Tehzil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tehzil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Talebe Türküsü

Bizdik o imtihanın bütün heyecanı ile coşan
Bizdik o sabah ilk olarak imtihana koşan

Uçtuk mektep koridorlarında muvaffakiyet hevesiyle
Öğrenmiştik Afrika’yı çölüyle devesiyle

Hürriyet Kasidesi'ne Tehzil

Şair Eşref, Namık Kemal'in ünlü "Hürriyet Kasidesi" adlı şiirini tehzil yoluyla tekrar yazarak Hasbihâl adlı eserinde yayımlamıştır. 
Not: Tehzil, ünlü bir şiirin mizah maksadıyla yazılan benzeridir.
İşte o şiir:

Hasbihâl yahut Eşref ve Kemal

Otuz yıldan beri biz kestik ümidi selametten
Rezaletle çekilmek üzereyiz artık hükûmetten

(Biz otuz yıldan beri kurtuluştan ümidi kestik, rezaletle çekilmek üzereyiz artık hükümetten) 

Hafiyye oldu millet, fariğ oldu başka hizmetten,
Kuru bir iftira etmezse evladır ianetten

(Millet başka hizmetten vazgeçip hafiye oldu, kuru bir iftira etmezse 
yardım etmesinden iyidir.)

Gelir elbet nakise şanına millet hakir oldu
Silik beşlik gibi düştükçe düştü kadr-ı kıymetten

(Gelir elbet kusur şanına, millet silik bir beşlik gibi kıymetten düştükçe aşağılandı.)

Hamir-i mayesi bir semm-i katildir cevasisin
Halis olmaz hamiyyet-mend olanlar zehr-i mihnetten

(Casusun hamurunun mayası öldürücü 
bir zehirdir, kutsal değerleri koruma konusunda gayretli olanlar eziyetin zehrinden saf olmaz.)

Muini padişahın daim erbab-ı cinayettir,
Ocak söndürmeği şimdi sayarlar hüsn-ü hizmetten

(Padişahın yardımcısı daima katillerdir, ocak söndürmeyi şimdi güzel hizmetten sayarlar.) 

Olur ehli fesada iltihak etmiş diye mahkûm
Mükafatı budur erbab-ı azmin hüsn-ü şöhretten

(Azimli olanlar kötülük ehline katılmış diye şöhretin güzelliğinden mahkum olur (ki) mükafatı budur.)

Hükümet öldürür, tül-i hayata mail olsan da
Döğerken gardiyanlar kurtarır hıfz-ı emanetten

(Hükümet öldürür, uzun bir hayata eğilimin olsan da döverken gardiyanlar kurtarır emaneti saklamaktan.)

Ekâbir fırsatı fevt etti gitti, şimdi ahlâfın
Bir iş gelmez elinden, kurtuluş yoktur rezaletten

(İleri gelenler öldü gitti, şimdi haleflerin bir iş gelmez elinden, kurtuluş yoktur rezaletten)

Açıktır bab-ı mahbes ihtilaf-ı kavl-i millette
Eder menfa taaddüd ittihad-ı rey-i ümmetten

(Milletin söz ayrılığında hapishane kapısı açıktır, ümmetin fikir birliğinin çoğalmasından (ise) sürgün çıkar.)

Eğer bir zelzele olmazsa bir yer titremez amma,
Yürekler hoplamakta bizde fikdan-ı metanetten

(Eğer zelzele olmazsa bir yer titremez ama bizde yokluktan yürekler hoplamakta.)

Kaza izharı feyz etmez iken hala doğar hurşit
Utanmaz mı felek milletteki zaaf-u basiretten

(Musibetler ortaya çıkarken hâlâ doğar güneş utanmaz mı felek milletteki basiretin zayıflığından)

Nasıl zincire vurdu yirmi milyon şiri bir maymun,
Utansın şir-der-zincirler bend-i hakaretten

(Nasıl zincire vurdu yirmi milyon aslanı bir maymun, utansın zincire vurulan aslanlar hakaret zincirinden)

Kör olsun öyle bir yıldız ziyasıyle kamaşmış göz
Utansun yerde kalmış kabiliyetler tabiatten

(Kör olsun öyle bir yıldızın (Yıldız Sarayı) ışığı ile kamaşan göz(ler), utansın yerde kalmış yetenekler yaratılışlarından)

Neden Osmanlıyız bilmem ki biz Türk oğluyuz yahu!
Yalancı şahit olduk gitti bihûde şahadetten

(Neden Osmanlıyız bilmem ki biz Türk oğluyuz yahu boşuna yalancı şahit olduk.)

Eden çok ben gibi meyhanede dâvây-i hürriyet
Fakat tırnağını kessen kaçar meydân-ı gayretten

(Benim gibi hürriyet davasını meyhanede yapan çok fakat tırnağını kessen kaçar gayret meydanından.)

