1. Bu parçada geçen aşağıdaki sözcüklerden hangisi, sözcük türü bakımından ötekilerden farklıdır? (2003 ÖSS)
A) dikilecek B) konmuş C) durmadan D) örselenmiş E) gezinen
A) dikilecek B) konmuş C) durmadan D) örselenmiş E) gezinen
Fiilimsi grupları üçe ayrılır:
İsim-Fiil Grubu
Yolcuları havaalanına götürmek benim işim değildi.
Kitap okumayı alışkanlık haline getirmeliyiz.
Uzun bir ayrılıktan sonra sılaya dönüş bizim için çok zor oldu.
Denize karşı çay içmenin / zevki başkaymış.
Merkezin / hizmete açılışı yine ertelendi.
Sıfat-Fiil Grubu
Eli öpülesi kadındır, benim annem.
sıfat isim
O, ağaçların yapraklarını hiç dökmediği bir ülkedir.
sıfat isim
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
→ Tekkeyi bekleyen derviş...
Burada yaptıklarını kimse bilmiyor.
→ Burada yaptığı işleri...
Zarf-Fiil Grubu
Güneş batarken çıktık yola.
Bir yol olup giderdim anılara.
Masada iki tabak görünce anladım aslında.
Müzik başladığında bütün salon sessizliğe gömüldü.
Öldük, ölümden bir şeyler umarak
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz!
İlgili Sayfalar
Eylemlerden türeyerek isim, sıfat, zarf olabilen, yan cümlecik kurdukları için kısmen de eylem sayılan çift görevli sözcüklerdir:
Bir işe başlamak bitirmenin yarısıdır.
Görünen köy kılavuz istemez.
Araba devrilince yol gösteren çok olur.
Uyarı: Bir cümlede ya da paragrafta kaç eylemsi varsa o kadar yan cümlecik var demektir.
Eylemsiler, görevlerine göre üçe ayrılır:
1. İsim-fiiller (ad-eylem)
2. Sıfat-fiiller (ortaç)
3. Zarf-fiiller (ulaç, bağ-fiil)
Genel Özellikler
gör- > görmek, gören, görüp, görerek, görmeden, göre göre ...
sula- > sulamak, sulama, sulayan, sulayıp, sulamadan, sulayarak, sularken...
koştur- > koşturmak, koşturan, koşturup, koşturmadan, koştururken...
Müzik dinlemek insanı dinlendiriyor. (yan cümlecik özne görevinde)
Kendini ifade etmeyi pek beceremezdi. (yan cümlecik nesne görevinde)
En sevdiği şey çalışmaktı. (ek eylemin görülen geçmiş zamanı)
Çarşıda bizi görmeyen kalmadı.
Okumadığım kitap kalmadı.
Kürsüde konuşanı tanıyor musun?
Kitap okumayı çok severdi.
Konuklarımızı karşılamaya gidiyoruz.
Konuşmaktan pek hoşlanır.
Dışarıdan bağrışmalar geliyor.
Konuşmasından hoşlanmadık.
Mahalledeki evlerin yıkılması isteniyor. (yıkma > yıkılma)
İSİM - FİİLLER (Ad eylemler)
Bir iş, oluş ya da kılışın adıdır. Eylem kök veya gövdelerine "-me, -mek, -iş" ekleri getirilerek yapılır. İsim-fiiller şu özellikleri gösterir:
Onun yakından görmeyi çok isterdim.
Ben sana gülüm derim / Gülün ömrü uzamaya başlar
Şiir okuyuşunu hiç beğendim.
Siyaset konuşmaktan çekinirdi hep.
Sokaktan bağrışmalar geliyordu.
Uyarı: İsim-fiil yapan eklerden biri olan "- mek " eki ad durum eklerinden sadece -de ve -den ekini alır.
Onun gidişi hepimizi etkilemişti.
Çok çalışmanın karşılığını aldı.
Yaşama isteğini hiç kaybetmedi
Hafif yemekler tercih ettik. (isimleşmiş)
Kim kazanmışsa bu dünyada bir ekmek parası / Dostunun yüz karası düşmanının maskarası. (isimleşmiş)
SIFAT - FİİLLER (Ortaç)
Eylem kök ve gövdelerine -en, -( )r, -ecek, -miş, -dik, -esi ekleri getirilerek yapılır. Bu ekler ünlü uyumlarına göre değişir.
