12 Şubat 2019 Salı

Yaşar Kemal (1923 - 2015)

Yaşar Kemal
  • Roman, hikaye, senaryo ve röportaj yazarı. 
  • Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli’dir. 
  • Osmaniye'nin Kadirli ilçesine bağlı Hemite (Göğceli) köyünde doğdu. 
  • Üç yaşında bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. Bu olaydan bir yıl sonra babası, camide namaz kıldığı sırada bıçaklanarak öldürüldü. Bu olaya tanık olan Yaşar Kemal, on iki yaşına kadar konuşma zorluğu çekti.
  • İlkokula giderken şiir yazmaya başladı. Çevresinde anlatılan efsanelerden ve yöredeki halk şairlerinden etkilenerek aşıklığa merak sardı. İlki 1939'da olmak üzere, şiirleri birçok önemli dergide yayımlandı.
  • 1941’de hayatını kazanmak zorunda kaldığı için ortaokul son sınıftan ayrıldı. Irgat katipliği, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik gibi birçok değişik iş yaptı.
  • Yazı hayatına şiirle başlayan yazar sonrasında folklor araştırmaları yaptı.
  • 1943’te bir folklor derlemesi olan ilk kitabı Ağıtları yayımladı.
  • İlk hikayesini askerliğini yaptığı Kayseri'de yazdı (1946).
  • 1951'de Cumhuriyet gazetesinde Yaşar Kemal imzası ile fıkra ve röportajlar yazmaya başladı.
  • 1952’de öykü kitabı Sarı Sıcak yayımlandı. 
  • Bugüne kadar kırktan fazla dile çevrilen romanı İnce Memed ise 1955'te yayımlandı.
  • Yazıları ve siyasi etkinlikleri nedeniyle birçok kez kovuşturmaya uğradı.
  • 1963’te gazeteciliği bırakarak romana ağırlık verdi. 
  • 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikasının kuruluşuna katılarak sendikanın ilk genel başkanlığını üstlendi.
  • 28 Şubat 2015 yılında organ yetmezliği nedeniyle öldü.
Sanat Anlayışı
  • Toplumcu gerçekçi roman ve hikayenin önde gelen yazarlarından biridir. 
  • Eserlerinde Anadolu'nun özellikle de Çukurova yöresinin yaşadığı sorunları, doğası, gelenekleriyle anlattı.
  • Anadolu’da sürüp giden ağa-köylü-ırgat ve yönetici ilişkilerini gerçekçi gözlemlerle ortaya koydu.
  • Eserlerindeki kahramanlarını derinlemesine işleyen yazar psikolojik tahlillerinde başarılıdır.
  • Eserlerinde geleneksel kültürden ve sözlü edebiyattan yararlanmıştır. Efsaneler, masallar, halk hikâyeleri ve halk şiiri onun eserlerinde önemli bir yer tutmaktadır. 
  • Yerelden yola çıkarak evrensele ulaşmak ister. 
  • Eserlerinde yöresel sözcük, deyim ve atasözlerine de yer vermiştir.
  • Yer yer destansı bir havaya bürünen şiirsel bir anlatıma sahiptir.
  • Kimi romanları nehir roman özelliği gösterir. (Nehir Roman: Bir kişinin, toplumun hayatındaki gelişmeleri birden fazla cilt halinde anlatan romanlardır.)
Tüm Eserleri
Hikaye: Sarı Sıcak
Romanları:
  • İnce Memed I-IV
  • Dağın Öte Yüzü: Orta Direk, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu
  • Akça Sazın Ağaları: Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf
  • Kimsecik: Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı, Kanın Sesi
  • Bir Ada Hikayesi: Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları, Çıplak Deniz Çıplak Ada
  • Anadolu Efsanelerini Konu Aldığı Eserler: Üç Anadolu Efsanesi, Ağrıdağı EfsanesiBinboğalar EfsanesiÇakırcalı Efe
  • Diğer Romanları: Yılanı ÖldürselerAl Gözüm Seyreyle Salih, Deniz Küstü, Hüyükteki Nar Ağacı, Tek Kanatlı Bir Kuş, Kuşlar da Gitti
Röportaj: Çukurova Yana Yana, Yanan Ormanlarda Elli Gün, Peri Bacaları, Allah'ın Askerleri
Dağın Öte Yüzü (Üçleme)
