Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İlhami Bekir Tez (1906-1984)

İlhami Bekir Tez
  • Şair, roman yazarı, öğretmen.
  • Trablus'ta doğdu. Beş yaşındayken öksüz kaldı.
  • Subay olan dayısıyla 1911'de İstanbul'a geldi.
  • Dayısı şehit düşünce 1916'da Yetimler Yurduna yerleştirildi.
  • 1926'da İstanbul Muallim Mektebinden mezun oldu.
  • Uzun yıllar öğretmenlik yaptı. 1954'te emekliye ayrıldı.
  • Şiir ve yazıları; Milli Mecmua, Servet-i Fünun, Resimli Ay, Meşale, Yeni Türk, Varlık, Yeni Adam gibi dergilerde yayımlandı.
  • 1940-1960 arası edebî açıdan durgun bir dönem geçirdi. 1960’lı yıllarda yayımladığı kitaplarla adını yeniden duyurdu.
  • Bir süre Sanat El Kitapları (SEK) dizisi adını verdiği kitapçıklar çıkardı.
  • 29 Mart 1984'te İstanbul'da öldü.
Sanat Anlayışı
  • Serbest Nazım ve Toplumcu Şiirin öncü şairlerindendir.
  • Türk şiirinde -Nazım Hikmet ve Ercüment Behzat Lav ile- serbest nazmı (ölçüsüz şiiri) ilk kullananlardan biridir.
  • "Vecdi Ahmed" ve “Herhangibiri” imzalarını da kullandı
  • Bir işçinin yirmi dört saatini anlattığı "24 Saat" adlı şiir kitabıyla tanındı.
  • Şiirlerinde Nazım Hikmet etkisi görülür.
  • Tasvirci, zaman zaman da coşkun bir anlatımı vardır.
  • Yetimhanede büyüyen sanatçı, çocuklar için birçok şiir yazmıştır.
  • Nazım Hikmet'le yazdıkları "Mavi Kitap" çocuklar için yazılmış şiir ve öyküleri içeren özgün bir çalışmadır.
  • Sanatçı üç de roman yazmıştır. Sanatçının gazetelerde tefrika halinde kalmış veya yayımlanamamış çocuk kitapları ve romanları da bulunmaktadır.
  • Romanlarında daha çok toplumdaki dengesizliklerden doğan trajediyi anlatmaya çalışmıştır.
Eserleri
  • Şiir Kitapları: 24 Saat, A-Birinci Forma, Herhangi Bir Şiir Kitabıdır, Mustafa Kemal, Olduğu Gibi, Hürriyete Kaside, En Güzel Şarkı, Küba, Şiirler, Altın Destan Mustafa Kemal, 70 Yaşın Melankolisi, Unuttum
  • Romanları: Asfalt, Taşlıtarla'daki Ev, Herhangi Bir Roman Kitabıdır
  • Çocuk Kitapları: Hayat Bilgisine Göre Çocuk Şiirleri (ortak), Mavi Kitap (ortak), Birinci Seans (şiir)
Şiirlerinden

Masal

Bir varmış bir yokmuş masal bu
Bu bir garibin çocukluğu
.....................................
Suda köpük gibi bembeyaz
Anam söz bilir çalarmış saz
Babam ne Beymiş ne Beyzade
Doğmuşum unvandan azade
Doğmuşum burdan çok uzakta
Güneşe en yakın toprakta
Sallanmışım tahta beşikte
Uyutulmuşum serinlikte
Hasır üstünde yürümüşüm
Gökte ay gibi büyümüşüm
Bir sabah vakti bir kuş gelmiş
Beni kanatlarına almış
Aşalım demiş bulutları
Daha daha daha yukarı
Yıldızlara uçalım demiş
Gak demişim bir olgun yemiş
Ve guk demişim bir damla su
Aşmışız dağları bulutu
Eflatun'un Gök Cenneti'nde
Yaşamışım serazat zinde
Sonra kuş altın kanatlı kuş
Kanatları düşmüş uyumuş
Yanan bir bulut gibi yere
Düşmüş karışmışım sizlere
Sevmek istemişim toprağı
Şu kel tarlayı kambur dağı
Akan suyu kaçan ceylanı
Hepsinin üstünde insanı
İnsan ki demişim pek ola
Allah gibi sonsuz tek ola
İnsan ki ben bir parçasıyım
Yüreği beyni kalçasıyım
Ve anlamışım ki hal başka
Hakikat başka hayal başka
Gökte duyduğum başka masal
Ne meyve verdi silktiğim dal
Ne süt verdi sağdığım inek
Ne hal var ortada ne petek
Ve işte böyle bir sırada
Şarkılar söyledim arada
.....................................
Göğe elmalar atıyorum
Düşen yıldızlar tutuyorum
Eskiler alıyorum
Yeniler satıyorum...