Genel Özellikleri:
"-en" Ekiyle Kurulanlar
konuş-an, sev-en, bekle-y-en
Dibi görünme-y-en sudan geçme.
Doğru söyle-y-en-i dokuz köyden kovarlar.
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
"-( )r ve Olumsuzu "-mez" Ekiyle Kurulanlar
İşe yarar bir ev buldum.
Koşar adım gelirdim yanına.
Bizleri güler yüzle karşıladılar.
Sözüne güvenilir insan olabilmekti, tüm mesele
Yüzüne bakılır bir insan değildi.
Gözle görülür bir başarı grafiği yakaladı.
Görünmez kaza dedikleri bu olsa gerek.
Unutulmaz günler geçirdik.
Bu iddiaya çocuklar bile gül-er. (geniş zaman kip eki)
Baharı andır-ır günler yaşıyoruz. (sıfat-fiil eki)
"-ecek" Ekiyle Kurulanlar
Söyleyecek söz bulmadık.
Laboratuvardan gelecek sonuçları bekliyoruz.
Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin. (sıfat-fiilin önündeki isim düşmüş)
Onun sana verebileceği öğüt ne olabilir ki?
Ödenecek bir sürü fatura var.
Bu öğrenciyle öğretmenler yakından ilgilenecek. (gelecek zaman kip eki)
Kendisiyle ilgilenecek birini arıyor. (sıfat-fiil eki)
"miş" Ekiyle Kurulanlar
Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi;
Gör-müş ve geçir-miş denizin kalbine sindi. (Yahya Kemal Beyatlı)
Olmuşa ve ölmüşe çare yok.
Geçmiş zaman olur ki Hayali cihan değer
Koyu renkli, dalgalı saçları omzuna dökülmüş. (geçmiş zaman kip eki)
Pişmiş aşa su katılmaz.(sıfat-fiil eki)
"dik" Ekiyle Kurulanlar
Pansiyona geldiğim zaman gün ağarmaya başlamıştı.
Bir ruh, benzerini bulduğu zaman akla danışmaya lüzum görmez.
Seçtiğimiz filmi beğenen çıkmadı.
Tanıdık bir simaya rastlayamadım.
Orada ne yaptığını ben buradan görüyorum.
Çalmadık kapı bırakmamışlar.
Babasının öldüğ-ü-n-ü henüz bilmiyor.
Söyledik-ler-im-i anlamıyorsun, sanırım. (Bu örnekte tamlayan durumundaki "benim" sözcüğü düşmüş.)
Hazırladığı raporu size gösterdi mi? (gelecek zaman)
Elleri çok üşüdüğü için hiçbir şey hissetmiyor. (şimdiki zaman)
Bu yemeği ne kadar çok sevdiğimi eşim iyi bilir. (geniş zaman)
"esi" Ekiyle Kurulanlar
Kör olası adam gitmedi, bir türlü.
Öpülesi yüzü daima güleçti.
ZARF-FİİLLER (bağ-fiil, ulaç)
Eylem ve kök ve gövdelerine "-ince, -meden, -dikçe, -a...-e, -eli, -erek, -r...-mez, -ip, -ken, -meksizin, -dığında, -esiye, -cesine" ekleri getirilerek yapılır. Bu ekler ünlü uyumlarına göre değişir.
Genel Özellikleri
Ödevini özen göstermeden hazırlamış.
Her şeyi satıp Aydın'da bir köye taşındı.
Görür görmez anlamıştı, işe yaramayacağını.
Yüzüme bakarak konuş, dedi.
Güle oynaya adliyeye gittiler.
Dura dura bir sel oldum, erenler.
Ağlarım hatırıma geldikçe gülüştüklerimiz.
Sen gelince bahar gelir gülpembe
Alay edercesine gülüyordu, karşımızda.
Gün ağarırken kafile yola çıktı.
Sağlık Ocağı kurulalı şikayetler arttı.
Gerçeği bilmeksizin konuşuyor, bizimki.
Topladığı kirazları doyasıya yedik.
Dost dost diye nicesine sarıldım.
Bu konuşmadan ben hiçbir şey anlamadım. (-ma + -dan)
Doktorla konuşmadan kesin bir şey söyleyemem. (-madan, zarf-fiil)
👉 Konu Kavrama Testi Çöz
İlgili Sayfalar