1. Yukarıda boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi gerekir? (2006)
A) Zavallı Çocuk – özgün – bir – beğenildiği – yayıldığı
B) Afife Anjelik – yeni – son – bilinmediği – tanınmadığı
C) Şair Evlenmesi – batılı – ilk – yazıldığı – basıldığı
D) Hasan Mellah – bilinen – gerçek – övüldüğü – yerildiği
E) Aşk-ı Memnu – modern – klasik – okunduğu – sevildiği
A) Zavallı Çocuk – özgün – bir – beğenildiği – yayıldığı
B) Afife Anjelik – yeni – son – bilinmediği – tanınmadığı
C) Şair Evlenmesi – batılı – ilk – yazıldığı – basıldığı
D) Hasan Mellah – bilinen – gerçek – övüldüğü – yerildiği
E) Aşk-ı Memnu – modern – klasik – okunduğu – sevildiği
1 / Açıklama
Aranan eser, bir piyes olduğuna göre D ve E seçenekleri elenebilir çünkü ikisi de roman.
Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı Zavallı Çocuk, ilk kez 1873’te yayımlanıp 1874'te sahnelenmiştir.
1870 tarihli Afife Anjelik, Recaizade Mahmut Ekrem'in yazdığı ilk oyundur. Eserin konusu Batı kaynaklı bir efsaneden alınmıştır.
Şinasi tarafından 1859'da kaleme alınan "Şair Evlenmesi" ise Batılı tarzda Türkçe kaleme alınan ilk oyundur. Oyun, 1860'ta Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde yayımlanmıştır.
Türk tiyatro tarihinde sahneye konulan ilk Türkçe oyun ise Namık Kemal tarafından 1872'de yazılan Vatan yahut Silistre'dir.
2 / Açıklama
Tercüman-ı Ahvâl ve Tasvir-i Efkâr resmî değil, özel gazetelerdir.
İlk resmî gazete ise Takvim-i Vekayi'dir. Tanzimat Fermanı'ndan önce,1831'de yayın hayatına başlayan gazete, II. Mahmut’un isteğiyle, hükumetin icraatlarını halka anlatmak düşüncesiyle kurulmuştur.
3 / Açıklama
Celâleddin Harzemşah, Namık Kemal’in on altı perdelik tarihî oyunudur (1885). Sanatçı, eserin ön sözünde (mukaddime) edebiyat ve tiyatro ile ilgili görüşlerini açıklamıştır. Tiyatroyu faydalı bir eğlence olarak gören de odur. İki roman yazan sanatçının altı da oyunu vardır. Ziya Paşa'nın yerine Namık Kemal yazmak hatayı düzeltecektir.
Cevap A
4 / Açıklama
Sergüzeşt, Samipaşazâde Sezâi’nin; Zehra ise Nabizâde Nazım’ın eseridir.
Cevap D
5. Şinasi’nin, edebiyatımızda gerçekleştirdikleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur? (2007)
A) Halk için roman yazma hareketini başlatmıştır.
B) Dilde sadeleşme hareketine öncülük etmiştir.
C) La Fontaine'den çeviriler yapmıştır.
D) İlk özel gazeteyi çıkarmıştır.
E) İlk tiyatro yapıtını yazmıştır.
5 / Açıklama
Şinasi, Tanzimat edebiyatının öncüsü ve kurucu ismidir. Edebiyatımızda birçok ilki gerçekleştirse de roman türünde eseri yoktur.
Cevap A
Tanzimat’ın ilk kuşağını oluşturan Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal ve Ahmet Mithat bu dönemin toplumsal yaşamını değişik ölçülerde edebiyata yansıtmaya çalışmıştır. İlk kuşaktan sonra, ..., ..., ..., .... oluşan ikinci kuşak, bu toplumsal sanat anlayışını arka plana atarak daha çok “insan”ı ve onun kişisel serüvenini ele almıştır.
6. Bu parçada verilen bilgilere göre boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (2008)
A) Tevfik Fikret – Cenap Şehabettin – Ali Ekrem – Süleyman Nazif’ten
B) Halit Ziya – Mehmet Rauf – Hüseyin Cahit – Ahmet Şuayıb’dan
C) Rıza Tevfik – Mehmet Emin – Mehmet Âkif – Muallim Naci’den
D) Recaizâde Ekrem – Abdülhak Hâmit – Samipaşazâde Sezai – Nabizâde Nâzım’dan
E) Yahya Kemal – Halide Edip – Yakup Kadri – Refik Halit’ten
6 / Açıklama
Tanzimat ikinci dönem sanatçıları: Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazâde Sezai, Nabizade Nazım, Muallim Naci
(I) Tanzimat Dönemi tiyatrosunda çeşitli konular işlenir. (II) İşlenilen konular, genellikle toplumsal boyutlu nitelikler taşır. (III) Örneğin Namık Kemal’in Zavallı Çocuk ve Gülnihal adlı yapıtlarında vatan konusu işlenmiştir. (IV) Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Mithat, Abdülhak Hamit, Teodor Kasap gibi sanatçılar da tiyatro alanında yapıtlar ortaya koymuşlardır. (V) Bu alanda ürün verenler klasisizm ve romantizm akımlarının etkisinde kalmıştır.
8. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır? (2010)
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
8 / Açıklama
III — Zavallı Çocuk oyununda Namık Kemal, genç kızların aileleri tarafından tanımadıkları, sevemeyecekleri kimselerle evlenmeye zorlanmalarını konu almıştır. Oyunun vatan temasıyla ilgisi yoktur.
Cevap C
..., Tasvir-i Efkâr’da yayımlanan “Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazâtı Şâmildir” adlı makalesinin ... Dönemindeki dil anlayışını belirleyecek düzeyde bir içeriği vardır.
9. Bu cümlede boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri sırasıyla getirilmelidir? (2010)
A) Namık Kemal’in – Millî Edebiyat
B) Şinasi’nin – Tanzimat
C) Recaizade Mahmut Ekrem’in – Servet-i Fünûn
D) Tevfik Fikret’in – Fecr-i Âtî
E) Yahya Kemal Beyatlı’nın – Cumhuriyet
9 / Açıklama
Makale, Namık Kemal'e aittir. Makalede öne çıkan düşünce ise yazı dili ile konuşma dili arasındaki uçurumdur. Kemal, bunun için yazı dilinin düzenlenmesini ve konuşma diline yakınlaştırılmasını ister. Makaledeki görüşler Millî Edebiyat Dönemi'ndeki (1911-1923) dil anlayışına temel oluşturacak düzeydedir.
Cevap A
I. Sergüzeşt
II. Araba Sevdası
III. Felâtun Beyle Râkım Efendi
IV. Mâî ve Siyah
V. Mürebbiye
10. Yukarıdaki yapıtlardan hangilerinde Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasının yarattığı sonuçlar işlenmiştir? (2010)
10 / Açıklama
Araba Sevdası ile Felâtun Bey'le Râkım Efendi romanlarının ana teması yanlış Batılılaşmadır. Araba Sevdası'nda yanlış Batılılaşma züppe bir mirasyedi tipi üzerinden anlatılır. Felâtun Bey'le Râkım Efendi adlı romanda ise aynı tema iki zıt tip üzerine kurgulanmıştır.
Sergüzeşt ve Mai ve Siyah yanlış Batılılaşmayı işleyen romanlar değildir.
Sergüzeşt, esaret temasını konu alan bir romandır.
11 / Açıklama
Hakimane (hikemi tarz) şiir; düşünceye dayalı, hikmetli sözler söyleme anlayışıdır. Bu tür sorularda beyitlerin tamamını günümüz Türkçesine çevirmekle uğraşmak sadece zaman kaybı olacaktır. Beyitte kolayca anlaşılabilir olan bölüm ya da dize hakimane üslubu görebilmek için yeterlidir. Bu tarz şiirde amaç okuyucuyu uyarmak, düşündürmek, aydınlatmak ve doğru olanı göstermeye çalışmaktır.
İlk Türk romancıları, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın belirttiği gibi “romancı muhayyilesiyle doğmuş” yazarlar değildi. Bu türde verdikleri ürünler, ister istemez deneyim eksikliğinin izlerini taşıyordu. Bu yüzden roman kalıbını yeni bir ortama uyarlamanın sıkıntısını da yaşıyorlardı. ... adlı romanı, bunun ilk örneğidir.
13 / Açıklama
Parça "ilk örneğidir" diye bittiğine göre sorulan ilk yerli romandır. İlk yerli romanımız ise Şemsettin Sami tarafından yazılan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'tır.
Acıklı bir aşk hikayesini anlatan eser, roman türünde ilk deneme olmasının getirdiği bazı acemilikler nedeniyle teknik bakımdan kusurludur.
Cevap C
Namık Kemal, (I) Zavallı Çocuk’ta, genç bir kızın kendisinden oldukça yaşlı biriyle görücü yoluyla evlendirilmesine karşı çıkışını; (II) Akif Bey’de, vatan sevgisinin kişisel mutluluktan önce geldiğini; (III) Gülnihal’de, baskıya karşı duyduğu tepkiyi; (IV) Cezmi’de, Kırım Hanı Adil Giray’ın yaşamını; (V) Celalettin Harzemşah’ta İslam birliği düşüncesini anlatır.
14. Bu parçada Namık Kemal’in numaralanmış yapıtlarından hangisi tür bakımından ötekilerden farklıdır? (2011)
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
14 / Açıklama
Zavallı Çocuk, Akif Bey, Gülnihal ve Celalettin Harzemşah tiyatro eseridir. Cezmi ise Namık Kemal'in iki romanından biridir.
Cevap D
15 / Açıklama
Şinasi, Abdülhak Hamit Tarhan ve Muallim Naci'nin roman türünde eseri yoktur. Parçada "romanlarında" ibaresi geçiyor ancak Recaizade Mahmut Ekrem sadece bir roman (Araba Sevdası) yazmıştır.
17 / Açıklama
Parçada sözü edilen roman Sergüzeşt'tir. Esareti konu alan romanın yazarı Sami Paşazâde Sezai'dir. Eser, romantizmden realizme geçiş özelliği gösterir.
Cevap A
18. Bir eleştirmenin, Abdülhak Hamit Tarhan'ın edebiyatımızdaki yerini ve kişiliğini değerlendirirken verdiği aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? (2012)
18 / Açıklama
Nağme-i Seher adlı eserin divan şiiri tarzında yazılan şiirlerinden oluştuğu doğrudur. Ancak eserin sahibi Abdülhak Hamit'in değil, Recaizade Mahmut Ekrem'dir.
Cevap E
Ziya Paşa’nın Avrupa dönüşü yayımladığı eser, Tanzimat yazarlarının hiç değilse yeni edebiyat kökleşene kadar unutturmaya çalıştıkları divan şiirini tekrar diriltebilir düşüncesiyle Namık Kemal tarafından amansızca tenkit edildi. Eser çıktığı zaman Magosa’da sürgünde bulunan Namık Kemal, edebiyatta yenilik yapma yolunda arkadaşı olan Ziya Paşa’nın, böyle birdenbire güçlükle yapılanları da yıkabilecek bir eser çıkarmasına haklı olarak içerledi. Ama bu öfkesini, asabi bir yazı şeklinde değil, eserin yanlışlarını bir bir göstererek sağlam, inandırıcı, mantığa dayanan güçlü bir eleştiri halinde ortaya koydu.