Son Kavga

Ölüm bir kez çalar kapıları
Doğumdan öncesi, ölümden sonrası yalan
Yumruğu, göğsü ve altın başıyla
Ne güzeldir ayakta dimdik insan.

Pul pul damar damar
Dünyamızın derisi dökülüyor
Nedendir?
Nar ağlıyor, ayva gülüyor.

Yer depremde
Sallanıyor gök ağaç
Nedendir?
Birimiz tok, birimiz aç.

Orman orman
Lif lif Asya, Afrika yanmada
Nedendir?
Toprak uyanmada.

Eller sarıldı gırtlaklara
İnsan insanın üstüne yürü, yürü...
Nedendir?
Sömürü...

Bulutların gür elma ormanları tutuşuyor
Güneş yarıldı kırmızı nar gibi
Nedendir?
Son kavga var... gibi!

Ölüm bir kez çalar kapıları
Doğumdan öncesi, ölümden sonrası yalan
Yumruğu, göğsü ve altın başıyla
Ne güzeldir ayakta dimdik insan.

Duvar

Dağ başını duman almış
Gümüş dere hiç akmıyor
Yolu tutmuş eşkıyalar
Bırakmıyor bırakmıyor

Bu gök deniz nerede var
Özlem burcu burcu kokar
Yel soldurur ateş yakar
Bırakmıyor bırakmıyor

Şu ağaçlar güzel kuşlar
Kuşlar dallara konmuşlar
Geçit vermez sıra dağlar
Bırakmıyor bırakmıyor

Ah bir güneş doğsa deriz
Karanlığı boğsa deriz
Püfler aydınlığı rüzgar
Bırakmıyor bırakmıyor

Mutlu değil hür değiliz
Öz yurdumuzda sefiliz
Devrim deriz divan zinhar
Bırakmıyor bırakmıyor.

Ne Hintteyiz ne Çindeyiz
Dört duvarın içindeyiz
Dön duvarda dört canavar
Bırakmıyor bırakmıyor

Bu gök deniz nerede var
Nerede bu dağlar taşlar
Ah şu yıkılası duvar
Bırakmıyor bırakmıyor
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
  • Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi Cilt 2, YKY
  • Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi, Memet Fuat

Ercüment Behzat Lav (1903-1984)

