Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Milli Edebiyat Anlayışını Sürdüren Şiir Konu Testi 1

1. Aşağıdakilerden hangisi milli edebiyat anlayışını sürdüren şiirler için söylenemez?
A) Eserlere, Millî Mücadele'nin zafer coşkusu egemendir.
B) Halk edebiyatı geleneği modern bir anlayışla devam ettirilmiştir.
C) İçe dönük, bireysel bir tavır ile yazılan bu şiirlerle evrensel insan tecrübesini dile getirilir.
D) Sade bir dille yazılan eserlerde mahalli söyleyişlere de yer verilir.
E) Saf şiir anlayışında görülen anlamda kapalılık, derinlik ve çağrışım zenginliği bu şiirlerde görülmez.

2. Aşağıdaki eser-şair eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
A) Bir Yolcuya - Necmettin Halil Onan
B) Orda Bir Köy Var Uzakta - Ahmet Kutsi Tecer
C) Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor - Behçet Kemal Çağlar
D) Bu Vatan Kimin - Orhan Şaik Gökyay
E) Git Bahar - Halide Nusret Zorlutuna

Beş Hececiler ya da Hecenin Beş Şairi olarak anılan bu sanatçılar, 1911’de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan Yeni Lisan makalesinin tutuşturduğu millî edebiyat meşalesini 1914’ten sonra taşımaya devam eder. Şiir yazmaya aruzla başlayan şairler, Ziya Gökalp’in fikirleri doğrultusunda, özellikle ...., ..., ... ve ... gibi öncü şair ve yazarların etkisiyle hece ölçüsünü ve konuşulan Türkçeyi kullanarak milli ve mahalli değerlerle örülü şiirler yazarlar.
3. Aşağıdaki sanatçılardan hangisi parçada bırakılan boşluğa getirilemez?
A) Rıza Tevfik Bölükbaşı
B) Ömer Seyfettin
C) Mehmet Emin Yurdakul
D) Ahmet Hamdi Tanpınar
E) Ali Canip Yöntem

Hece ölçüsüyle yazdığı memleketçi şiirleriyle tanındı. Yıldızların Altında, Efenin Bayramı, Akşam Misafiri gibi bestelenmiş birçok şiiri vardır. Şiirlerinde Anadolu coğrafyası ve insanı öne çıkar. "Sarıkız Mermerleri" adlı kitabında küçük yaşta ölen ve Sarıkız'a gömülen kızı için yazdığı içli şiirler vardır. Asıl ününü "Yayla Dumanı" adlı kitabındaki memleket edebiyatına uygun şiirlerle kazanmıştır.
4. Parçada bahsedilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kemalettin Kamu
B) Ömer Bedrettin Uşaklı
C) Necmettin Halil Onan
D) Zeki Ömer Defne
E) Behçet Kemal Çağlar

Türk edebiyatında şairliğinin yanında, tiyatro yazarlığı ile de ön plana çıkmış bir sanatçıdır. Sanatçının "İşte size Macit Bey’in hikâyesi etrafında örülmüş bir orta oyunu" diye takdim ettiği Köşebaşı adlı oyunu Ankara'daki Küçük Tiyatro'nun açılışında Muhsin Ertuğrul tarafından sahneye konulmuştur. Eser, hem toplumsal değişimi ortaya koyması hem de geleneksel ile moderni birleştirmeye yönelik arayışlarıyla döneminin oyun metinleri arasında öne çıkmıştır.
5. Parçada bahsedilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bekir Sıtkı Erdoğan
B) Yusuf Ziya Ortaç
C) Faruk Nafiz Çamlıbel
D) Ahmet Kutsi Tecer
E) Halit Fahri Ozansoy

Halk şiiri estetiğine bağlı biçimlerle genellikle ulusal coşkuları yansıtmak istedi. Atatürk, Atatürk devrimleri, ülke sorunları, yurt sevgisi şiirlerinde öne çıkan konulardır. Faruk Nafiz Çamlıbel ile Onuncu Yıl Marşı'nın sözlerini yazan sanatçı, şiirin yanı sıra manzum oyunlar ve incelemeler de yazmıştır.
6. Parçada bahsedilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Behçet Kemal Çağlar
B) Orhan Şaik Gökyay
C) Arif Nihat Asya
D) Ahmet Kutsi Tecer
E) Enis Behiç Koryürek

7. Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet döneminde milli edebiyat anlayışını sürdüren sanatçılardan biri değildir?
A) Ahmet Kutsi Tecer
B) Kemalettin Kamu
C) Orhan Şaik Gökyay
D) Necmettin Halil Onan
E) Ömer Seyfettin

İstanbul Erkek İlk Öğretmen Okulunda okurken İstanbul'un işgali üzerine Ankara'ya giderek Milli Mücadele'ye katıldı. Asıl şöhretini Millî Mücadele sıralarında yazdığı manzumelerle sağladı. Lirik ve samimi duygular taşıyan ve çoğu yurtseverlik çerçevesi içinde yazılmış şiirlerini kitap halinde toplayamadı. Hicret, Gurbet ve Bingöl Çobanları gibi şiirleriyle tanınan sanatçı, yüksek tahsilini 1933'te Anadolu Ajansı temsilcisi olarak gönderildiği Fransa'da yapmıştır.
8. Parçada bahsedilen şair aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yusuf Ziya Ortaç
B) Faruk Nafiz Çamlıbel
C) Kemalettin Kamu
D) Orhan Şaik Gökyay
E) Zeki Ömer Defne

1919'da Darülfünunun Coğrafya Bölümünden mezun oldu. İstanbul’daki çeşitli liselerde edebiyat ve coğrafya öğretmenliği yaptı. Batılı, lâik, ulus-devlet modeliyle kurulan Cumhuriyet'in "yeni kadın"ı olarak birçok kadın derneğinde aktif görev aldı, gazete ve dergilerde kadın haklarıyla ilgili yazılar yazdı. Hikâye ve romanlarında kadın kahramanları öne çıkaran sanatçı, şiirlerinde de kadının sesini duyurmaya çalıştı. Daha çok şair olarak tanınan sanatçının romanları teknik bakımdan zayıftır. Şiirlerini Yıldızlar ve Gölgeler, Hazan Rüzgârları, Gayya, Su, Şile Yolları, Sabah Kuşları, Yerden Göğe adlı kitaplarda toplamıştır.
9. Parçada bahsedilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Halide Edip Adıvar
B) Şükufe Nihal Başar
C) Halide Nusret Zorlutuna
D) Emine Işınsu
E) Sevinç Çokum

Edebiyatın hemen her türünde eser vermesine rağmen daha çok şiirleriyle tanındı. Dönemin birçok şairi gibi şiire aruz ölçüsüyle başlayan sanatçı ilk dönem şiirlerinde sevda peşinde koşan bir aşk şairidir. Sonrasında hece ölçüsü ve sade bir Türkçeyle "memleket şiirleri" yazan şair, 1926'da yayımlanan "Sanat" şiiri ile yeni sanat anlayışını bir beyanname haline getirir. Şiirde Batı kültür ve edebiyatına cephe alan şair, Batı hayranlığı ve taklitçiliğinin karşısına da Anadolu insanını ve kültürünü çıkarır.
10. Aşağıdaki eserlerden hangisi parçada sözü edilen sanatçıya ait değildir?
A) Şarkın Sultanları      B) Dinle Neyden      C) Gönülden Gönüle
D) Çoban Çeşmesi       E) Miras

Yusuf Ziya Ortaç'ın adı cumhuriyet tarihinin en önemli "siyasi mizah" dergilerinden biri olan ... ile bütünleşmiştir. Tiyatro eserleri de yazan sanatçının en önemli oyunu ... adlı trajedisidir. Eser, Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı'nın hece ölçüsü ile yazılan ilk piyesidir.
11. Parçada bırakılan boşluklara aşağıdakilerden hangisi sırayla getirilmelidir?
A) Aydede, Canavar
B) Markopaşa, Satılık Ev
C) Akbaba, Binnaz
D) Yeni Mecmua, Baykuş
E) Çınaraltı, Nikahta Keramet

12. Aşağıdakilerden hangisi "Hecenin Beş Şairi" için yanlış bir bilgi içermektedir?
A) Eserlerini genel olarak "Milli Edebiyat"ın üç temel ilkesi olan "dili sadeleştirme, hece ölçüsünü kullanma ve halka yönelme" anlayışına uygun olarak verdiler.
B) Hemen hepsi sanat yaşamlarına aruzla yazdıkları aşk şiirleriyle başladılar.
C) Beş Hececilerin aruzdan heceye geçişleri kesin çizgilerle olmamış, zaman zaman aruza dönmüşlerdir.
D) Anadolu'yu yakından tanıyan bu şairler, şiirlerinde Anadolu'yu ve Anadolu insanını realist bir bakış açısıyla ele aldılar.
E) Bu şairler ortak bir kitap çıkarmadıkları gibi sanat anlayışlarını açıkladıkları bir beyanname de hazırlamamışlardır.