19. Bu parçada Ziya Paşa’nın sözü edilen eseri aşağıdakilerden hangisidir? (2013)
A) Şiir ve İnşa B) Zafername C) Terkibibent D) Harabat E) Rüya
19 / Açıklama
Parçada sözü edilen eser Harabat'tır. Harabat, üç ciltlik bir divan şiiri antolojisidir. Ziya Paşa, Şiir ve İnşa makalesinde divan edebiyatını millî bir edebiyat olarak görmediğini söylese de bu makaleden altı yıl sonra hazırladığı antolojinin ön sözünde bu fikirlerin tam tersini savunmuştur. Namık Kemal ise Ziya Paşa'yı art arda iki yazı yazarak eleştirmiştir (Tahrib-i Harabat ve Takip).
Cevap D
20. Aşağıdaki yargılardan hangisi, Tanzimat Dönemi öykü ve romanlarının özelliklerinden biri değildir? (2013)
A) Genellikle saray ve çevresindeki insanların kural tanımaz tutum ve uygulamaları dile getirilmiştir.
20 / Açıklama
Tanzimat Dönemi öykü ve romanında yazarlar genellikle sosyal konular üzerinde durmuştur. Dönemin öne çıkan temaları ise şunlardır: yanlış Batılılaşma, esaret, görücü usulü ile evlilik, günlük hayat ve tarihî olaylar... Saray ve çevresi ise bu dönem romanlarına konu olmamıştır.
Cevap A
21. Aşağıda verilen eserlerin ait olduğu edebî türlerin hangisinde, Tanzimat’tan önceki dönemde eser verilmemiştir? (2014)
A) Hürriyet Kasidesi
B) Yurttan Yazılar
C) Terkibibent
D) Vatan Şarkısı
E) Kırık Hayatlar
21 / Açıklama
Hürriyet Kasidesi, Terkibibent ve Vatan Şarkısı şiir türüne, Yurttan Yazılar gezi türüne, Kırık Hayatlar ise roman türüne örnektir. Tanzimat'tan önce örneği olmayan tür ise romandır. Roman türü -tıpkı tiyatro gibi- edebiyatımıza Tanzimat edebiyatıyla girmiştir.
22. Tanzimat Dönemi'nde aşağıdaki sanatçılardan hangisinin, divan edebiyatına karşı eleştirel bir tavır aldığı söylenemez? (2014)
A) Şinasi
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Ziya Paşa
D) Namık Kemal
E) Muallim Naci
22 / Açıklama
Muallim Naci, şiirdeki yenileşmede, eski ile bağların koparılmasından yana değildir. Türk edebiyatındaki çağdaşlaşmanın eski edebiyatımız (divan şiiri) ile Batı edebiyatının seçkin eserlerinin örnek alınmasıyla mümkün olabileceğini düşünür. Hatta Batılı tarzda da oldukça başarılı örnekler vermiştir. Buna rağmen sanatçının divan şiirine eleştirel bir tavrı yoktur.
Cevap E
23 / Açıklama
Parçada sözü edilen dönem Tanzimat'tır. Yazarlar roman türünü kullanarak halkı eğitmek ve doğruları göstermek isterler. Şıklarda verilen eserlerden Tanzimat Dönemi'ne ait tek eser ise Namık Kemal'in kaleme aldığı Cezmi'dir.
Sürekli bir “değişme” ihtiyacı duyan ..., bir düzen ve denge düşüncesinden uzaktır. Bu düzensizlik, onun mizacının ve sanatının en belirgin özelliğidir. Onun şiirlerinde hem biçim ve içerik hem de dil bakımından yenilikler dikkat çeker. O, Tanzimat Dönemi’nin en renkli şairidir. Hayal gücünün zenginliği, duygularının çeşitliliği ve tabiata duyduğu ilgi, onun Tanzimat’tan sonraki Türk edebiyatının lirik şairleri arasında anılmasını da sağlamıştır. Özellikle eşinin ölümü üzerine yazdığı şiiri, hafızalarda önemli bir yer edinmiştir.
28. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2017)
A) İbrahim Şinasi
B) Namık Kemal
C) Ziya Paşa
D) Abdülhak Hamit Tarhan
E) Recaizade Mahmut Ekrem
28 / Açıklama
Parçada sözü edilen şair, Abdülhak Hamit Tarhan'dır. Tezatlar Şairi (düzen ve denge düşüncesinden uzak) olarak da tanınır. Tanzimat şiirindeki Batılılaşmanın asıl ihtilalcisi (hem biçim ve içerik olarak yeni) odur. Şiirde aşk, tabiat, ölüm temalarını lirik bir anlatımla ele almıştır. 1885 yılında ilk eşi Fatma Hanım'ın ölümü nedeniyle ölüm karşısında duyduğu ıstırabı, isyanı, çaresizliği Makber başta olmak üzere arka arkaya yayımladığı üç eserle dile getirmiştir. Diğer iki kitap Ölü ve Hacle'dir.
Cevap D
29. Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eseriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? (2018)
A) Kişiler, eğitim düzeylerine göre konuşturulmuştur.
29 / Açıklama
Şair Evlenmesi, görücü usulü ile evlenmenin sakıncaları üzerine yazılmıştır. Eser, tek perdelik bir töre komedisidir.
Cevap D
Yazar, bu romanda kıskançlık konusunu ele alır. Eser, yazarın ölümünden sonra arkadaşı Mahmud Sadık tarafından Servet-i Fünûn dergisinde yayımlanmıştır. Edebiyatımızda natüralizm akımının etkilerinin görüldüğü ilk roman olarak kabul edilir. Romanın başlangıcında iki aile vardır: Eşini kaybetmiş, kızıyla beraber oturan Şevket Efendi’nin ailesi ve babasını birkaç sene evvel kaybetmiş, annesi Münire Hanım’la birlikte oturan Suphi’nin ailesi.
30. Bu parçada söz edilen yazar ve eseri aşağıdakilerden hangisidir?(2018)
A) Namık Kemal - İntibah
B) Recaizade Mahmut Ekrem - Araba Sevdası
C) Ahmet Mithat Efendi - Felâtun Bey ile Râkım Efendi
D) Sami Paşazade Sezai - Sergüzeşt
E) Nabizade Nazım – Zehra
30 / Açıklama
Tanzimat edebiyatının ikinci dönem ürünü olan Zehra, çevre tasvirlerinde ve kahramanlarını çevrelerine uygun işleme konusunda dönemine göre başarılıdır. Bu açılardan roman natüralizmden izler taşır (ilk natüralist roman / roman denemesi). Eser, bir anlamda kıskançlığın romanıdır.
Cevap E
31 / Açıklama
Fransız komedi yazarı Moliere'den yaptığı tercüme ve uyarlamalarla ünlü sanatçımız Ahmet Vefik Paşa'dır. Bursa'da valilik yaptığı sırada kurduğu tiyatro ise Anadolu’da kurulan ilk tiyatrodur.
Cevap D
32 / Açıklama
Bırakılan boşluğa gelmesi gereken eser, Vatan yahut Silistre'dir. Oyunda Silistre Kalesi’nin kurtarılması için askerin gösterdiği fedakârlık ve kahramanlıklar bir aşk macerası çevresinde anlatılır.
Cevap D
33 / Açıklama
Romandaki alafranga züppe tip, Felatun Bey'dir. Felatun Bey; tembel, cahil ve gösteriş budalası biridir. Tek yapabildiği, en moda giysiler ve yarım yamalak Fransızcasıyla Beyoğlu'nda gezmektir. Felâtun, roman boyunca kendisini zor ve komik durumlara düşürüp sık sık cehaletini gözler önüne serer. Kendisine hatırı sayılır bir miras kalsa da bütün parasını kısa sürede tüketecektir. Felatun Bey'in bu hâline en yakın dizeler ise B şıkkındadır.
Cevap B
34 / Açıklama
Soruda Batılılaşma çabasındaki züppe tipi sorulmuş. Buna göre Rakım Efendi'nin bulunduğu şıkları eleyebiliriz çünkü bu tip, Ahmet Mithat'ın Felatun Bey ile Rakım Efendi romanında Batılılaşmanın doğru örneği olarak verilmiştir.
Periveş ise başkahramanı Bihruz olan Araba Sevdası'nın kahramanlarından biridir. (Geriye iki şık kaldı) Ömer Seyfettin'in yazdığı Efruz Bey ise ikinci Meşrutiyet'ten Mütareke yıllarına kadar uzanan dönemi ele alır. Efruz Bey, zamanın ruhuna göre şekil alan sahte bir kahramandır. Eserde onun gibilerin yergisi yapılırken millî kimliğin ve bilgi birikiminin önemi öne çıkarılmaktadır.
Cevap A
35 / Açıklama
Parçada sözü edilen eser, Sergüzeşt'tir. Sami Paşazade Sezai tarafından kaleme alınan eser, esareti konu almaktadır. Eser, romantizmden realizme geçiş özelliği gösterir.
Cevap D
36 / Açıklama
Şıklarda verilen sanatçıların hepsinin tiyatro türünde eseri var. Ancak Abdülhak Hamit'in dışında manzum tiyatro yazan sanatçı yok. Eser isimleri dışında en büyük ipucu ise tiyatro eserlerinin sahnelenmeye uygun olmamasıdır.
Cevap D
37 / Açıklama
Tercüman-ı Ahvâl, Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılmıştır. Türkçe yayımlanan ilk özel gazetedir. Şinasi'nin bu gazetede yazdığı Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi ise edebiyatımızdaki ilk makale örneğidir. Sanatçının 1862'de çıkardığı Tasvir-i Efkâr ise ilkine göre daha etkili olmuştur. O zamana kadar dile getirilemeyen meşrutiyet, hürriyet gibi kavramlar ilk kez Tasvir-i Efkar’da kullanılmıştır. Şinasi, İstanbul’un kent olarak sorunları, yoksulların durumu gibi pek çok konuyu kamuoyunun gündemine taşımakla kalmamış, hükümetin dış politikasını da eleştirmiştir. Şinasi, 1865’te Tasvir-i Efkar’ı Namık Kemal’e bırakıp Fransa’ya gidecektir.
38 / Açıklama
Edebiyatımızda "üstat" olarak tanınan sanatçı Recaizade Mahmut Ekrem'dir. Sanatçı, hem Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesi) hem de Mekteb-i Mülkiyede edebiyat hocalığı yapmıştır. Şiirlerinin başlıca temaları aşk ve tabiattır. Ona göre güzel olan her şey şiirin konusudur.
Cevap D
Hüseyin: İstanbul’u anlatmak Türk edebiyatçıları için bir mihenk taşı olsa gerek. Hemen aklıma Nedim’in “Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl ü bahâdır / Bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır.” beyti geliyor.