Ercüment Behzat Lav
  • Şair, yazar, oyuncu, öğretmen.
  • 15 Kasım 1903'te İstanbul'da doğdu.
  • İstanbul Sultanisinden mezun oldu.
  • 1921'de Almanya'ya giderek beş yıl kadar müzik ve tiyatro eğitimi aldı.
  • 1925-1930 yılları arasında Darülbedayide (İstanbul Şehir Tiyatrosu) çalıştı, filmlerde oynadı.
  • İlk kitabı "S.O.S" 1931'de yayımlandı.
  • Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra gazetelerde sekreterlik, Ankara Radyosunda spikerlik, Halkevi tiyatrolarında rejisörlük yaptı.
  • 1950-1962 yılları arasında İstanbul Konservatuvarı Tiyatro Bölümünde hocalık yaptı. Bu arada sahneye çıkmaya devam etti. Emekli olduktan sonra edebiyata ağırlık verdi.
  • 17 Kasım 1984'te öldü.
Sanat Anlayışı
  • Serbest Nazım ve Toplumcu Şiirin (1920-1940) öncü şairlerindendir.
  • Türk şiirinde -Nazım Hikmet ve İlhami Bekir Tez ile- serbest nazmı (ölçüsüz şiiri) ilk kullananlardan biridir.
  • Modern şiir biçimlerini yerli temalara uygulayan deneyci, yenilikçi bir şairdir.
  • Şiirinin en önemli özelliği ironidir. 
  • Lav, şiirini genel olarak bir uygarlık eleştirisi üzerine kurmuş ve alay etmiştir.
  • Şiirlerinde din, toprak ve emek sömürüsü, uzay-teknoloji, Anadolu insanı, uygarlık, aşk, çocukluğa özlem, kaçış, ölüm gibi temalar öne çıkmaktadır.
  • Şiirde görselliğe de önem vermiştir. Hatta kimi zaman biçimi öze tercih etmiştir: "Korkuluk" şiirinde sözcükleri bir korkuluk oluşturacak şekilde dizmesi ya da "Stüdyo" şiirinde şiiri bir ilan panosu içinde vermesi gibi.
  • Eserlerinde Dadaizm, fütürizm, kübizm ve sürrealizm akımlarının etkileri görülür. 
  • Şiirde ahengi; ses tekrarları, iç kafiyeler ve yinelemelerle sağlamıştır.
  • Lav, şiir dışında "Karagöz Stepte" ve "Altın Gazap" adıyla iki de oyun yazmıştır.
Kitaplarında Ele Aldığı Konular
  • İlk kitabı S.O.S (1931) ile Kaos (1934) büyük yankı uyandırır. İlk iki kitabında ele aldığı konular, dönemine göre farklı üslubu, serbest nazmı kullanması ve eleştirel yaklaşımı dikkat çekmiştir.
  • Üçüncü kitabı Açıl Kilidim Açıl (1940) ile kendi iç dünyasının kapılarını açarak bilinçaltına yönelir. Kitabında dış dünyanın baskılarından kurtulma isteği, çocukluk izlenimlerini ve masalsı bir dünyayı işleyen şiirler ağırlık kazanır.
  • Mau Mau (1962) adlı eseriyle şair evrensele açılır. Kitapta, Afrika'nın emperyalist ülkeler tarafından sömürülmesi ve bu sömürge altındaki halkın kurtuluş mücadelesi anlatılır.
  • Üç Anadolu (1964) adını verdiği son şiir kitabında ise Anadolu insanının savaşlar ve yoksulluklarla geçen destansı hikayesini 13. yüzyıldan başlayarak 20.yüzyıla kadar getirip anlatır.  
Eserleri
  • Şiir Kitapları: S.O.S, Kaos, Açıl Kilidim Açıl, Mau Mau, Üç Anadolu
  • Oyunları: Karagöz Stepte, Altın Gazap
Şiirlerinden...
Kaos
Stratosferde sancılar başladı:
Vınlıyor uzaklıklar,
Kesildi ateş fırıldakların hızı,
Kara ummanda yıldız akıntısı...

Ka-os:
Ölü gezegenlerin esirden mezarı
Varlıkta maddeler, buhar, miyasmos...

Hava hortumlarında kıvılcım saçan küller
boğuyor kartalları..
Beslenmiyor moleküller
Bileşimler çürüdü. Bal yapmıyor arı
Artık çalışmıyor bunak protoplazmalar!

Bir Kahramanın Midesi 
Vahşi hayvanlara yediriyorlar ölülerimizi
Beyazlar bizimle savaşınca
Bizse kendimiz yiyormuşuz
Onları haklayınca
Böyle de olsa
Daha şerefli bir mezar değil mi
Hayvan bağırsaklarından
Bir kahramanın midesi?

Tokat 
Bizim Papaz Efendi dedi ki:
"İsa bir yanağına tokat yedi
Öbür yanağını da çevirdi
İsa'nın yediği iki tokat
Roma'yı devirdi..."
Ben de Papaz Efendi'ye dedim ki:
"Ben de İsa Babamızın kuluyum
Her gün efendimden tokat yiyorum
Her tokat yiyişimde
Öbür yanağımı da çeviriyorum
Efendim niye devrilmiyor Roma gibi?
Roma'dan güçlü mü bizim efendi?"