  • Ortadirek: Romanın konusu, Yalak köylülerinin pamuk toplayabilmek için dağdan düze iniş yolunda çektiği çileli yaşantıdır. Geçimlerini pamuk toplayarak elde eden köylüler yoksul bir yaşam sürmektedir. Eserde kendi çıkarları için köylüleri kullanan muhtar ve ona karşı çıkmak isteyen grubun çatışması, ezen ile ezilen arasındaki mücadele olarak verilir. 
  • Yer Demir Gök Bakır: Romanda Çukurova’dan eli boş dönen köylülerin köydeki korkularla dolu yaşamları ele alınmıştır. Muhtar Sefer’in oyunu yüzünden o yaz Çukurova’da hiç para kazanamamış köylüler, kışı yoksulluk içinde geçirmektedir. Öte yandan kasabadaki tüccara borçlarını ödeyemedikleri için haciz korkusu içindedirler. Çaresiz köylüler bir dayanak ararken mağrur Taşbaşoğlu’na ermişlik yakıştırıp ona sığınırlar. Bir süre sonra aklıyla kalbi arasında bocalamaya başlayan Taşbaşoğlu, "acaba gerçekten ermiş miyim" diye düşünmeye başlayacaktır. 
  • Ölmez Otu: Üçlemenin son romanında Uzunca Ali'nin hikayesi romanın temel konusunu oluşturur. Ali, Çukurova’ya inerken yola dayanamayacağını düşündüğü yaşlı annesi Meryemce’yi boşalan köyde bir başına bırakır. Çukurova’da ırgatlar arasında Ali'nin anasını öldürüp geldiği söylentisi yayılır. Ali'nin böyle bir iş yapmayacağını bilen Muhtar Sefer, bu durumu intikam için bir fırsat olarak görür. Ömer’i köye Meryemce Ana’yı öldürmeye yollar, bu sayede söylenti gerçekleşecek ve Ali suçlanacaktır. Haftalardır insan sesine hasret kalan Meryemce, Ömer’i öyle candan karşılar ki Ömer öldüremez kadını. Çukurova’da pamuk toplama işi sona ermiş, güz yağmurları başlamıştır. Köye dönen Uzunca Ali, annesini ölmüş bulur.
  • Yılanı Öldürseler: Esme gönlünü köyün gençlerinden Abbas'a kaptırır. Abbas da Esme’ye âşık olur. Ancak Abbas, Esme'nin ailesi tarafından kabul görmez. Abbas, Esme'nin ailesinden bazı kişileri yaralar. Bu nedenle de hapse girer. Başka bir köyde oturan Halil, Esme'yi zorla kaçırarak onunla zorla birlikte olur. Bu evlilikten Hasan doğar. Hapisten çıkan Abbas, Halil'i vurarak öldürür. Halil'in kardeşleri de annelerinin yönlendirmesiyle Abbas'ı öldürür. Halil'in ölümünden gelini Esme'yi de sorumlu tutan babaanne, torunu Hasan'a annesini öldürmesi için baskı yapar. Çeşitli hurafeler ve yalanlarla doldurulan çocuk, dirense de en sonunda baskılara dayanamayıp annesini vuracaktır. Romanın geniş özeti için tıklayınız.
  • Demirciler Çarşısı Cinayeti: Yazarın "Akçasazın Ağaları" adlı serisinin ilk romanıdır. Roman, 1974 yılında “Madaralı Roman Ödülü'nü almıştır. Romanda Derviş Bey ve Mustafa Bey arasındaki kan davası, Çukurova bölgesindeki feodal sistemin çöküşü ve kapitalist sistemin ilk hareketleriyle birlikte ele alınmıştır. Romanın geniş özeti için tıklayınız.
  • Binboğalar Efsanesi: Romanda Çukurova'da geleneklerini sürdürmeye çalışan konargöçer Türkmenlerin yaşadıkları anlatılmaktadır. Karaçullu Obası, yıllardır yerleşecek bir toprak parçası bulamamıştır. Beşi altı mayısa bağlayan gece (Hıdırellez) bir araya gelirler. Hızır’la İlyas’ın buluşacakları o gece bütün oba, "Aladağ’da yaylak, Çukurova’da kışlak" dileğinde bulunacaktır. İnançlarına göre bu iki yıldızın kavuştuğunu görenlerden sadece masum ve günahsız kişilerin dileği kabul olacaktır. Ancak o gece herkes kendisi için dilekte bulunur. Romanın geniş özeti için tıklayınız.
İlgili Sayfalar

👉 Toplumcu - Gerçekçi Roman ve Hikaye
👉 İnce Memed Özet

👉 Ağrıdağı Efsanesi

👉 Çakırcalı Efe Özet

👉 Binboğalar Efsanesi

👉 Yılanı Öldürseler

👉 Demirciler Çarşısı Cinayeti

Yararlanılan kaynaklar için Kaynakça sayfamıza bakınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız bizim için önemli. Lütfen yorum yaparak daha iyi içerikler üretmemiz için bize destek olunuz.