17 Mart 2020 Salı

Türk Destanlarındaki Motifler

Destan, bir milletin yaşamını derinden etkileyen olaylar sonunda halk arasında kendiliğinden oluşan uzun manzum eserdir. Destanlar halk gözüyle görülen, halk ruhuyla duyulan ve halk hayalinde masallaştırılan tarihlerdir. Türk destanları incelendiğinde ağaç, aslan, at, demir, geyik, ışık, kurt, mağara, ok-yay, yada taşı gibi bazı unsurların ortak olduğu görülmektedir. Aşağıda bu ortak motifler hakkındaki bilgiler, destanlardan alınan ilgili bölümlerle birlikte verilmiştir. 
Işık
  • Dinî bir motiftir.
  • Destan kahramanları ve onların eşleri çok defa kutsal bir ışıktan doğar.
  • Yaratılış destanında Tanrı Kayra (Kara) Han'a yaratma ilhamını veren Ak - Ana, ışıktan bir kadın hayalidir. Aynı destanda Tanrı Kayra Han'ın kendisi için yarattığı kat bir ışık alemidir.
"Daha hiçbir şey yokken Tanrı Karahan'la uçsuz bucaksız su vardır. Karahan'dan başka gören, sudan başka görünen yoktu. Ne toprak, ne sema, ne güneş, ne de ay vardı. Bütün tanrıların en büyüğü, varlıkların başlangıcı ve âdemoğlunun atası Tanrı Karahan'ın bu sudan âlemde canı sıkılıyordu. O, yalnızlık içinde düşünürken suda bir dalga oluştu ve Ak Ana  görünür oldu. Ak Ana Tanrı Karahan'a "Yarat" dedi ve yine suya gömüldü. Bunun üzerine Karahan kendisine benzer bir canlı yarattı ve ismine Kişi dedi."
  • Şaman inancında "Uçmak" olarak isimlendirilen ebedi saadet ülkesi Cennet de bir ışık alemidir.  
  • Oğuz Kağan Destanı'nda Oğuz'un evlendiği kadın gökten inen mavi bir ışıktan doğar:
Oğuz Kağan Tanrı’ya yakarırken
Karanlık bastı birden, bir ışık düştü gökten
Öyle bir ışık indi parlak aydan güneşten
Oğuz Kağan yürüdü yakına ışığın
Oturduğunu gördü ortasında bir kızın
  • Yine Oğuz Kağan Destanı'nda Oğuz ordularına yol gösteren kurt, Oğuz'un çadırına inen bir ışıktan doğmuştur.
  • Uygurların benimsediği Maniheizm tanrısı da ışık tanrısıdır.
  • Uygur destanında Bögü Kağan ile dört kardeşinin gökten inen bir ışıktan yaratıldığı  anlatılmaktadır.

    Ağaç
  • Hemen her Türk destanında görülen bir motiftir.
  • İnsanoğlunun yaratılışı hakkındaki Türk düşüncesine göre Tanrı, yeryüzündeki dokuz insan cinsini, dokuz dallı bir ağacın gölgesinde barındırmıştır:
"Karahan daha sonra arzda yaşayacak başka adamlar yarattı. Dokuz dallı bir ağacı yerden bitirerek her bir dalın altında bir adam yarattı ki, bunlar, dünyadaki dokuz insan cinsinin atalarıdır." (Yaratılış Destanı'ndan)
  • Oğuz Kağan Destanı'nda Oğuz'un evlendiği ikinci karısı göl ortasında kutsal bir ağacın kovuğunda yaratılmıştır:
Ava gitmişti bir gün, ormanda Oğuz Kağan
Gölün ortasında bir tek ağaç uzuyordu.
Ağacın kovuğunda bir kız oturuyordu
Gözü gökten daha gök, bu bir Tanrı kızıydı
Irmak dalgası gibi, saçları dalgalıydı
Bir inci idi dişi, ağzında hep parlayan
Kurt - Bozkurt
  • Çevik ve güçlü bir hayvan olan kurt, Türk'ün yaşam ve savaş gücünü temsil eder.
  • Bozkurt soyundan geldiklerine inanan Türkler, destan kahramanlarını da bozkurtlara benzeterek betimlemiştir. Oğuz Kağan'ın tasviri yapılırken belinin kurt beline benzetilmesi bundandır.
  • Uygurlara ait Türeyiş Destanı’nda Tanrı, bir erkek kurt şeklinde yere inmiş, bir Türk hakanının kızı ile evlenmiş ve Uygur nesilleri böyle türemiştir:
"Eski Hun hükümdarlarından birinin çok güzel iki kızı vardı. O kadar güzeldiler ki Hunlar bu iki kızın da ancak tanrılarla evlenebileceklerine inanıyorlardı. Hükümdar da böyle düşündü. Kızlarını insanlardan uzak tutabilmek için ülkesinin kuzeyinde yüksek bir kule yaptırdı. Kızlarını bu kuleye bıraktı. Hükümdarın, kızlarıyla evlenmesi için yakarışlarla çağırdığı Tanrı nihayet bir bozkurt şeklinde geldi. Bu kızlarla evlendi. Bu evlenmeden doğan Dokuz Oğuz - On Uygur çocuklarının sesi Bozkurt sesine benzerdi. Bu çocuklar birer bozkurt ruhu taşıyarak çoğaldılar."
  • Göktürk destanlarında da Türklerin yeniden çoğalışları bu motife bağlanmıştır. Kurt, destanlarda Börteçine ve Asena adları ile bir sembol durumunu almıştır. Kurt anlamına gelen "Börteçine", Türkleri Ergenekon'dan çıkartan hakanın adıdır. Dişi kurt anlamına gelen "Asena" ise Bozkurt Destanı'nda "Ana Kurt" motifiyle görülür.
  • Oğuz Kağan Destanı'nda bir ışık içinden çıkarak Oğuz'la konuşan kurt, üç yerde  Oğuz ordusuna yol gösterir.