Nuh'un Gemisi

Üflesem surunu İsrafil’in 
Sesim ulaşsa Menfis'e Babil'e 
Mumyalar dirilip 
Yeniden başlasa hayatlarına 
Kara esirler bağlasalar 
Firavunlarını ehramlarına 
Arslan suratlı koç başlı 
Kadınlar atılsa Nil'e 
Yerine bakirelerin 
Yüzdürsem Nuh’un gemisini 
Gelin etekli allı pullu 
Balıklar dolu kavanozumda
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynaklar
  • Ercüment Behzat Lav'ın Şiiri (Poetika, İroni, Eleştiri) - Uğur Cin
  • Ercüment Behzat Lav’ın "Nuhun Gemisi" Adlı Şiirine Fenomenolojik Bir Yaklaşım - Türkan Yeşilyurt
  • Büyük Türk Şiiri Antolojisi - Ataol Behramoğlu

Nazım Hikmet Ran (1902-1963)

Nazım Hikmet Ran
  • Toplumcu şiir anlayışının öncü ismi, şair, yazar. 
  • 1901'de Selanik'te doğdu. (Resmi kayıtlarda 1902 olarak geçmektedir.)
  • Büyük babası Mehmet Nâzım Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nda valilik yapmış bir Mevlevi'dir. 
  • Babası Hikmet Bey ise İttihat ve Terakki iktidarında Matbuat Müdürlüğü yapmıştır. Annesi Celile Hanım ise ressamdır.
  • Annesinin büyük babası Mustafa Celâlettin Paşa, İstanbul'a gelerek Müslümanlığı kabul eden Borjenski soyadlı Polonyalı bir Türkolog, mühendis ve topograftır. (Şairin yurt dışında iken Polonya vatandaşlığını seçmesinin nedeni)

Kuvayımilliye Destanı'ndan

Başlangıç

Onlar

Onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar çokturlar;
korkak,
cesur,
câhil,
hakim
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
Onlar ki uyup hainin iğvâsına
sancaklarını elden yere düşürürler
ve düşmanı meydanda koyup
kaçarlar evlerine
ve onlar ki bir nice mürtede hançer üşürürler
ve yeşil bir ağaç gibi gülen
ve merasimsiz ağlayan
ve ana avrat küfreden ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
Demir,
kömür
ve şeker
ve kırmızı bakır
ve mensucat
ve sevda ve zulüm ve hayat
ve bilcümle sanayi kollarının
ve gökyüzü
ve sahra 
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarının,
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.
En bilgin aynalara
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
Asırda onlar yendi, onlar yenildi.
Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için:
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
denildi.

Türk Köylüsü

Topraktan öğrenip
kitapsız bilendir,
Hoca Nasreddin gibi ağlayan
Bayburtlu Zihni gibi gülendir.
Ferhad'dır,
Kerem'dir 

ve Keloğlan'dır.
Yol görünür onun garip serine,
analar, babalar umudu keser,
kahpe felek ona eder oyunu.
Çarşambayı sel alır,
bir yâr sever
el alır,
kanadı kırılır
çöllerde kalır,
ölmeden mezara koyarlar onu.
O, "Yûnusu biçâredir,
baştan ayağa yâredir",
ağu içer su yerine.
Fakat bir kere bir dert anlayan düşmeye görsün önlerine
ve bir kere vakterişip
"Gayrık yeter!..."
demesinler.
Bunu bir dediler mi, "İsrafil sûrunu urur,
mahlûkat yerinden durur",
toprağın nabzı başlar
onun nabızlarında atmaya.
Ne kendi nefsini korur, 
ne düşmanı kayırır,
"Dağları yırtıp ayırır, 
kayaları kesip yol eyler abıhayat akıtmaya..."

Sekizinci Bap'tan Bir Bölüm

Dağlarda tek
tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel,
rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında, 

birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu. Paşalar: "Üç", dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu.
Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.

Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir (1920-1940)

Nazım Hikmet Ran
  • Toplumcu şiirin ilk kuşağıdır.  
  • Bu şiir anlayışının temelini materyalist dünya görüşü oluşturur.
  • İdeolojik bir eğilim gösterir. Bu şiir anlayışının ideolojik arka planını Marksist ideoloji  şekillendirir.
  • Toplumcu şairler; işçi, emekçi ve köylü sınıfının ezildiği temel düşüncesinden hareket eder.
  • Kolektif emek öne çıkarılır (kolektivizm). Sosyalist bireysellik ancak kolektif emek içinde gelişebilir.
  • Pragmatik bir edebiyattır ve tezi vardır. Eleştirmekle kalmaz, çözüm önerileri sunar.
  • Şiirlerde sosyal sorunlara yer verilir. Sorunların çözümü için tek formülün sosyalizm olduğu gösterilmeye çalışılır.
  • Dilin harekete geçiren gücünden, etkisinden yararlanılmıştır. Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek için söylev üslubundan yararlanılmıştır.
  • Bu edebiyat eğitsel işlevle yüklüdür. 
  • Bu nedenle şiirlerde yalın bir dil kullanılır.
  • Şiirde imge ve söz sanatlarına az yer verilir.
  • Sözcükler genelde gerçek anlamlarıyla kullanılır.
  • Toplumcu şiir, hayata daima iyimser bakar. (optimist)
  • Sanat, her türlü dinsel ve töresel bağdan koparılmak istenir.
  • Toplumcu şiirin bu neslinde fütürizm öne çıkar.
  • Şiirde biçimden çok içeriğe önem verilir. 
  • Şiirler ölçüsüz, kafiyesizdir.
  • Bu türde ahenk; aliterasyon, asonans ve sözcük tekrarları ile sağlanır.
  • Bu kuşağın öncüsü ve en önemli şairi Nazım Hikmet'tir. 
  • Ercüment Behzat Lav ile İlhami Bekir Tez de bu kuşak içinde gösterilir. Bu iki isim bazı kaynaklarda 1940 kuşağı içinde de gösterilmektedir.
Toplumcu Şiir Sözlüğü
  • Materyalizm: Her şeyin maddeden oluştuğunu savunan, metafiziksel hiçbir kavramı kabul etmeyen felsefe kuramıdır.
  • Marksizm: Alman filozof Karl Marks'ın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım. Sınıfsız toplumu hedefleyen bu görüş, işçi sınıfının kurtuluş mücadelesiyle doğmuştur.
  • Pragmatik: Faydacılık, gerçeğe ve eyleme dönük olan.
  • Kolektivizm: Bireyci davranışın tam tersi, kolektif emeğe inanan ekonomik ya da sosyal görüş.
  • Optimist: İyimser, pesimist olmayan.
  • Fütürizm (gelecekçilik): Bu akımın temel amaçları; geçmişteki estetik değerleri ve gelenekleri bütünüyle reddederek makineleşme, sürat ve dinamizm kavramlarını toplumsal hayatın temeli haline getirmektir. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız. 
Nazım Hikmet (1902-1963)
  • Toplumcu şiir anlayışının öncü ismi, şair, yazar. 
  • Şair, 1920 kuşağına dahil olsa da hem 1940 hem de 1960 kuşağı toplumcu şiiri onun etkisi altındadır.
  • İlk şiirlerini hece vezniyle yazan şair sonradan serbest nazma geçer.
  • Şiir anlayışını en çok etkileyen şair, Rus Vladimir Mayakovski'dir.
  • Şekilden çok içeriğe önem verdi.
  • Şiirde ahengi ses ve sözcük tekrarları ile sağladı.
  • Mayakovski’nin etkisiyle uzunlu kısalı, merdiven istifli mısralara yöneldi.
  • Lirik şiirleriyle de tanınan şair romantik devrimci olarak tanınmaktadır.
  • Geniş kitlelere hitap etmek, onları harekete geçirmek için söylev üslubundan yararlanmıştır.
  • Daha çok fütürizm akımından etkilenmiştir.
  • Şiirlerinde hayat, ölüm, adalet, sevgi, barış, hapis, kadın, çocuk, memleket ve insan sevgisi öne çıkar.
  • Dünyaca tanınmış olan Nazım Hikmet'in şiirleri birçok yabancı dile çevrilmiştir.
Eserleri
  • Şiir: 835 Satır, Jokond ile Si-Ya-U, Varan 3, 1+1=1, Sesini Kaybeden Şehir, Gece Gelen Telgraf, Benerci Kendini Niçin Öldürdü?, Portreler, Taranta Babu’ya Mektuplar, Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı, Kurtuluş Savaşı Destanı, Saat 21-22 Şiirleri, Memleketimden İnsan Manzaraları I-V, Dört Hapisaneden, Rubailer, Yatar Bursa Kalesinde, Yeni Şiirler, Son Şiirler
  • Tiyatro: Kafatası, Bir Ölü Evi Yahut Merhumun Hanesi, Unutulan Adam, Ferhad ile Şirin, Enayi, İnek, Sabahat, Ocak Başında – Yolcu, Yusuf ile Menofis, Demokles’in Kılıcı
👉 Nazım Hikmet hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız. 