Umûmi bir hücum ettir ki celladı ezip geçsin,
Bizim evladımız da yoksa kurtulmaz esaretten

(Genel bir hücum ettir ki celladı ezip geçsin, bizim evladımız da yoksa kurtulmaz esaretten.)

Felek bir hızlı devretsin de bir yıldız sükût etsin
Benim yoktur ümidim başka bir cidd-i azimetten

(Dünya hızlı dönsün de bir yıldız (Yıldız Sarayı - II. Abdülhamit) sussun, benim başka bir ümidim yoktur.)

Vatan binahüda keştiye dönmüştür ki deryada
Delinmiş tekne batmak üzere emvacı musibetten

(Vatan kaptansız gemiye dönmüştür ki denizde delinmiş tekne batmak üzere felaket dalgalarından)

Meleklerden büyüktür mevkiim havf-ü rica bilmem
Teveccüh beklemem iş istemem bab-ı hükümetten

(Meleklerden büyüktür mevkiim ricanın korkusunu bilmem, ilgi beklemem, iş istemem hükümet kapısından)

Ne mümkün başka türlü bizce istihsal-i hürriyet
Çalış, hünkarı kaldır ortadan, hal'et hilafetten

(Ne mümkün başka türlü bizce hürriyeti elde etmek, çalış Hünkar'ı kaldır ortadan-hilafetten)

Civan-merdan-ı ümmetten hazer eyler mi ol zalim,
Elinden gelse helva yaptırır hûn-i hamiyetten

(Ümmetten cömert olanlar çekinirler mi (ki) o zalim (Padişah) elinden gelse helva yaptırır hamiyet kanından)

Yüzükler varsa da cevherli millette, büzük yoktur
Ezildikçe ezildik sadme-i kabusu sıkletten

(Yüzükler varsa da kıymetli millette büzük yoktur, ezildikçe ezildik musibet kabusunun ağırlığından)

Görün bir kere hurşidine ey didar-ı hürriyet
Cihan feyz ile tenvir edip kurtar esaretten

(Görün bir kere güneşine ey hürriyetin güzel yüzü cihanın bereketiyle nurlandırıp esaretten kurtar.) 

Resülallah ile Namık Kemal'in aşkına, ya Rab,
Şu bed-baht ümmeti artık uyandır hab-ı gafletten

(Ya Rab, Allah'ın Resulü ile Namık Kemal'in aşkına; şu bahtsız ümmeti uyandırır 
artık gaflet uykusundan) 

Hicviye

Şair Eşref
  • Divan şiiri nazım türü.
  • Bir kişiyi, yeri, düşünceyi ya da toplumun aksayan yönlerini iğneleyici, alaycı bir dille eleştiren manzumelerdir.
  • Divan edebiyatında mizah daha çok hicivden beslenmiştir. 
  • Halk edebiyatında taşlama, günümüzde ise yergi ya da satirik şiir olarak bilinir.
  • Hiciv, manzum ya da mensur olabilir. Ancak divan edebiyatında düzyazı şeklinde yazılan hiciv azdır.
  • İyi bir hicvin çağrışımlara açık, zarif ve ince düşünülmüş olması beklenir.

Tehzil

  • Ünlü bir şiirin mizah maksadıyla yazılan benzeri.
  • Nazirenin farklı bir türüdür. 
  • Tehzil, "hezl" adıyla da bilinir. Ancak hezl ya da hezliyât divan edebiyatında gülmece ve alay maksadıyla, edep dairesi içinde yazılmış eserlerin tamamını karşılayan genel bir terimdir.
  • Tehzil yoluyla kişiler ya da günlük olaylar mizahi yoldan eleştirilir.
  • Hicivde olduğu gibi eleştiriye ve abartmaya yer verilse de tehzilde amaç incitmek değildir. Tehzil, bu özelliğiyle hicivden ayrılır.
  • Tehzil için nükte esastır. Mizahi açıdan pek olgunlaşmamış bir tehzil bayağı ve soğuk düşer.
  • Daha çok ünlü gazel ve kasideler değiştirilerek yapılır.
  • Tehzilde nükte ve incelik esas olmakla beraber bazen kaba saba ifadelerin yer verildiği hakaret içeren örnekler de görülür.
  • Sadece manzum eserler değil mensur eserler de tehzil edilmiştir.
  • Divan edebiyatında Mürekkepçi Havayî ve Sürûrî hezliyâtlarıyla tanınmıştır.
  • Tehzil, Cumhuriyet döneminde altın devri yaşamıştır. Bu dönemde Fazıl Ahmet Aykaç (ö.1967) ve Halil Nihat Boztepe (ö.1949) tehzilleriyle ün kazanmış şairlerdir.