39 / Açıklama
Boşluğa gelmesi gereken isim Tevfik Fikret'tir. Şair, "Sis" adlı şiirini polisin evini gözaltında tuttuğu bir şubat günü (1901) yazmıştır. Şiir; baştan sona karamsar, kötümser, İstanbul'a ve istibdat (II. Abdülhamit) devrine lanet okuyan bir şiirdir. Şiir, ilk yazıldığında basılmaz ancak elden ele dolaşarak ezberlenir. Şair, Meşrutiyet'in ilanından sonra Rücu adlı şiir ile İstanbul'a ettiği bedduaları geri alacaktır.
Cevap A
"Eyvâh! Ne yer ne yâr kaldı / Gönlüm dolu âh u zâr kaldı" dizeleriyle başlayan "----", ölümün doğurduğu acıyı, öfkeyi, başkaldırıyı, şaşkınlığı, umutsuzluğu, özlemi, korkuyu ve yakarışı konu alır. ----, bu eserinde ölümün getirdiği çağrışımlarla varlık, ölümsüzlük, ahiret, ruh, bilgi gibi problemleri de irdeler.
40. Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2025)
A) Sahra - Abdülhak Hamit Tarhan
B) Ah Nijad - Recaizade Mahmut Ekrem
C) Hürriyet Kasidesi - Namık Kemal
D) Vaveyla - Namık Kemal
E) Makber - Abdülhak Hamit Tarhan
Şinasi tarafından 1859'da kaleme alınan "Şair Evlenmesi" ise Batılı tarzda Türkçe kaleme alınan ilk oyundur. Oyun, 1860'ta Tercüman-ı Ahvâl gazetesinde yayımlanmıştır.
Türk tiyatro tarihinde sahneye konulan ilk Türkçe oyun ise Namık Kemal tarafından 1872'de yazılan Vatan yahut Silistre'dir.
Cevap C
2.Tanzimat edebiyatıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır? (2006)
A) Makale, fıkra, deneme gibi Batıdan alınmış yazı türleri bu dönemde gazeteler aracılığıyla edebiyatımıza girmiştir.
B) Yeni nazım şekilleriyle birlikte divan edebiyatı nazım şekilleri de kullanılmıştır.
C) Ahmet Mithat, Şemsettin Sami bu dönemin romancılarındandır.
D) Vatan, millet, adalet, hürriyet gibi kavramlar bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.
E) Bu dönemde çıkan resmi gazeteler, Tercümân-ı Ahvâl ve Tasvîr-i Efkâr’dır.
A) Makale, fıkra, deneme gibi Batıdan alınmış yazı türleri bu dönemde gazeteler aracılığıyla edebiyatımıza girmiştir.
B) Yeni nazım şekilleriyle birlikte divan edebiyatı nazım şekilleri de kullanılmıştır.
C) Ahmet Mithat, Şemsettin Sami bu dönemin romancılarındandır.
D) Vatan, millet, adalet, hürriyet gibi kavramlar bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.
E) Bu dönemde çıkan resmi gazeteler, Tercümân-ı Ahvâl ve Tasvîr-i Efkâr’dır.
2 / Açıklama
Tercüman-ı Ahvâl ve Tasvir-i Efkâr resmî değil, özel gazetelerdir.
İlk resmî gazete ise Takvim-i Vekayi'dir. Tanzimat Fermanı'ndan önce,1831'de yayın hayatına başlayan gazete, II. Mahmut’un isteğiyle, hükumetin icraatlarını halka anlatmak düşüncesiyle kurulmuştur.
Cevap E
(I) Ziya Paşa, (II) tiyatroda (III) “eğlence” ile “sosyal fayda”yı birleştirip tiyatroyu (IV) “faydalı bir eğlence” olarak nitelendirmiştir. Onun tiyatro hakkındaki düşüncelerini bazı makaleleri ile (V) Celâleddin Harzemşah Mukaddimesi’nden öğrenmek mümkündür.
3. Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisinde bilgi yanlışı vardır? (2006)
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
3. Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisinde bilgi yanlışı vardır? (2006)
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
3 / Açıklama
Celâleddin Harzemşah, Namık Kemal’in on altı perdelik tarihî oyunudur (1885). Sanatçı, eserin ön sözünde (mukaddime) edebiyat ve tiyatro ile ilgili görüşlerini açıklamıştır. Tiyatroyu faydalı bir eğlence olarak gören de odur. İki roman yazan sanatçının altı da oyunu vardır. Ziya Paşa'nın yerine Namık Kemal yazmak hatayı düzeltecektir.
Cevap A
Türk edebiyatında Ahmet Mithat Efendi'nin (I) Felâtun Bey’le Rakım Efendi, Namık Kemal’in (II) İntibah, Samipaşazâde Sezâi’nin (III) Zehra, Recaizâde Mahmut Ekrem’in (IV) Araba Sevdası, Nabizâde Nazım’ın (V) Sergüzeşt isimli yapıtları sosyal içerikli romanlara örnek olarak gösterilebilir.
4. Yukarıdaki cümlede numaralanmış yapıtlardan hangileri birbiriyle yer değiştirirse bilgi yanlışı giderilmiş olur? (2007)
A) I. ile II. B) I. ile IV. C) II. ile III. D) III. ile V. E) IV. ile V.
4. Yukarıdaki cümlede numaralanmış yapıtlardan hangileri birbiriyle yer değiştirirse bilgi yanlışı giderilmiş olur? (2007)
A) I. ile II. B) I. ile IV. C) II. ile III. D) III. ile V. E) IV. ile V.
4 / Açıklama
Sergüzeşt, Samipaşazâde Sezâi’nin; Zehra ise Nabizâde Nazım’ın eseridir.
Cevap D
5. Şinasi’nin, edebiyatımızda gerçekleştirdikleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur? (2007)
A) Halk için roman yazma hareketini başlatmıştır.
B) Dilde sadeleşme hareketine öncülük etmiştir.
C) La Fontaine'den çeviriler yapmıştır.
D) İlk özel gazeteyi çıkarmıştır.
E) İlk tiyatro yapıtını yazmıştır.
5 / Açıklama
Şinasi, Tanzimat edebiyatının öncüsü ve kurucu ismidir. Edebiyatımızda birçok ilki gerçekleştirse de roman türünde eseri yoktur.
Cevap A
Tanzimat’ın ilk kuşağını oluşturan Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal ve Ahmet Mithat bu dönemin toplumsal yaşamını değişik ölçülerde edebiyata yansıtmaya çalışmıştır. İlk kuşaktan sonra, ..., ..., ..., .... oluşan ikinci kuşak, bu toplumsal sanat anlayışını arka plana atarak daha çok “insan”ı ve onun kişisel serüvenini ele almıştır.
6. Bu parçada verilen bilgilere göre boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilebilir? (2008)
A) Tevfik Fikret – Cenap Şehabettin – Ali Ekrem – Süleyman Nazif’ten
B) Halit Ziya – Mehmet Rauf – Hüseyin Cahit – Ahmet Şuayıb’dan
C) Rıza Tevfik – Mehmet Emin – Mehmet Âkif – Muallim Naci’den
D) Recaizâde Ekrem – Abdülhak Hâmit – Samipaşazâde Sezai – Nabizâde Nâzım’dan
E) Yahya Kemal – Halide Edip – Yakup Kadri – Refik Halit’ten
Tanzimat ikinci dönem sanatçıları: Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazâde Sezai, Nabizade Nazım, Muallim Naci
Cevap D
7.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özellikle Tanzimat Dönemine özgü bir kavram yoktur? (2010)
A) Memleket bitti yine bitmedi hâlâ sen ü ben
Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşmen
B) Olmuş insâna taasub bir onulmaz illet
Hüsn-i tedbîrin ile kurtulur andan millet
C) Felek her türlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin
Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten
D) Kanı ol gül gülerek geldiği demler şimdi
Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz
E) Ne efsûnkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyyet
Esîr-i aşkın olduk, gerçi kurtulduk esâretten
7 / Açıklama
Özellikle Tanzimat edebiyatının ilk dönemiyle hayatımıza giren kavram ve temalar şunlardır: kanun, hak, adalet, vatan, millet, hürriyet, memleket hâli... Bu dönem şiirinin en belirgin özelliği ise toplumcu olmasıdır.
7.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özellikle Tanzimat Dönemine özgü bir kavram yoktur? (2010)
A) Memleket bitti yine bitmedi hâlâ sen ü ben
Bize bu hâl ile bizden büyük olmaz düşmen
B) Olmuş insâna taasub bir onulmaz illet
Hüsn-i tedbîrin ile kurtulur andan millet
C) Felek her türlü esbâb-ı cefâsın toplasın gelsin
Dönersem kahpeyim millet yolunda bir azîmetten
D) Kanı ol gül gülerek geldiği demler şimdi
Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz
E) Ne efsûnkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyyet
Esîr-i aşkın olduk, gerçi kurtulduk esâretten
7 / Açıklama
Özellikle Tanzimat edebiyatının ilk dönemiyle hayatımıza giren kavram ve temalar şunlardır: kanun, hak, adalet, vatan, millet, hürriyet, memleket hâli... Bu dönem şiirinin en belirgin özelliği ise toplumcu olmasıdır.
A'da memleket hâli, B'de ve C'de millet, E'de hürriyet...
Cevap D
(I) Tanzimat Dönemi tiyatrosunda çeşitli konular işlenir. (II) İşlenilen konular, genellikle toplumsal boyutlu nitelikler taşır. (III) Örneğin Namık Kemal’in Zavallı Çocuk ve Gülnihal adlı yapıtlarında vatan konusu işlenmiştir. (IV) Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Mithat, Abdülhak Hamit, Teodor Kasap gibi sanatçılar da tiyatro alanında yapıtlar ortaya koymuşlardır. (V) Bu alanda ürün verenler klasisizm ve romantizm akımlarının etkisinde kalmıştır.
8. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır? (2010)
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
III — Zavallı Çocuk oyununda Namık Kemal, genç kızların aileleri tarafından tanımadıkları, sevemeyecekleri kimselerle evlenmeye zorlanmalarını konu almıştır. Oyunun vatan temasıyla ilgisi yoktur.
Cevap C
..., Tasvir-i Efkâr’da yayımlanan “Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazâtı Şâmildir” adlı makalesinin ... Dönemindeki dil anlayışını belirleyecek düzeyde bir içeriği vardır.
9. Bu cümlede boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri sırasıyla getirilmelidir? (2010)
A) Namık Kemal’in – Millî Edebiyat
B) Şinasi’nin – Tanzimat
C) Recaizade Mahmut Ekrem’in – Servet-i Fünûn
D) Tevfik Fikret’in – Fecr-i Âtî
E) Yahya Kemal Beyatlı’nın – Cumhuriyet
9 / Açıklama
Makale, Namık Kemal'e aittir. Makalede öne çıkan düşünce ise yazı dili ile konuşma dili arasındaki uçurumdur. Kemal, bunun için yazı dilinin düzenlenmesini ve konuşma diline yakınlaştırılmasını ister. Makaledeki görüşler Millî Edebiyat Dönemi'ndeki (1911-1923) dil anlayışına temel oluşturacak düzeydedir.