Edebiyatımızda kimi şairler isimleri kadar "Bayrak Şairi", "Gurbet Şairi", "Devrim Şairi" ya da "Anadolu Şairi" gibi birçok kez ele aldıkları temalarla da anılmıştır.
13. Aşağıdakilerden hangisi yukarıda sözü edilen şairlerden biri değildir?
A) Halit Fahri Ozansoy
B) Arif Nihat Asya
C) Ömer Bedrettin Uşaklı
D) Kemalettin Kamu
E) Behçet Kemal Çağlar

Orhan Seyfi Orhon tarafından ilk sayısı 9 Ağustos 1941 tarihinde çıkarılan haftalık Türkçü, fikir ve sanat dergisidir. Dergi, bazı aralıklarla 1941-1948 yılları arasında toplam 161 sayı yayımlanmıştır. "Dilde, Fikirde, İşte Birlik" sloganı ile yayın hayatına atılan dergide temel gaye, milliyetçilik fikrini Türk insanına tanıtmak ve benimsetmektir.
14. Parçada sözü edilen dergi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hisar    B) Genç Kalemler    C) Dergah    D) Çınaraltı    E) Orhun

Öğretmenliğe 1922'de Anadolu'da başlayan ..., sonrasında uzun yıllar Kabataş ve Galatasaray liselerinde çalışmış, 1968'de emekli olmuştur. Çok sevdiği öğretmenlik mesleğine ve öğrencilerine duyduğu hassasiyeti "Ziller Çalacak" adlı şiiriyle dile getiren sanatçı, şiirlerini Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir Puyalar I, Kardelenler Puyalar II adlı kitaplarda toplamıştır.
15. Parçada bırakılan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Zeki Ömer Defne
B) Hüseyin Nihal Atsız
C) Şükufe Nihal Başar
D) Halide Nusret Zorlutuna
E) Ahmet Kutsi Tecer

Orhan Şaik Gökyay'ın hayatının ilk yarısında şiir, ikinci yarısında bilimsel araştırmalar önemli bir yer tutmuştur. Osmanlı dönemine ait birçok klasik eseri, günümüz Türkçesine aktaran Gökyay, özellikle Dede Korkut ve Katip Çelebi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınmıştır. Az sayıda şiir yazan sanatçı, şiirlerini kitap haline getirmemiş ancak eleştiri türündeki yazılarını ... adıyla yayımlamıştır.
16. Parçada bırakılan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Karalama Defteri
B) Destursuz Bağa Girenler
C) Şiir Tahlilleri
D) Günlerin Götürdüğü
E) Mavi ve Kara

2014 yılında kaybettiğimiz şair, aruzdan vazgeçmemiş ancak hece ölçüsünü de kullanmıştır. Halk ve divan edebiyatı geleneğinden yararlanan sanatçı; koşmadan ilahiye, gazelden kasideye, rubaiden serbest müstezata kadar hemen her türde şiir yazmıştır. Kışlada Bahar, Binbirinci Gece şiiriyle tanınan şair, 50.Yıl Marşı'nın da söz yazarıdır.
17. Parçada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Arif Nihat Asya
B) Fazlı Hüsnü Dağlarca
C) Bekir Sıtkı Erdoğan
D) Gültekin Samanoğlu
E) Necmettin Halil Onan

I. 1946'da, 17.yüzyılda yaşamış Mevlevi şair Çedikçi Süleyman Çelebi'nin ruhundan ilhamlar aldığını söyleyerek yazdığı şiirleri Vâridat-ı Süleyman adlı kitapta topladı.
II. 1921'de ünlü "Aruza Veda" adlı şiirini kaleme alır. Ancak o da arkadaşları gibi aruzu tam olarak bırakamayacak zaman zaman aruzla şiirler yazmaya devam edecektir.
III. Mizahi şiir ve yazılarında "Fiske" takma adını kullanan sanatçı, bu türdeki yazılarını "Fiskeler" adıyla yayımlamıştır.
IV. Çeşitli mizah dergilerinde 800'den fazla mizahi şiiri yayımlanan sanatçı, bu tür şiirlerini Çamdeviren, Çamlıviran, Deli Ozan gibi takma adlarla yazmıştır.
18. Aşağıdaki sanatçılardan hangisi numaralanmış bölümlerin herhangi biriyle ilişkilendirilemez?
A) Faruk Nafiz Çamlıbel
B) Orhan Seyfi Orhon
C) Halit Fahri Ozansoy
D) Enis Behiç Koryürek
E) Yusuf Ziya Ortaç

👉 Bu testi pdf olarak indirmek için tıklayınız.