Ercüment Behzat Lav (1903-1984)

  • Şair, yazar, oyuncu, öğretmen.
  • Türk şiirinde serbest nazmı (ölçüsüz şiiri) ilk kullananlardan biridir.
  • Modern şiir biçimlerini yerli temalara uygulayan deneyci, yenilikçi bir şairdir.
  • Şiirinin en önemli özelliği ironidir. Lav, şiirini genel olarak bir uygarlık eleştirisi üzerine kurmuş ve alay etmiştir.
  • Şiirlerinde din, toprak ve emek sömürüsü, uzay-teknoloji, Anadolu insanı, uygarlık, aşk, çocukluğa özlem, kaçış, ölüm gibi temalar öne çıkmaktadır.
  • Eserlerinde Dadaizmfütürizm, kübizm ve sürrealizm akımlarının etkileri görülür.
  • Şiir Kitapları: S.O.S, Kaos, Açıl Kilidim Açıl, Mau Mau, Üç Anadolu
  • Oyunları: Karagöz Stepte, Altın Gazap
İlhami Bekir Tez (1905 - 1984)
  • Öğretmen, yazar, şair.
  • Türk şiirinde serbest nazmı (ölçüsüz şiiri) ilk kullananlardan biridir.
  • "Vecdi Ahmed" ve “Herhangi biri” imzalarını da kullandı
  • Bir işçinin yirmi dört saatini anlattığı "24 Saat" adlı şiir kitabıyla tanındı.
  • Şiirlerinde Nazım Hikmet etkisi görülür.
  • Tasvirci, zaman zaman da coşkun bir anlatımı vardır.
  • Yetimhanede büyüyen sanatçı, çocuklar için birçok şiir yazmıştır.
  • Nazım Hikmet'le yazdıkları "Mavi Kitap" çocuklar için yazılmış şiir ve öyküleri içeren özgün bir çalışmadır.
  • Şiir Kitapları: 24 Saat, A-Birinci Forma, Herhangi Bir Şiir Kitabıdır, Mustafa Kemal, Olduğu Gibi, Hürriyete Kaside, En Güzel Şarkı, Küba, Şiirler, Altın Destan Mustafa Kemal, 70 Yaşın Melankolisi, Unuttum
  • Romanları: Asfalt, Taşlıtarla'daki Ev, Herhangi Bir Roman Kitabıdır
  • Çocuk Kitapları: Hayat Bilgisine Göre Çocuk Şiirleri (ortak), Mavi Kitap (ortak), Birinci Seans (şiir)
👉 İlhami Bekir Tez hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
Nazım Hikmet'in Şiirlerinden...

Makinalaşmak İstiyorum

trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!

mutlak buna bir çare bulacağım
ve ben ancak bahtiyar olacağım
karnıma bir türbin oturtup
kuyruğuma çift uskuru taktığım gün!
trrrrum
trrrrum
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!

Türkiye İşçi Sınıfına Selam

Türkiye işçi sınıfına selâm!
Selam yaratana!
Tohumların tohumuna, serpilip gelişene selâm!
Bütün yemişler dallarınızdadır.
Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir,
haklı günler, büyük günler,
gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan,
ekmek, gül ve hürriyet günleri.

Türkiye işçi sınıfına selam!
Meydanlarda hasretimizi haykıranlara,
Toprağa, kitaba, işe hasretimizi,
Hasretimizi, ay yıldızı esir bayrağımıza.
Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selam!
Paranın padişahlığını,
Karanlığını yobazın
Ve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selam!

Türkiye işçi sınıfına selam!
Selam yaratana!
İlgili Sayfalar
Yararlanılan kaynaklar için "Kaynakça" sayfamıza bakabilirsiniz.