Cevap A
I. Sergüzeşt
II. Araba Sevdası
III. Felâtun Beyle Râkım Efendi
IV. Mâî ve Siyah
V. Mürebbiye
10. Yukarıdaki yapıtlardan hangilerinde Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasının yarattığı sonuçlar işlenmiştir? (2010)
A) I. ve II. B) I. ve IV. C) II. ve III. D) III. ve V. E) IV. ve V.
Araba Sevdası ile Felâtun Bey'le Râkım Efendi romanlarının ana teması yanlış Batılılaşmadır. Araba Sevdası'nda yanlış Batılılaşma züppe bir mirasyedi tipi üzerinden anlatılır. Felâtun Bey'le Râkım Efendi adlı romanda ise aynı tema iki zıt tip üzerine kurgulanmıştır.
Sergüzeşt ve Mai ve Siyah yanlış Batılılaşmayı işleyen romanlar değildir.
Sergüzeşt, esaret temasını konu alan bir romandır.
Mai ve Siyah ise hayal kırıklığının romanıdır. Mai (mavi) hayali, siyah ise gerçekleri temsil etmektedir. Romantik ve hayalperest bir tip olan Ahmet Cemil ise bir anlamda Servetifünun neslinin bir sembolüdür.
Mürebbiye ise kendini mürebbiye olarak tanıtan ancak Parisli bir hayat kadını olan Anjel'in hikâyesidir. Bir Türk konağında çalışmaya başlayan Anjel, kısa sürede konaktaki sözde muhafazakar tüm erkekleri kendine âşık edecektir. Tanzimat Dönemi'nde eve yabancı uyruklu mürebbiye almak modadır. Bu uygulama bir müddet sonra sosyal statünün bir göstergesi hâline gelmiştir. Bu açıdan romanın Batılılaşma temasından uzak olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak şıklar mukayese edildiğinde Araba Sevdası ile Felâtun Bey'le Râkım Efendi romanlarındaki yanlış Batılılaşma teması Mürebbiye'ye göre daha ağır basmaktadır.
Cevap C
Mürebbiye ise kendini mürebbiye olarak tanıtan ancak Parisli bir hayat kadını olan Anjel'in hikâyesidir. Bir Türk konağında çalışmaya başlayan Anjel, kısa sürede konaktaki sözde muhafazakar tüm erkekleri kendine âşık edecektir. Tanzimat Dönemi'nde eve yabancı uyruklu mürebbiye almak modadır. Bu uygulama bir müddet sonra sosyal statünün bir göstergesi hâline gelmiştir. Bu açıdan romanın Batılılaşma temasından uzak olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak şıklar mukayese edildiğinde Araba Sevdası ile Felâtun Bey'le Râkım Efendi romanlarındaki yanlış Batılılaşma teması Mürebbiye'ye göre daha ağır basmaktadır.
Cevap C
Gerek sosyal gerekse metafizik konularda yazdığı şiirlerindeki ahlakçı ve filozofça tutumuyla Ziya Paşa, divan şiirindeki “hakimane” şiirin son temsilcisi ve halk filozofu ünvanını kazanmıştır. Bu tarz şiirlerinden birçok beyti ve dizesi, birer atasözü sağlamlığı ve sevimliliğiyle belleklerde yer etmiştir.
11.Bu parçadaki açıklamaya göre, aşağıda verilenlerden hangisinin Ziya Paşa’ya ait olduğu söylenemez? (2011)
A) İdrâk-i meâlî bu küçük akla gerekmez
Zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez
B) Nâ-merd olayım çarha eğer minnet edersem
Cevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın
C) Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
D) Pek rengine aldanma felek eski felektir
Zîrâ feleğin meşreb-i nâ-sâzı dönektir
E) Ne kaldı rûha teselli şarâbdan başka
Boğaz’da üç gecelik mâhtâbdan başka
A) İdrâk-i meâlî bu küçük akla gerekmez
Zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez
B) Nâ-merd olayım çarha eğer minnet edersem
Cevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın
C) Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
D) Pek rengine aldanma felek eski felektir
Zîrâ feleğin meşreb-i nâ-sâzı dönektir
E) Ne kaldı rûha teselli şarâbdan başka
Boğaz’da üç gecelik mâhtâbdan başka
11 / Açıklama
Hakimane (hikemi tarz) şiir; düşünceye dayalı, hikmetli sözler söyleme anlayışıdır. Bu tür sorularda beyitlerin tamamını günümüz Türkçesine çevirmekle uğraşmak sadece zaman kaybı olacaktır. Beyitte kolayca anlaşılabilir olan bölüm ya da dize hakimane üslubu görebilmek için yeterlidir. Bu tarz şiirde amaç okuyucuyu uyarmak, düşündürmek, aydınlatmak ve doğru olanı göstermeye çalışmaktır.
E'de böyle bir niyet olmadığı açıktır: "Ne kaldı ruha teselli şaraptan başka, Boğazda üç gecelik mehtaptan başka"
Ziya Paşa'nın birçok dizesinin günümüzde atasözü gibi kullanıldığı da unutulmamalıdır. Tıpkı "Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir / Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir." gibi.
Cevap E
12 / Açıklama
Parçada sözü edilen gazete Tercüman-ı Ahval'dir.
Ceride-i Havadis (1840) — Yarı resmî özellik gösteren ilk gazete
Takvim-i Vakayi (1831) — İlk resmî gazete
Tercüman-ı Hakikat (1878) — Gazeteyi kurup yöneten Ahmet Mithat’tır. 34 yıl kesintisiz yayımlanan gazete Ahmet Mithat’ın ölümünden sonra da çıkmaya devam etmiştir.
Tasvir-i Efkâr — Şinasi'nin çıkardığı ikinci gazetedir.
Cevap A
Cevap E
“Düzenlemeler” anlamına gelen “Tanzimat”, bir bakıma Osmanlı İmparatorluğu’nun bazı kurumlarıyla Batı’ya yönelişi demektir. Tanzimat Döneminde Batı’yı yakından tanımış, Batı uygarlığının önemini kavramış kimi Türk aydınları, yaşayış, bilim, sanat ve edebiyat yönünden Batı ile bağlantılar kurmuşlardı. 1860 yılında Agâh Efendi ile Şinasi’nin birlikte çıkardıkları ... adlı gazete ile Tanzimat edebiyatı başlamış oldu.
12. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2011)
A) Tercüman-ı Ahval
B) Ceride-i Havadis
C) Takvim-i Vakayi
D) Tercüman-ı Hakikat
E) Tasvir-i Efkâr
12. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2011)
A) Tercüman-ı Ahval
B) Ceride-i Havadis
C) Takvim-i Vakayi
D) Tercüman-ı Hakikat
E) Tasvir-i Efkâr
12 / Açıklama
Parçada sözü edilen gazete Tercüman-ı Ahval'dir.
Ceride-i Havadis (1840) — Yarı resmî özellik gösteren ilk gazete
Takvim-i Vakayi (1831) — İlk resmî gazete
Tercüman-ı Hakikat (1878) — Gazeteyi kurup yöneten Ahmet Mithat’tır. 34 yıl kesintisiz yayımlanan gazete Ahmet Mithat’ın ölümünden sonra da çıkmaya devam etmiştir.
Tasvir-i Efkâr — Şinasi'nin çıkardığı ikinci gazetedir.
Cevap A
İlk Türk romancıları, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın belirttiği gibi “romancı muhayyilesiyle doğmuş” yazarlar değildi. Bu türde verdikleri ürünler, ister istemez deneyim eksikliğinin izlerini taşıyordu. Bu yüzden roman kalıbını yeni bir ortama uyarlamanın sıkıntısını da yaşıyorlardı. ... adlı romanı, bunun ilk örneğidir.
13. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur? (2011)
A) Mehmet Rauf’un Eylül
B) Sami Paşazade Sezai’nin Sergüzeşt
C) Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talât ve Fıtnat
D) Ahmet Mithat Efendi’nin Felâtun Beyle Rakım Efendi
E) Mehmet Murat’ın Turfanda mı Yoksa Turfa mı
A) Mehmet Rauf’un Eylül
B) Sami Paşazade Sezai’nin Sergüzeşt
C) Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talât ve Fıtnat
D) Ahmet Mithat Efendi’nin Felâtun Beyle Rakım Efendi
E) Mehmet Murat’ın Turfanda mı Yoksa Turfa mı
13 / Açıklama
Parça "ilk örneğidir" diye bittiğine göre sorulan ilk yerli romandır. İlk yerli romanımız ise Şemsettin Sami tarafından yazılan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'tır.
Acıklı bir aşk hikayesini anlatan eser, roman türünde ilk deneme olmasının getirdiği bazı acemilikler nedeniyle teknik bakımdan kusurludur.
Cevap C
Namık Kemal, (I) Zavallı Çocuk’ta, genç bir kızın kendisinden oldukça yaşlı biriyle görücü yoluyla evlendirilmesine karşı çıkışını; (II) Akif Bey’de, vatan sevgisinin kişisel mutluluktan önce geldiğini; (III) Gülnihal’de, baskıya karşı duyduğu tepkiyi; (IV) Cezmi’de, Kırım Hanı Adil Giray’ın yaşamını; (V) Celalettin Harzemşah’ta İslam birliği düşüncesini anlatır.
14. Bu parçada Namık Kemal’in numaralanmış yapıtlarından hangisi tür bakımından ötekilerden farklıdır? (2011)
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
14 / Açıklama
Zavallı Çocuk, Akif Bey, Gülnihal ve Celalettin Harzemşah tiyatro eseridir. Cezmi ise Namık Kemal'in iki romanından biridir.
Cevap D
Onun için, edebiyat bir araçtır. Halkın kültürel düzeyini yükseltmek için, halkın anlayabileceği bir dille yazdıklarını biçimlendirir. Nitekim romanlarındaki öğreticiliğin özünde böyle bir kaygı vardır. Ayrıca romanlarında özellikle ahlak, toplumsal adalet kavramlarına ağırlık verir.
15. Bu parçada sözü edilen Tanzimat Dönemi sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir? (2011)
A) Şinasi
B) Ahmet Mithat Efendi
C) Abdülhak Hamit Tarhan
D) Muallim Naci
E) Recaizade Mahmut Ekrem
15. Bu parçada sözü edilen Tanzimat Dönemi sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir? (2011)
A) Şinasi
B) Ahmet Mithat Efendi
C) Abdülhak Hamit Tarhan
D) Muallim Naci
E) Recaizade Mahmut Ekrem
Şinasi, Abdülhak Hamit Tarhan ve Muallim Naci'nin roman türünde eseri yoktur. Parçada "romanlarında" ibaresi geçiyor ancak Recaizade Mahmut Ekrem sadece bir roman (Araba Sevdası) yazmıştır.