İlgili Sayfalar



Cevaplar

1.C  2.C  3.D  4.B  5.D  6.A  7.E  8.C  9.B  10.E  11.C  12.D  13.A  14.D  15.A  16.B  17.C  18.E

Ömer Bedrettin Uşaklı (1904-1946)

Ömer Bedrettin Uşaklı
  • Şair, bürokrat, milletvekili.
  • 24 Ağustos 1904'te Uşak'ta doğdu.
  • 1927'de Mülkiye Mektebinden mezun oldu.
  • Kaymakam ve mülkiye müfettişi olarak Anadolu'nun değişik yerlerinde görev yaptı.
  • Kütahya milletvekili iken (1943-1946) vereme yakalandı.
  • 24 Şubat 1946'da tedavi gördüğü Yakacık Sanatoryumunda öldü.
Sanat Anlayışı
  • "Anadolu Şairi" olarak anılır.
  • İlk şiirlerinde Yahya Kemal Beyatlı ile Ahmet Haşim etkisi vardır.
  • Hece ölçüsüyle yazdığı memleketçi şiirleriyle tanındı.
  • Anadolu coğrafyası ve insanı öne çıkan temalarıdır. 
  • Anadolu şehir, kasaba ve köylerini tasvir eden şiirleriyle memleketin güzelliklerini anlattı.
  • Şiirlerinde halk edebiyatı geleneğinden yararlandı.
  • "Sarıkız Mermerleri" adlı kitabında küçük yaşta ölen ve Sarıkız'a gömülen kızı için yazdığı içli şiirler vardır. Asıl ününü "Yayla Dumanı" adlı kitabındaki memleket edebiyatına uygun şiirlerle kazandı.
  • Yıldızların Altında, Efenin Bayramı, Akşam Misafiri gibi bestelenmiş birçok şiiri vardır.
Eserleri
  • Şiir: Deniz Sarhoşları, Yayla Dumanı, Sarıkız Mermerleri
Şiirlerinden
Akdeniz'e Doğru  

Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti,
Zaferle kalbimize yazdık cumhuriyeti.

Sakarya’dan su içen o çelik süngülerle,
Yuvaları dağılmış, yılmaz bir avuç erle,

"Hedef Akdeniz, asker!" diyen parmağa koştuk;
Zafer bahçelerinden gül koparmaya koştuk.

Yol gösterdi göklerden bize binlerce yıldız,
Kıpkızıl ufuklardan taştı al bayrağımız;

Koştuk aslanlar gibi kükreyip dağdan dağa,
Canavarlar dişinden vatanı kurtarmaya.

Vahşetlere dikilmiş gözlerimiz dumanlı,
Hürriyete susamış yanık bağrımız kanlı;

Çılgınca atılarak şanlı Dumlupınar’a,
Süngümüzden şan verdik coşkun yıldırımlara.

Sakarya’dan su içen o çelik süngülerle,
Yuvaları dağılmış, yılmaz bir avuç erle,

Eğilmez başımıza taç yaptık hürriyeti,
Zaferle kalbimize yazdık cumhuriyeti

Yıldızların Altında
 
Benim gönlüm sarhoştur
Yıldızların altında.
Sevişmek ah ne hoştur,
Yıldızların altında

Sular rüzgarı dinler,
Aşıklar hep serinler,
Çoban yolları inler
Yıldızların altında

Yanmam gönlüm yansa da,
Ecel beni ansa da
Gözlerim kapansa da
Yıldızların altında

Mavi nurdan bir ırmak,
Gölgede bir salıncak,
Bir de ikimiz kalsak
Yıldızların altında

Ne keder ne yas olur
Çakıllar elmas olur
Bir kadeh bir tas olur
Yıldızların altında

Ettiğim ah değildir,
Bahtım siyah değildir.
Buse günah değildir
Yıldızların altında

Efenin Bayramı
 
Eğilmez başın gibi
Gökler bulutlu efem
Dağlar yoldaşın gibi,
Sana ne mutlu efem! 
Oyna, yansın cepkenin,
Yansın güneşten tenin,
Gün senin, şenlik senin,
Bayramın kutlu efem!

