı da olur:
Dost dost diye nicesine sarıldım.
  • Uyarı: "-meden" eki ile kurulan ulaç, "-ma, -me" isim-fiil ekinin ayrılma durum eki almış hali ile karıştırmayınız:
Bu konuşmadan ben hiçbir şey anlamadım. (-ma + -dan) 
Doktorla konuşmadan kesin bir şey söyleyemem. (-madan, zarf-fiil) 
👉 Konu Kavrama Testi Çöz 

İlgili Sayfalar