Tanzimat edebiyatında, "hâce-i evvel" (ilkokul öğretmeni), “Osmanlıyı okutan adam” ya da “yazı makinesi” olarak anılan Ahmet Mithat ise eserleriyle Türk halkının çağdaş medeniyete uymayan düşünüş ve yaşayış tarzını değiştirmeyi amaçlamıştır. Romanlarında olayın akışını keserek farklı türde bilgiler vermiştir. Yazar, eserlerini halkı eğitmek ve okuma zevki aşılamak için yazmıştır.
Cevap B
(I) Köy yaşayışını, köylülerin yaşadığı toplumsal sorunları konu edinir köy romanları. (II) Bu türde ilk örnek Nabizade Nâzım’ın Zehra adlı yapıtıdır. (III) Bunu Ebubekir Hâzım Tepeyran’ın Küçük Paşa’sı izlemiştir. (IV) Ancak gerçek anlamda köyü anlatan romanların yazılması 1950’lerden sonra başlar. (V) Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Dursun Akçam gibi romancılar gerçekçi ve gözlemci bir tutumla ağalık, topraksızlık, kan davası gibi sorunları ele almışlardır. (VI) Bunların yanı sıra Samim Kocagöz’ün Bir Çift Öküz’ü, Kemal Bilbaşar’ın Cemo ile Memo’su, Kemal Tahir’in Kör Duman’ı köy ve köylünün çeşitli sorunlarını anlatan romanlar arasında sayılabilir.
16. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır? (2011)
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
16 / Açıklama
Köy hayatını konu eden ilk roman, Zehra değil, Karabibik'tir. Antalya'nın Kaş İlçesine bağlı Beymelik köyünde geçen eser, kızıyla yaşayan bir çiftçinin günlük yaşamını ele almaktadır.
Cevap A
(I) Köy yaşayışını, köylülerin yaşadığı toplumsal sorunları konu edinir köy romanları. (II) Bu türde ilk örnek Nabizade Nâzım’ın Zehra adlı yapıtıdır. (III) Bunu Ebubekir Hâzım Tepeyran’ın Küçük Paşa’sı izlemiştir. (IV) Ancak gerçek anlamda köyü anlatan romanların yazılması 1950’lerden sonra başlar. (V) Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Dursun Akçam gibi romancılar gerçekçi ve gözlemci bir tutumla ağalık, topraksızlık, kan davası gibi sorunları ele almışlardır. (VI) Bunların yanı sıra Samim Kocagöz’ün Bir Çift Öküz’ü, Kemal Bilbaşar’ın Cemo ile Memo’su, Kemal Tahir’in Kör Duman’ı köy ve köylünün çeşitli sorunlarını anlatan romanlar arasında sayılabilir.
16. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir bilgi yanlışı vardır? (2011)
A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.
16 / Açıklama
Köy hayatını konu eden ilk roman, Zehra değil, Karabibik'tir. Antalya'nın Kaş İlçesine bağlı Beymelik köyünde geçen eser, kızıyla yaşayan bir çiftçinin günlük yaşamını ele almaktadır.
Cevap A
Konusu bir paşanın oğlu ile bir cariyenin aşk macerası olan ..., o zamanlar artık kapanmak üzere olan bir devrin cariyeli, köleli büyük konak hayatının Türk romanındaki en başarılı örneğidir. Sırf cariye olduğu için konak sahibinin oğlu ile evlenemeyen Dilber’in hayatı anlatılır bu romanda.
17. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yapıtlardan hangisi getirilmelidir? (2012)
A) Sergüzeşt B) Zehra C) İclâl D) Bir Hatıra E) Zavallı Kız
17. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki yapıtlardan hangisi getirilmelidir? (2012)
A) Sergüzeşt B) Zehra C) İclâl D) Bir Hatıra E) Zavallı Kız
17 / Açıklama
Parçada sözü edilen roman Sergüzeşt'tir. Esareti konu alan romanın yazarı Sami Paşazâde Sezai'dir. Eser, romantizmden realizme geçiş özelliği gösterir.
Cevap A
18. Bir eleştirmenin, Abdülhak Hamit Tarhan'ın edebiyatımızdaki yerini ve kişiliğini değerlendirirken verdiği aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? (2012)
A) Türk şiirini Batılılaştırma konusunda kurallar öne sürmekten çok, bunları yazdığı şiirlerle örneklendirme yolunu seçmiştir.
B) Tamamıyla klasik bir edebiyat kültürü ile yetişmiş; Tahran’dan döndükten sonra Şinasi, Namık Kemal ve Recaizade Mahmut Ekrem’i okumaya başlamış ve ilk yapıtlarını tiyatro türünde yazmıştır.
B) Tamamıyla klasik bir edebiyat kültürü ile yetişmiş; Tahran’dan döndükten sonra Şinasi, Namık Kemal ve Recaizade Mahmut Ekrem’i okumaya başlamış ve ilk yapıtlarını tiyatro türünde yazmıştır.
C) Batı şiirine özgü doğa betimlemelerinin bizde ilk örneklerine onun Sahra adlı yapıtında rastlanır.
D) Hayal gücünün enginliği, duygularının zenginliği yönünden o, Tanzimat sonrası edebiyatımızın lirik şairleri arasında yer alır.
E) Nağme-i Seher adlı kitapta topladığı ilk şiirlerinde divan şiirinden etkilendiği açıkça görülür.
D) Hayal gücünün enginliği, duygularının zenginliği yönünden o, Tanzimat sonrası edebiyatımızın lirik şairleri arasında yer alır.
E) Nağme-i Seher adlı kitapta topladığı ilk şiirlerinde divan şiirinden etkilendiği açıkça görülür.
18 / Açıklama
Nağme-i Seher adlı eserin divan şiiri tarzında yazılan şiirlerinden oluştuğu doğrudur. Ancak eserin sahibi Abdülhak Hamit'in değil, Recaizade Mahmut Ekrem'dir.
Cevap E
Ziya Paşa’nın Avrupa dönüşü yayımladığı eser, Tanzimat yazarlarının hiç değilse yeni edebiyat kökleşene kadar unutturmaya çalıştıkları divan şiirini tekrar diriltebilir düşüncesiyle Namık Kemal tarafından amansızca tenkit edildi. Eser çıktığı zaman Magosa’da sürgünde bulunan Namık Kemal, edebiyatta yenilik yapma yolunda arkadaşı olan Ziya Paşa’nın, böyle birdenbire güçlükle yapılanları da yıkabilecek bir eser çıkarmasına haklı olarak içerledi. Ama bu öfkesini, asabi bir yazı şeklinde değil, eserin yanlışlarını bir bir göstererek sağlam, inandırıcı, mantığa dayanan güçlü bir eleştiri halinde ortaya koydu.
19. Bu parçada Ziya Paşa’nın sözü edilen eseri aşağıdakilerden hangisidir? (2013)
A) Şiir ve İnşa B) Zafername C) Terkibibent D) Harabat E) Rüya
19 / Açıklama
Parçada sözü edilen eser Harabat'tır. Harabat, üç ciltlik bir divan şiiri antolojisidir. Ziya Paşa, Şiir ve İnşa makalesinde divan edebiyatını millî bir edebiyat olarak görmediğini söylese de bu makaleden altı yıl sonra hazırladığı antolojinin ön sözünde bu fikirlerin tam tersini savunmuştur. Namık Kemal ise Ziya Paşa'yı art arda iki yazı yazarak eleştirmiştir (Tahrib-i Harabat ve Takip).
Cevap D
20. Aşağıdaki yargılardan hangisi, Tanzimat Dönemi öykü ve romanlarının özelliklerinden biri değildir? (2013)
A) Genellikle saray ve çevresindeki insanların kural tanımaz tutum ve uygulamaları dile getirilmiştir.
B) Karakterler; doğal bireyler olmaktan çok, yazarın çizdiği, genellikle insana özgü karşıtlıkları simgeleyen kişilerdir.
C) Yüzyılın sonuna doğru köy, köylü sorunlarının konu olarak yer almaya başladığı görülür.
D) Ahmet Mithat’ın Felâtun Bey ile Rakım Efendi adlı eseri ile Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası adlı eserlerinde benzer konular işlenmiştir.
E) Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talât ve Fitnat’ı ilk romandır, ancak edebî değer taşıyan ilk roman Namık Kemal’in İntibah adlı eseridir.
D) Ahmet Mithat’ın Felâtun Bey ile Rakım Efendi adlı eseri ile Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası adlı eserlerinde benzer konular işlenmiştir.
E) Şemsettin Sami’nin Taaşşuk-ı Talât ve Fitnat’ı ilk romandır, ancak edebî değer taşıyan ilk roman Namık Kemal’in İntibah adlı eseridir.
20 / Açıklama
Tanzimat Dönemi öykü ve romanında yazarlar genellikle sosyal konular üzerinde durmuştur. Dönemin öne çıkan temaları ise şunlardır: yanlış Batılılaşma, esaret, görücü usulü ile evlilik, günlük hayat ve tarihî olaylar... Saray ve çevresi ise bu dönem romanlarına konu olmamıştır.
Cevap A
21. Aşağıda verilen eserlerin ait olduğu edebî türlerin hangisinde, Tanzimat’tan önceki dönemde eser verilmemiştir? (2014)
A) Hürriyet Kasidesi
B) Yurttan Yazılar
C) Terkibibent
D) Vatan Şarkısı
E) Kırık Hayatlar
21 / Açıklama
Hürriyet Kasidesi, Terkibibent ve Vatan Şarkısı şiir türüne, Yurttan Yazılar gezi türüne, Kırık Hayatlar ise roman türüne örnektir. Tanzimat'tan önce örneği olmayan tür ise romandır. Roman türü -tıpkı tiyatro gibi- edebiyatımıza Tanzimat edebiyatıyla girmiştir.
Cevap E
Ek Bilgiler
Hürriyet Kasidesi — Hürriyet Kasidesi içerik olarak -soyut bir kavrama övgü- klasik kasideden farklıdır. Hatta şekil olarak da birtakım farklılıklar gösterir. Örneğin klasik kasidedeki bölümler bu şiirde yoktur.
Yurttan Yazılar — İsmail Habib Sevük'ün gezi türündeki eseridir. Şiir gibi gezi (seyahatname) de edebiyatımıza Tanzimat'la girmiş bir tür değildir. Seydi Ali Reis (1498 - 1562) tarafından yazılan Mir’at-ül Memalik ise edebiyatımızda seyahat türünün ilk örneğidir.
Terkibibent — Ziya Paşa'nın Bağdatlı Ruhi'ye nazire olarak yazdığı şiirdir. Esere adını veren Terkibibent, aynı zamanda bir divan şiiri nazım şeklidir.
Vatan Şarkısı — Vatan Şairi olarak tanınan Namık Kemal'in ünlü şiiridir.
Kırık Hayatlar — Halit Ziya Uşaklıgil'in romanıdır.