Akşam Misafiri
 
Kapıldım gidiyorum
Bahtımın rüzgarına;
Ey ufuklar!.. diyorum,
Yolculuk var yarına?
 
Ayrılık görünmüşken
Yar tutmuyor elimden
Misafirim bugün ben
Bursa akşamlarına!
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
  • Ömer Bedrettin Uşaklı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları:702, İlhan Geçer
  • Ömer Bedrettin Uşaklı Şiirlerinde Anadolu Gerçeğine Bir Bakış, Musa Demir

Şükufe Nihal Başar (1896-1973)

Şükufe Nihal
  • Şair, yazar, öğretmen.
  • 1896'da İstanbul'da doğdu.
  • 1919'da Darülfünunun (İstanbul Üniversitesi) Coğrafya Bölümünden mezun oldu. İstanbul’daki çeşitli liselerde edebiyat ve coğrafya öğretmenliği yaptı.
  • Kadın derneklerinde aktif görevler aldı.
  • Gazete ve dergilerde kadın haklarıyla ilgili yazılar yazdı.
  • 24 Eylül 1973'te İstanbul'da kaldığı huzurevinde öldü.
Sanat Anlayışı
  • Şiir, hikaye, roman ve gezi türlerinde eserler verdi.
  • Şair olarak tanındı.
  • İlk şiirlerinde Servetifünun özellikle de Tevfik Fikret'in etkisindedir.
  • "Hazan Rüzgarları" kitabıyla aruzu terk ederek hece ölçüsüne geçti.
  • Kadın, vatan sevgisitoplumsal sorunlar ve aşk şiirlerinde öne çıkan temalardır. Millî Mücadele döneminde yaşananları ve halkın ruh halini en iyi yansıtan şairlerden biridir.
  • Aydın bir Türk kadını olarak "kadının sesini" duyurmaya çalıştı.
  • Eserlerinde ezilen Anadolu kadınını yüceltti.
  • Sıcak, samimi ve yalın bir Türkçe kullandı.
  • Romanları teknik bakımdan zayıftır.
  • "Yalnız Dönüyorum" romanı teknik bakımdan diğer romanlarına göre daha başarılıdır.
  • Hikâye ve romanlarında kadın kahramanlar öne çıkar.
  • Romanlarda aşk, ayrılık, Anadolu, Millî Mücadele, yanlış Batılılaşma ve eğitim temalarına ağırlık verdi.
  • Romanlarının bir kısmı otobiyografik özellikler gösterir. 
Eserleri
  • Şiir: Yıldızlar ve Gölgeler, Hazan Rüzgârları, Gayya, Su, Şile Yolları, Sabah Kuşları, Yerden Göğe
  • Roman: Renksiz Istırap, Yakut Kayalar, Çöl Güneşi, Yalnız Dönüyorum, Çölde Sabah Oluyor (Kitap olarak basılmayanlar alınmamıştır)
  • Hikaye: Tevekkülün Cezası
  • Gezi: Finlandiya, Domaniç Dağlarının Yolcusu
Şiirlerinden...
Duymayan Kadına
Topla eteklerini yerlere sürünmesin,
Rüzgara cilvelenen tülleri görünmesin,
Köşede kar içinde can veren çocuklar var 
Süzülerek çıkarken bir barın kapısından,
Haberin yok yurdumun eleminden, yasından
Köşede kar içinde can veren çocuklar var 
Yerlere pırıltılar aksederken dizinden
Karlar göz göz olmuştur bir gözyaşı izinden
Köşede kar içinde can veren çocuklar var 
Tahammülüm yok artık çiçeklere, tüllere,
Yükselen gururunla, indir başını yere,
Köşede kar içinde can veren çocuklar var  (1930 Gayya)
Halide Nusret 
Hasta
Ölümden söz açmasın, söyleyin kuşlar ona;
Bilir nasıl yalnızdır Nihal, kalamaz sona
(...)
"Yoldayız" Şiirinden
Alp Er Tunga soyundan,
Oğuz boylarındanız;
Gittikçe kuvvet alan,
Kızıllaşan bir kanız;
Yan bakanlar oldu mu,
Yamanlardan yamanız!
Medeniyet, sanatta
İlk yol alanlardanız...
Göklere, ta göklere
Türk alnı değmez yere
"Bizim Destanımız"dan
(...)
O gün dünya anladı Türk ne demektir, nedir?
Beş gün beş gece süren bu cenk, bir efsanedir!
Bu mucize önünde akıllar donakalır;
Türk, çalınan malını alınca böyle alır
O gün, Dumlupınar'da bir tarih kapanarak
Yeni bir çağ açıldı güneş gibi yanarak
(...)
"Ayşe" Şiirinden
Erine eş olan sen, yurda evlat veren, sen;
Hamurunu pişiren, ekinini deren, sen;
Toprağa "Umay" gibi kanadını geren, sen;
Umut gibi her yerde kalbe dolansın, Ayşe
(...)
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynaklar
  • Kadın Şairde Kadın: Şükufe Nihal Başar, Türkan Yeşilyurt Kayhan
  • Şükufe Nihal Başar (Hayatı ve Şiirleri), Fatih Arslan
  • Şükufe Nihal'in Romanları ve Romancılığı, Salih Dizdar