    Aslan
  • Aslan motifi güç, kuvvet, koruyuculuk ve taht sembolü olarak kullanılmaktadır.
  • Budist Türkler arasında Tanrıyı, hükümdarı ya da hükümdarın tahtını simgeler.
  • Çin kaynaklarında bazı Türk hükümdarlarının aslanlı tahtta oturduğu yazılmaktadır.
  • Türk sanatında kanatlı aslan tasvirleri göğe ait unsur olarak dikkat çeker.
  • Aslan motifi, Dede Korkut Hikayeleri'nin birçok yerinde geçmektedir:
"Hanım, ormandan bir aslan çıkar, at vurur, apul apul yürüyüşü adam gibi, at basıp kan sömürür."  (Basat'ın Tepegöz'ü Öldürmesi)
"Canavarlar başı aslandır, aslanla da oyun göstersin…”, “boğadan kurtuldu aslandan nice kurtula?" (Kanlı Koca oğlu Kanturalı) 
Geyik
  • Türk kültüründe kutsal olarak bilinen hayvanlardan biri de geyiktir. 
  • Bu nedenle Anadolu'nun çeşitli yerlerinde geyik avlamanın uğursuzluk getireceğine inanılır. Geyiğin kutsallığı nedeniyle geyik boynuzunun kimi evlerde uğur için duvara asıldığı bilinmektedir.
At
  • Göçebe kültürün etkisiyle öne çıkan bir motiftir.
  • Destanlarda kahramanların en büyük yardımcısıdır.
  • Gücünün Tanrı tarafından verildiğine inanılan bu atlar; göz açıp kapayıncaya kadar dağları, dereleri aşan, son derece akıllı, bilinmezden ses duyan, tehlikeyi önceden sezip haber veren olağanüstü varlıklardır.
  • Her birinin kendine özgü bir adı vardır.
  • Divan şiirinde atlar için yazılan kasidelere rahşiye denmektedir.
Ok ve Yay 
  • Daha çok destan kahramanının hüner ve maharetini sergilemek için bir vasıta olarak değer kazanır. Bu nedenle ok ve yay destan kahramanlarının kişiliğini değerlendiren milli bir motiftir.
Av avlayıp kuşlanan Gün ile Yıldız ve Ay,
Buldular yolda birden, som altından tam bir yay.
Sundular Oğuz Kağan’a, Kağan sevindi hem güldü
Aldı ve altın yayı kırarak üçe böldü.
Dedi: “Ey! Oğullarım kullanın bir yay gibi,
Oklarınız erişsin, göğe değin bu yay gibi!”
Av avlanıp, kuşlanan, Dağ ile Deniz ve Gök,
Buldular yolda birden, som altından tam üç ok,
Sundular Oğuz Kağan’a, Han sevindi, hem güldü
Aldı üç gümüş oku kırarak üçe böldü,
Dedi: “Ey! Oğullarım, sizlerin olsun bu ok,
Yay atmıştı onları, olsun sizde birer ok
Maden İsimleri 
  • Destanlarda dikkati çeken bir başka unsur da maden isimleridir. Altın, gümüş, demir ve bakır destanlarda öne çıkan madenlerdir. 
  • Destanların içinde madenin ön plana çıktığı en önemli destan ise Ergenekon'dur:
"Ergenekon'dan çıkmak için bir yol aramaya başladılar, bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki: "Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kata benzer. Madenin demirini eritsek bir yol olurdu."Hep birlikte gidip demir madenini gördüler. Demircinin sözlerini de beğendiler. Dağın geniş yerine bir kat odun bir kat kömür dizdiler. Daha sonra dağın üstünü, arka yanını, öte yanını beri yanını bir sıra odun bir sıra kömürle doldurduktan sonra yetmiş deriden yetmiş körük yapıp yetmiş yerde kurdular, odunlarla kömürleri ateşleyip körüklediler.Tanrının yardımı ve izniyle ateş kızdı. Kızdıkça demir dağın demiri erimeye başladı, eriyip akıverdi. Dağ delindi, yüklü bir deve geçebilecek kadar yol oldu."
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynak
  • Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Nihat Sami Banarlı
  • Diğer kaynaklar için "Kaynakça" sayfamıza bakınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.