Yurttan Yazılar — İsmail Habib Sevük'ün gezi türündeki eseridir. Şiir gibi gezi (seyahatname) de edebiyatımıza Tanzimat'la girmiş bir tür değildir. Seydi Ali Reis (1498 - 1562) tarafından yazılan Mir’at-ül Memalik ise edebiyatımızda seyahat türünün ilk örneğidir.
Terkibibent — Ziya Paşa'nın Bağdatlı Ruhi'ye nazire olarak yazdığı şiirdir. Esere adını veren Terkibibent, aynı zamanda bir divan şiiri nazım şeklidir.
Vatan Şarkısı — Vatan Şairi olarak tanınan Namık Kemal'in ünlü şiiridir.
Kırık Hayatlar — Halit Ziya Uşaklıgil'in romanıdır.
22. Tanzimat Dönemi'nde aşağıdaki sanatçılardan hangisinin, divan edebiyatına karşı eleştirel bir tavır aldığı söylenemez? (2014)
A) Şinasi
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Ziya Paşa
D) Namık Kemal
E) Muallim Naci
22 / Açıklama
Muallim Naci, şiirdeki yenileşmede, eski ile bağların koparılmasından yana değildir. Türk edebiyatındaki çağdaşlaşmanın eski edebiyatımız (divan şiiri) ile Batı edebiyatının seçkin eserlerinin örnek alınmasıyla mümkün olabileceğini düşünür. Hatta Batılı tarzda da oldukça başarılı örnekler vermiştir. Buna rağmen sanatçının divan şiirine eleştirel bir tavrı yoktur.
Cevap E
Soru: Cevap Ziya Paşa olamaz mı?
Cevap: Ziya Paşa, teknik bakımdan divan şiiri ve estetiğine bağlıdır. Ancak -sonradan fikrini değiştirmiş olsa da- Şiir ve İnşa makalesinde divan şiirini eleştirmiştir.
Cevap: Ziya Paşa, teknik bakımdan divan şiiri ve estetiğine bağlıdır. Ancak -sonradan fikrini değiştirmiş olsa da- Şiir ve İnşa makalesinde divan şiirini eleştirmiştir.
Romancıların ele alıp işledikleri konular, dönemin sosyal ve siyasal koşullarıyla sınırlıdır. Bunların ortak amacı; halka seslenen bir roman türü geliştirmek, Batılılaşma ile gelen sosyal ve kültürel değişimi halka benimsetmek, halkı onlardan haberdar etmektir. Romanların yapı ve konuları, bu düşüncenin gerçekleşmesine hizmet eder. Esirlik, aile, görücü usulü evlilik ve kadınların eğitimi gibi döneme özgü sosyal konular; aşk, ölüm ve kahramanlık gibi evrensel konularla desteklenir. Yapı ise birey-gelenek, birey-toplum ve kadın-erkek ekseninde şekillenir.
23. Aşağıdaki eserlerden hangisi, bu parçada dile getirilen dönemin yazarlarından birine aittir? (2015)
A) Sinekli Bakkal B) Huzur C) Baba Evi D) Cezmi E) Mai ve Siyah
23. Aşağıdaki eserlerden hangisi, bu parçada dile getirilen dönemin yazarlarından birine aittir? (2015)
A) Sinekli Bakkal B) Huzur C) Baba Evi D) Cezmi E) Mai ve Siyah
23 / Açıklama
Parçada sözü edilen dönem Tanzimat'tır. Yazarlar roman türünü kullanarak halkı eğitmek ve doğruları göstermek isterler. Şıklarda verilen eserlerden Tanzimat Dönemi'ne ait tek eser ise Namık Kemal'in kaleme aldığı Cezmi'dir.
Cevap D
Yazarın edebiyatımıza getirdiği yeniliklerden biri de köy hayatını ve köy insanını ilk olarak ele almış olmasıdır. Anadolu köylüsünün bilgisizliği, yoksulluğu, ağalar ve tefeciler ile ilişkileri, duygusal davranışları olayların içinde eritilerek ustalıkla ortaya konmuştur. Bu bağlamda Antalya’nın Kaş ilçesindeki bir köyde geçen olayların anlatıldığı roman, yazarın en başarılı eseri sayılır.
24. Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir? (2015)
A) Sami Paşazâde Sezai
24 / Açıklama
Köy hayatını ve köy insanını konu alan ilk roman Karabibik'tir. Kimi kaynaklarda uzun hikâye olarak geçen eserin yazarı Tanzimat ikinci dönem sanatçısı Nabizâde Nazım'dır.
Cevap C
Ben “edebî” sayılabilecek hiçbir eser yazmadım. Çünkü benim eserlerimin çoğunu yazdığım sıralarda edebiyattan anlamayanlar, toplumumuzun büyük çoğunluğunu teşkil ediyordu. Benim emelim de fazlaca eser vererek çoğunluğa hitap etmek, onları aydınlatıp dertlerine tercüman olmaya çalışmaktı. Zaten edebiyat yapmaya ne vaktim ne de kalemim müsaitti. Bence o dönemde “edebî” eser vermek, karnını doyuramamış bir kimseye meyve ikram etmek kadar garip bir hareketti.
25. Aşağıdakilerden hangisinin edebiyat anlayışı, bu parçadaki yazarla örtüşür? (2016)
A) Sami Paşazâde Sezai
B) Ahmet Mithat Efendi
C) Mehmet Rauf
D) Halit Ziya Uşaklıgil
E) Abdülhak Hamit Tarhan
25 / Açıklama
Parçada sözü edilen yazar Ahmet Mithat Efendi'dir. Yazarın roman ve hikayeleri teknik bakımdan kusurludur. Eserlerinde sosyal faydaya önem veren sanatçının "Hâce-i evvel" (ilkokul öğretmeni) olarak anılmasının nedeni de budur.
Cevap B
26 / Açıklama
Parçada sözü edilen kişi Tanzimat ikinci dönem sanatçısı Muallim Naci'dir. Şair, şiirdeki yenileşmede, eski ile bağların koparılmasından yana değildir. Eski edebiyatı iyi bilen şair, yeni (Batılı) tarzda da oldukça başarılı örnekler vermiştir. “Köylü Kızların Şarkısı” adlı eseri ise köy yaşamından bahseden ilk önemli şiirdir.
Yazarın edebiyatımıza getirdiği yeniliklerden biri de köy hayatını ve köy insanını ilk olarak ele almış olmasıdır. Anadolu köylüsünün bilgisizliği, yoksulluğu, ağalar ve tefeciler ile ilişkileri, duygusal davranışları olayların içinde eritilerek ustalıkla ortaya konmuştur. Bu bağlamda Antalya’nın Kaş ilçesindeki bir köyde geçen olayların anlatıldığı roman, yazarın en başarılı eseri sayılır.
24. Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir? (2015)
A) Sami Paşazâde Sezai
B) Şemsettin Sami
C) Nabizâde Nâzım
C) Nabizâde Nâzım
D) Ahmet Mithat Efendi
E) Muallim Naci
E) Muallim Naci
24 / Açıklama
Köy hayatını ve köy insanını konu alan ilk roman Karabibik'tir. Kimi kaynaklarda uzun hikâye olarak geçen eserin yazarı Tanzimat ikinci dönem sanatçısı Nabizâde Nazım'dır.
Cevap C
Ben “edebî” sayılabilecek hiçbir eser yazmadım. Çünkü benim eserlerimin çoğunu yazdığım sıralarda edebiyattan anlamayanlar, toplumumuzun büyük çoğunluğunu teşkil ediyordu. Benim emelim de fazlaca eser vererek çoğunluğa hitap etmek, onları aydınlatıp dertlerine tercüman olmaya çalışmaktı. Zaten edebiyat yapmaya ne vaktim ne de kalemim müsaitti. Bence o dönemde “edebî” eser vermek, karnını doyuramamış bir kimseye meyve ikram etmek kadar garip bir hareketti.
25. Aşağıdakilerden hangisinin edebiyat anlayışı, bu parçadaki yazarla örtüşür? (2016)
A) Sami Paşazâde Sezai
B) Ahmet Mithat Efendi
C) Mehmet Rauf
D) Halit Ziya Uşaklıgil
E) Abdülhak Hamit Tarhan
25 / Açıklama
Parçada sözü edilen yazar Ahmet Mithat Efendi'dir. Yazarın roman ve hikayeleri teknik bakımdan kusurludur. Eserlerinde sosyal faydaya önem veren sanatçının "Hâce-i evvel" (ilkokul öğretmeni) olarak anılmasının nedeni de budur.
Cevap B
Şair, Tanzimat’tan sonra Divan edebiyatına ilk fakat usta bir söyleyişe kavuşmuş şuurlu bir dönüşü temsil etmektedir. Yeni şiirin sadece Batı’ya değil millî örneklere de bağlanmasını istemiştir. Şair, Köylü Kızların Şarkısı adlı şiiri ile edebiyatımızın ilk ve şaşılacak kadar yeni olan ahenkli köy şiirini ortaya koymuştur. Bu şiirde köylülerin konuşmaları, yaşayışları ve duygulanışları aruz vezni içinde canlı bir üslupla yansıtılmıştır. Ayrıca Fransız şiirinden başarılı tercümeler de yapmıştır. Şiirlerini Ateşpâre, Şerâre ve Füruzan isimli kitaplarda toplamıştır.
26. Bu parçada sözü edilen şair aşağıdakilerden hangisidir? (2016)
A) Nabizâde Nâzım
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Ziya Paşa
D) Şemsettin Sami
E) Muallim Naci
26. Bu parçada sözü edilen şair aşağıdakilerden hangisidir? (2016)
A) Nabizâde Nâzım
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Ziya Paşa
D) Şemsettin Sami
E) Muallim Naci
Parçada sözü edilen kişi Tanzimat ikinci dönem sanatçısı Muallim Naci'dir. Şair, şiirdeki yenileşmede, eski ile bağların koparılmasından yana değildir. Eski edebiyatı iyi bilen şair, yeni (Batılı) tarzda da oldukça başarılı örnekler vermiştir. “Köylü Kızların Şarkısı” adlı eseri ise köy yaşamından bahseden ilk önemli şiirdir.
Cevap E
Türk edebiyatında Doğu-Batı karşıtlığı meselesinde bir senteze ulaşma çabası, 1950’lere kadar yazılan çoğu romanda dikkat çeken bir unsurdur. Bu romanlarda, modernleşmeyi yüzeysel olarak anlayan ve kökleriyle bağı keserek değerlerinden kopan “alafranga züppe tipler” gülünç ve acınası durumlara düşerler.
27. Bu parçada sözü edilen roman kişilerine aşağıdakilerden hangisi örnektir? (2017)
A) Çalıkuşu‘ndan Kamuran
B) Araba Sevdası‘ndan Bihruz
C) Ateşten Gömlek‘ten İhsan
D) Felatun Bey ile Rakım Efendi‘den Rakım
E) Fatih-Harbiye’den Şinasi
27 / Açıklama
Araba Sevdası, yanlış Batılılaşma temasını züppe bir mirasyedi tipi üzerinden anlatır. Nazlı büyütülmüş, üstünkörü bir öğrenim görmüş Bihruz Bey, bir vezir oğludur. Alafranga giyinmek, yerli yersiz Fransızca konuşmak ya da lüks faytonla tur atmak ise onun başlıca meraklarıdır.
Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı da aynı temayı işler ancak romandaki alafranga züppe tip Rakım değil, Felatun'dur.
Fatih-Harbiye, Peyami Safa'nın Doğu-Batı meselesi üzerinde en fazla durduğu romanlarından biridir. Ancak romanda Avrupai yaşamı temsil eden Şinasi değil, Macit'tir.
Cevap B
Türk edebiyatında Doğu-Batı karşıtlığı meselesinde bir senteze ulaşma çabası, 1950’lere kadar yazılan çoğu romanda dikkat çeken bir unsurdur. Bu romanlarda, modernleşmeyi yüzeysel olarak anlayan ve kökleriyle bağı keserek değerlerinden kopan “alafranga züppe tipler” gülünç ve acınası durumlara düşerler.
27. Bu parçada sözü edilen roman kişilerine aşağıdakilerden hangisi örnektir? (2017)
A) Çalıkuşu‘ndan Kamuran
B) Araba Sevdası‘ndan Bihruz
C) Ateşten Gömlek‘ten İhsan
D) Felatun Bey ile Rakım Efendi‘den Rakım
E) Fatih-Harbiye’den Şinasi
27 / Açıklama
Araba Sevdası, yanlış Batılılaşma temasını züppe bir mirasyedi tipi üzerinden anlatır. Nazlı büyütülmüş, üstünkörü bir öğrenim görmüş Bihruz Bey, bir vezir oğludur. Alafranga giyinmek, yerli yersiz Fransızca konuşmak ya da lüks faytonla tur atmak ise onun başlıca meraklarıdır.
Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı da aynı temayı işler ancak romandaki alafranga züppe tip Rakım değil, Felatun'dur.
Fatih-Harbiye, Peyami Safa'nın Doğu-Batı meselesi üzerinde en fazla durduğu romanlarından biridir. Ancak romanda Avrupai yaşamı temsil eden Şinasi değil, Macit'tir.
Cevap B
Sürekli bir “değişme” ihtiyacı duyan ..., bir düzen ve denge düşüncesinden uzaktır. Bu düzensizlik, onun mizacının ve sanatının en belirgin özelliğidir. Onun şiirlerinde hem biçim ve içerik hem de dil bakımından yenilikler dikkat çeker. O, Tanzimat Dönemi’nin en renkli şairidir. Hayal gücünün zenginliği, duygularının çeşitliliği ve tabiata duyduğu ilgi, onun Tanzimat’tan sonraki Türk edebiyatının lirik şairleri arasında anılmasını da sağlamıştır. Özellikle eşinin ölümü üzerine yazdığı şiiri, hafızalarda önemli bir yer edinmiştir.
28. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2017)
A) İbrahim Şinasi
B) Namık Kemal
C) Ziya Paşa
D) Abdülhak Hamit Tarhan
E) Recaizade Mahmut Ekrem
28 / Açıklama
Parçada sözü edilen şair, Abdülhak Hamit Tarhan'dır. Tezatlar Şairi (düzen ve denge düşüncesinden uzak) olarak da tanınır. Tanzimat şiirindeki Batılılaşmanın asıl ihtilalcisi (hem biçim ve içerik olarak yeni) odur. Şiirde aşk, tabiat, ölüm temalarını lirik bir anlatımla ele almıştır. 1885 yılında ilk eşi Fatma Hanım'ın ölümü nedeniyle ölüm karşısında duyduğu ıstırabı, isyanı, çaresizliği Makber başta olmak üzere arka arkaya yayımladığı üç eserle dile getirmiştir. Diğer iki kitap Ölü ve Hacle'dir.
Cevap D
29. Şinasi’nin Şair Evlenmesi adlı eseriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? (2018)
A) Kişiler, eğitim düzeylerine göre konuşturulmuştur.
B) Gülmece yoluyla toplumsal eleştiri yapılmıştır.
C) Kişilerin adlarıyla sosyal ve kişisel özellikleri arasında bağ vardır.
D) Batılılaşmanın olumsuz yönlerini yerme amacıyla yazılmıştır.
E) Tipleştirmeye dayalı bir tiyatro anlayışını yansıtmaktadır.
29 / Açıklama
Şair Evlenmesi, görücü usulü ile evlenmenin sakıncaları üzerine yazılmıştır. Eser, tek perdelik bir töre komedisidir.
Cevap D
Yazar, bu romanda kıskançlık konusunu ele alır. Eser, yazarın ölümünden sonra arkadaşı Mahmud Sadık tarafından Servet-i Fünûn dergisinde yayımlanmıştır. Edebiyatımızda natüralizm akımının etkilerinin görüldüğü ilk roman olarak kabul edilir. Romanın başlangıcında iki aile vardır: Eşini kaybetmiş, kızıyla beraber oturan Şevket Efendi’nin ailesi ve babasını birkaç sene evvel kaybetmiş, annesi Münire Hanım’la birlikte oturan Suphi’nin ailesi.
30. Bu parçada söz edilen yazar ve eseri aşağıdakilerden hangisidir?(2018)
A) Namık Kemal - İntibah
B) Recaizade Mahmut Ekrem - Araba Sevdası
C) Ahmet Mithat Efendi - Felâtun Bey ile Râkım Efendi
D) Sami Paşazade Sezai - Sergüzeşt
E) Nabizade Nazım – Zehra
30 / Açıklama
Tanzimat edebiyatının ikinci dönem ürünü olan Zehra, çevre tasvirlerinde ve kahramanlarını çevrelerine uygun işleme konusunda dönemine göre başarılıdır. Bu açılardan roman natüralizmden izler taşır (ilk natüralist roman / roman denemesi). Eser, bir anlamda kıskançlığın romanıdır.
Cevap E
Türk tiyatrosunun gelişimine önemli katkısı bulunan, tiyatro kurup bazı oyunlarda rol alan ----; başta Cimri olmak üzere Molière’in hemen hemen bütün eserlerini Türkçeye aktarmıştır. Tanzimat Dönemi’nin önemli kültür adamlarından biri olan yazar, kendine has yöntemlerle tiyatro çevirileri ve uyarlamaları yapmıştır.
31. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2019)
A) Recaizade Mahmut Ekrem B) Ahmet Mithat Efendi C) Namık Kemal
D) Ahmet Vefik Paşa E) Direktör Ali Bey
31. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2019)
A) Recaizade Mahmut Ekrem B) Ahmet Mithat Efendi C) Namık Kemal
D) Ahmet Vefik Paşa E) Direktör Ali Bey
31 / Açıklama
Fransız komedi yazarı Moliere'den yaptığı tercüme ve uyarlamalarla ünlü sanatçımız Ahmet Vefik Paşa'dır. Bursa'da valilik yaptığı sırada kurduğu tiyatro ise Anadolu’da kurulan ilk tiyatrodur.
Cevap D
Namık Kemal’in tiyatrosu, bir dava tiyatrosudur. Yazar; vatanperverlik, İslam birliği, insan hakları gibi inandığı değerleri, toplumun kalkınmasına yönelik fikirlerini ve geleneğe ilişkin tenkitlerini tiyatro türünde verdiği eserlerinde de işler. XIX. yüzyılın başında bir Rumeli şehrindeki yöneticinin zulmüne karşı başlayan isyanı Gülnihal adlı oyununda; kuşatma altında bulunan bir kalenin fedakârlıklarla kurtuluşunu da ---- adlı oyununda anlatır.
32. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2019)
A) Kara Bela B) Zavallı Çocuk C) Akif Bey
D) Vatan yahut Silistre E) Celâlettin Harzemşah
32. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2019)
A) Kara Bela B) Zavallı Çocuk C) Akif Bey
D) Vatan yahut Silistre E) Celâlettin Harzemşah
32 / Açıklama
Bırakılan boşluğa gelmesi gereken eser, Vatan yahut Silistre'dir. Oyunda Silistre Kalesi’nin kurtarılması için askerin gösterdiği fedakârlık ve kahramanlıklar bir aşk macerası çevresinde anlatılır.
Cevap D
33. Aşağıdaki dizelerin hangisinde Felâtun Bey ile Râkım Efendi adlı eserde de dile getirilen dönemin yaygın sosyal sorunu eleştirilmektedir? (2020)
A) Ey vatan ver elini bir sıkayım!
Elimizden gidiyorsun adiyö...
Çeşm-i şefkat ile baktıkça sana
Beni mahzun ediyorsun adiyö.
B) Yorgan döşek demez satar
Tiyatroda loca tutar
Gider evde yerde yatar
Şık beylerde olan hâlet
Kabul olunmaz rezalet
C) Hür olmak ister isen olma cihanın
Zevkinde safasında gamında kederinde
Canan gide rindan dağıla mey ola rîzan
Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde
D) En ummadığın keşfeder esrar-ı derunun
Sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın
Bir gün gelecek sen de perişan olacaksın
Ey gonca bu cemiyyeti her-dem mi sanırsın
E) Bir damla inciydi kirpiklerinde,
Aşkın ıztırabla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde
Bir başka âlem ki ruhunun yası,
Sessiz incileşir kirpiklerinde.
A) Ey vatan ver elini bir sıkayım!
Elimizden gidiyorsun adiyö...
Çeşm-i şefkat ile baktıkça sana
Beni mahzun ediyorsun adiyö.
B) Yorgan döşek demez satar
Tiyatroda loca tutar
Gider evde yerde yatar
Şık beylerde olan hâlet
Kabul olunmaz rezalet
C) Hür olmak ister isen olma cihanın
Zevkinde safasında gamında kederinde
Canan gide rindan dağıla mey ola rîzan
Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde
D) En ummadığın keşfeder esrar-ı derunun
Sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın
Bir gün gelecek sen de perişan olacaksın
Ey gonca bu cemiyyeti her-dem mi sanırsın
E) Bir damla inciydi kirpiklerinde,
Aşkın ıztırabla dolu rüyası
Bir başka güzellik var kederinde
Bir başka âlem ki ruhunun yası,
Sessiz incileşir kirpiklerinde.
33 / Açıklama
Romandaki alafranga züppe tip, Felatun Bey'dir. Felatun Bey; tembel, cahil ve gösteriş budalası biridir. Tek yapabildiği, en moda giysiler ve yarım yamalak Fransızcasıyla Beyoğlu'nda gezmektir. Felâtun, roman boyunca kendisini zor ve komik durumlara düşürüp sık sık cehaletini gözler önüne serer. Kendisine hatırı sayılır bir miras kalsa da bütün parasını kısa sürede tüketecektir. Felatun Bey'in bu hâline en yakın dizeler ise B şıkkındadır.