Zeki Ömer Defne (1903-1992)

Zeki Ömer Defne
  • Şair, öğretmen.
  • 1903 yılında Çankırı'da doğdu.
  • 1922'de Ankara Muallim Mektebini bitirdi. Anadolu'da öğretmenlik yaptıktan sonra 1936'da İstanbul'a atandı.
  • 1939'da İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Kabataş ve Galatasaray liselerinde öğretmenlik yaptı.
  • 1968'de emekli oldu.
  • 2 Aralık 1992'de İstanbul'da öldü.
Sanat Yaşamı
  • "Milli Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şairler" arasında gösterilir.
  • "Öğretmen Şair" olarak anılmaktadır.
  • İlk şiirleri, Çankırı’da çıkan Halk Yolu dergisinde yayımlandı.
  • İlk dönem şiirlerinde Asri Baba mahlasını kullanarak mizahi tarzda hicivler yazdı.
  • Eserlerinde Anadolu ve memleket sevgisi öne çıkar. Bunun dışında aşk, yaşama sevinci, hayal kırıklıkları, yalnızlık, geçmişe duyulan özlem, tabiat ve ölüm temalarını da işledi.
  • Halk edebiyatı geleneğinden yararlandı.
  • Şiirlerinde yerli motifleri âşık şiiri tarzında işledi.
  • Şiirlerinde samimi ve kuvvetli bir lirizm vardır.
  • Erzincan, Erzurum, Bursa, İzmir, Isparta, Samsun, Sinop, Çankırı, Konya gibi birçok şehre güzellemeler yazmıştır. 
  • Bu şiirler, ilk kitabının "Memleket Üstüne Güzellemeler" bölümünde yer almaktadır.
  • Ziller Çalacak ve Bu Memleket Böyle Ağlar şiirleriyle ünlüdür.
Eserleri
  • Şiir: Denizden Çalınmış Ülke, Sessiz Nehir Puyalar I, Kardelenler Puyalar II 
  • İnceleme: Dede Korkut Hikâyelerinde Edebi Sanatlar
Ziller Çalacak

Zil çalacak... Sizler derslere gireceksiniz bir bir.
Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
Duyacağım, evlerden, kırlardan, denizlerden;
Tâ içimden birisi gidecek ardınızdan uça ese...
Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz bir bir.
Zil çalacak, ziller çalacak benim için,
Duyacağım, iskelelerden, istasyonlardan bütün;
Tâ içimden birisi koşacak ardınızdan...
Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

Sonra bir gün zil çalacak yine,
Hiç kimseler, kimsecikler duymayacak...
Ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
Tâ içimden birisi kalacak oralarda...
Ben gideceğim.
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynak
  • Zeki Ömer Defne'nin Şiirlerinin Türk Dili Açısından İncelenmesi. Ahu Cavlazoğlu Davulcu

Necmettin Halil Onan (1902-1968)