Cevap B
XIX. yüzyılın ikinci yarısından sonra Türk edebiyatında Batılılaşma çabasındaki züppe tipiyle karşılaşırız. Bunların en meşhurlarından biri olan ----, roman boyunca kendini bilmez tavırlarıyla Periveş’in peşinden koşarken çevresindekiler tarafından kandırılıp dolandırılır. ---- ise II. Meşrutiyet sonrasındaki siyasi belirsizlik ortamında kurnazca yükselmeye çabalayan bir tiptir. Bu bakımdan ilki kendini bilmezlikle gülünç duruma düşerken diğeri II. Meşrutiyet ilanının puslu havasından yararlanmaya çalışan bir kurnazdır.
34. Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisi sırasıyla getirilmelidir? (2021)
A) Bihruz Bey - Efruz Bey
B) Bihruz Bey - Ali Bey
C) Ali Bey - Rakım Efendi
D) Rakım Efendi - Efruz Bey
E) Felatun Bey - Efruz Bey
34 / Açıklama
Soruda Batılılaşma çabasındaki züppe tipi sorulmuş. Buna göre Rakım Efendi'nin bulunduğu şıkları eleyebiliriz çünkü bu tip, Ahmet Mithat'ın Felatun Bey ile Rakım Efendi romanında Batılılaşmanın doğru örneği olarak verilmiştir.
Periveş ise başkahramanı Bihruz olan Araba Sevdası'nın kahramanlarından biridir. (Geriye iki şık kaldı) Ömer Seyfettin'in yazdığı Efruz Bey ise ikinci Meşrutiyet'ten Mütareke yıllarına kadar uzanan dönemi ele alır. Efruz Bey, zamanın ruhuna göre şekil alan sahte bir kahramandır. Eserde onun gibilerin yergisi yapılırken millî kimliğin ve bilgi birikiminin önemi öne çıkarılmaktadır.
Cevap A
Dilber, küçük yaşta Asaf Paşa’nın konağına esir olarak verilmiştir. Asaf Paşa’nın Paris’teki resim tahsilinden dönen oğlu Celal Bey, onu tabloları için model olarak kullanır. Celal Bey’in kendisini bir araç gibi görmesinden derin ızdırap duyan Dilber’in yapabildiği tek şey ağlamaktır. Celal Bey, bu gözyaşları karşısında onun bir esir olarak neler hissedebileceğini anlamaya başlar. Dilber’in ağlaması iki gencin hayatında bir dönüm noktası olur. Sadece sanatına âşık olduğunu tekrarlayan Celal Bey’in nazarında Dilber, artık bir “oyuncak” değil, bir sevgilidir.
35. Bu parçada söz edilen eser aşağıdakilerin hangisidir? (2021)
A) Müşahedat
B) Esaret
C) Zehra
D) Sergüzeşt
E) Gülnihal
35 / Açıklama
Parçada sözü edilen eser, Sergüzeşt'tir. Sami Paşazade Sezai tarafından kaleme alınan eser, esareti konu almaktadır. Eser, romantizmden realizme geçiş özelliği gösterir.
Cevap D
Tanzimat sanatçıları arasında daha çok şiirleriyle tanınmıştır. Manzum hatta mensur tiyatro eserlerinde bile şairane bir üslubu vardır. Çoğu uzun şiir olan şiir kitapları ile manzum tiyatrolarında aynı şairane üslubu kullanmıştır. Şiirlerindeki kelime kadrosu, söz ve anlam sanatları, ifade çeşitleri nesirlerinde de görülür. Nazife, Tezer, Eşber, Sardanapal, İlhan, Turhan aruz vezniyle yazılmış oyunlarıdır. Edebiyat çevrelerinde bu eserlerle ilgili sahnelenmek için değil, okunmak için yazıldığı kanaati yaygındır.
36. Bu parçada söz edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (2022)
A) Namık Kemal
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Ahmet Mithat Efendi
D) Abdülhak Hamit Tarhan
E) Şemsettin Sami
36. Bu parçada söz edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (2022)
A) Namık Kemal
B) Recaizade Mahmut Ekrem
C) Ahmet Mithat Efendi
D) Abdülhak Hamit Tarhan
E) Şemsettin Sami
36 / Açıklama
Şıklarda verilen sanatçıların hepsinin tiyatro türünde eseri var. Ancak Abdülhak Hamit'in dışında manzum tiyatro yazan sanatçı yok. Eser isimleri dışında en büyük ipucu ise tiyatro eserlerinin sahnelenmeye uygun olmamasıdır.
Cevap D
Tercüman-ı Ahvâl’in birinci sayısındaki “Mukaddime”sinde; gazetenin sosyal ve edebî hayatta ne denli gerekli olduğunu vurgulamıştır. Bununla birlikte halka seslenme ve ona ulaşma yolunda önemli bir vasıta olarak gördüğü gazetenin halkın anlayabileceği bir dile sahip olması gerektiğini savunmuştur. 1862’de çıkardığı Tasvir-i Efkâr gazetesi de hem bu fikirlerin gelişmesine hizmet etmiş hem de birçok başarılı genç sanatçının yetişmesine vesile olmuştur.
37. Bu parçada söz edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (2023)
A) İbrahim Şinasi
B) Ahmet Mithat Efendi
C) Ziya Paşa
D) Namık Kemal
E) Şemsettin Sami
37. Bu parçada söz edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (2023)
A) İbrahim Şinasi
B) Ahmet Mithat Efendi
C) Ziya Paşa
D) Namık Kemal
E) Şemsettin Sami
37 / Açıklama
Tercüman-ı Ahvâl, Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılmıştır. Türkçe yayımlanan ilk özel gazetedir. Şinasi'nin bu gazetede yazdığı Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi ise edebiyatımızdaki ilk makale örneğidir. Sanatçının 1862'de çıkardığı Tasvir-i Efkâr ise ilkine göre daha etkili olmuştur. O zamana kadar dile getirilemeyen meşrutiyet, hürriyet gibi kavramlar ilk kez Tasvir-i Efkar’da kullanılmıştır. Şinasi, İstanbul’un kent olarak sorunları, yoksulların durumu gibi pek çok konuyu kamuoyunun gündemine taşımakla kalmamış, hükümetin dış politikasını da eleştirmiştir. Şinasi, 1865’te Tasvir-i Efkar’ı Namık Kemal’e bırakıp Fransa’ya gidecektir.
Cevap A
Mekteb-i Mülkiyede başlayan hocalığı ile edebiyat çevrelerinde “üstat” olarak tanınan sanatçı, edebiyat üzerine değerlendirmeler yaparken Batılı yazarlardan büyük ölçüde etkilenir. Sanat eserinin olgunluğunda tek unsur olarak “güzellik”i görür. Ona göre edebiyatta ve özellikle şiirde bu güzellik unsurunu ortaya çıkaracak olan da üslup ve muhtevadır. Eski şiir tarzının daha çok şekil üzerindeki değişmelerine örnek olabilecek nitelikteki şiirlerinden oluşan Nağme-i Seher’den sonra Yâdigâr-ı Şebâb ile muhtevada bir yeniliğe yönelmiş gibidir.
38. Bu parçada söz edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir? (2024)
A) Namık Kemal
B) Muallim Naci
C) Ahmet Mithat Efendi
D) Recaizade Mahmut Ekrem
E) Samipaşazade Sezai
38 / Açıklama
Edebiyatımızda "üstat" olarak tanınan sanatçı Recaizade Mahmut Ekrem'dir. Sanatçı, hem Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesi) hem de Mekteb-i Mülkiyede edebiyat hocalığı yapmıştır. Şiirlerinin başlıca temaları aşk ve tabiattır. Ona göre güzel olan her şey şiirin konusudur.
Cevap D
Hüseyin: İstanbul’u anlatmak Türk edebiyatçıları için bir mihenk taşı olsa gerek. Hemen aklıma Nedim’in “Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl ü bahâdır / Bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır.” beyti geliyor.
Şeyma: Gerçekten de İstanbul, hem tarihi hem de tabiatıyla paha biçilemez bir şehir. Peki, İstanbul her zaman böyle güzel mi anılır Türk edebiyatında?
Hüseyin: Hayır, bazıları İstanbul’un büyüklüğünden ve azametinden etkilenerek yalnızlık, korku ve acılarını bu şehirle özdeşleştirmiştir. Mesela “Sis” şiirinde ----, İstanbul’a kendi ruh hâlinden kaynaklanan karamsar bir perspektifle yaklaşır. İstanbul onun şiirinde pek çok olumsuz imgeyle yer alır.
39. Bu diyalogda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2024)
A) Tevfik Fikret
B) Yahya Kemal
C) Cenap Şahabettin
D) Ahmet Haşim
E) Abdülhak Hamit
39 / Açıklama
Boşluğa gelmesi gereken isim Tevfik Fikret'tir. Şair, "Sis" adlı şiirini polisin evini gözaltında tuttuğu bir şubat günü (1901) yazmıştır. Şiir; baştan sona karamsar, kötümser, İstanbul'a ve istibdat (II. Abdülhamit) devrine lanet okuyan bir şiirdir. Şiir, ilk yazıldığında basılmaz ancak elden ele dolaşarak ezberlenir. Şair, Meşrutiyet'in ilanından sonra Rücu adlı şiir ile İstanbul'a ettiği bedduaları geri alacaktır.
Cevap A
"Eyvâh! Ne yer ne yâr kaldı / Gönlüm dolu âh u zâr kaldı" dizeleriyle başlayan "----", ölümün doğurduğu acıyı, öfkeyi, başkaldırıyı, şaşkınlığı, umutsuzluğu, özlemi, korkuyu ve yakarışı konu alır. ----, bu eserinde ölümün getirdiği çağrışımlarla varlık, ölümsüzlük, ahiret, ruh, bilgi gibi problemleri de irdeler.
40. Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? (2025)
A) Sahra - Abdülhak Hamit Tarhan
B) Ah Nijad - Recaizade Mahmut Ekrem
C) Hürriyet Kasidesi - Namık Kemal
D) Vaveyla - Namık Kemal
E) Makber - Abdülhak Hamit Tarhan
40 / Açıklama
Parçada sözü edilen eser Makber'dir. Abdülhak Hamit, 1874’te Fatma Hanım ile evlenir. Eşi evliliklerinin ilk yıllarında vereme yakalanır. Eşinin durumu ağırlaştığı sırada şair, eşiyle Hindistan'dadır. Ölüm acısını daha Hindistan’da iken duymaya başlayan Hamit, eşi için söyleyeceği bu büyük mersiyenin birçok dizesini daha Bombay’da iken yazmıştır. Eşi ise İstanbul'a dönüş yolunda Beyrut'ta vefat edecektir. Şair bir taraftan geçirdikleri günleri anarken bir taraftan da onu kaybetmiş olmanın ıstırabını duymuş ve Tanrı’ya birbiri peşi sıra sorular sorarak ölümün manasını öğrenmeye çalışmıştır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Desteğiniz bizim için önemli. Daha iyi içerikler üretebilmemiz için hem "Takip Et" butonuna tıklayarak hem de yorumlarınızla bize destek olabilirsiniz. Ayrıca sayfaya daha rahat ulaşmak için sayfamızı sık kullanılanlar klasörüne eklemeyi unutmayınız.