Necmettin Halil Onan
  • Şair, öğretmen, akademisyen.
  • 1902'de Çatalca’da doğdu. Babası Düyun-ı Umumiye memurlarından Halil Hilmi Efendi’dir.
  • 1919’da Darülfünunun (İstanbul Üniversitesi) Türk Edebiyatı Bölümüne kaydoldu. Üniversite yıllarında özellikle hocası Yahya Kemal'in (Beyatlı) etkisi altında kaldı.
  • İstanbul’un işgal üzerine Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele’ye katıldı. Zaferden sonra, yarım kalan öğrenimini tamamlayarak edebiyat öğretmeni oldu.
  • Bir süre Anadolu Ajansında çalıştı.
  • İlk şiir kitabı "Çakıl Taşları" 1927'de basıldı.
  • 1927’den itibaren çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yaptı. 1939’da Maarif Vekâleti (Milli Eğitim Bakanlığı) müfettişi oldu. 1942-1946 yılları arasında Yükseköğretim Genel Müdürlüğü yaptı.
  • Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde dersler verdi.
  • Türkçe dersleri için dil bilgisi kitapları hazırladı.
  • "İzahlı Divan Şiiri Antolojisi" adıyla hazırladığı eser hala kıymetini korumaktadır.
  • 1960’ta sağlık problemleri yüzünden emekliye ayrıldı.
  • 17 Ağustos 1968’de İstanbul'da öldü.
Sanat Anlayışı
  • Milli edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler arasında gösterilir.
  • Millî Mücadele yıllarında "vatan sevgisi"ni konu aldığı şiirleriyle tanındı.
  • Şiirde ahenge önem verdi.
  • Şiirlerinin çoğunu hece ölçüsüyle yazsa da aruzdan da vazgeçmedi.
  • Şiirleri arasında en çok bilinen 1927’de Hayat'ta yayımlanan “Bir Yolcuya” adlı şiiridir.
  • Şiirlerinde vatan sevgisi, geçmişe özlem, aşk ve tabiat öne çıkan temalardır.
  • Divan şiiri tarzında yazdığı şiirleri de vardır.
Önemli Eserleri
  • Şiir: Çakıl Taşları, Bir Yudum Daha
  • Roman: İşleyen Yara 
  • Antoloji: İzahlı Divan Şiiri Antolojisi
Şiirlerinden Örnekler
Bir Yolcuya
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda
İstiklâl uğrunda, nâmus yolunda
Can veren Mehmed'in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Çakıl Taşları

Biliyorsun ki kari, kalbin derinlikleri
Damla damla biriken gizli gözyaşlarıdır;
Kudretimin oradan çıkarabildikleri
Halis inci yerine bu çakıl taşlarıdır.

Görüyorsun, nihayet çakıl taşları sende
İncilerse şairin kendi kalbinde kaldı.
Fakat şunu anla ki o, çakıl bulurken de
İnci araştırmadan duyulan zevki aldı.
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynak
  • Necmettin Halil Onan'ın Kişiliği, Eserleri ve Şairliği, Hasibe Mazıoğlu

Behçet Kemal Çağlar (1908-1969)

Behçet Kemal Çağlar
  • Şair, öğretmen, milletvekili.
  • 23 Temmuz 1908'de Erzincan'da doğdu.
  • 1929'da Zonguldak Yüksek Maden Mühendis Mektebini bitirdi. Fransa'daki stajından sonra İktisat Bakanlığında çalıştı.
  • 1934-36 yılları arasında İngiltere'de Cambridge Üniversitesinde İngiliz edebiyatı üzerine incelemelerde bulundu.
  • 1936'dan 1940'a kadar Halkevleri müfettişi olarak çalıştı.
  • 1949'da 35 sayı süren haftalık sanat dergisi Şadırvan'ı yayımladı.
  • Robert Kolejinde edebiyat öğretmenliği (1950- 57) yaptı.
  • TRT yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı yaptı.
  • 24 Ekim 1969'da öldü.
Sanatı
  • Atatürk'e ve devrimlerine olan bağlılığı nedeniyle "devrim şairi" olarak tanındı.
  • Kimi eserlerinde Ankaralı Âşık Ömer, Âşık Ömer, Behçet Fuat, Erdoğan takma adlarını kullandı.
  • Faruk Nafiz Çamlıbel ile "Onuncu Yıl Marşı"nı yazdı.
  • Atatürk, Atatürk devrimleri, ülke sorunları, yurt sevgisi şiirlerinde öne çıkan konulardır.
  • Aşıklık geleneğinden beslenen şair, şiirlerini hece ölçüsüyle yazdı.
  • Şiirin yanı sıra manzum oyunlar ve incelemeler yazdı.
Eserleri
  • Şiir: Erciyas'tan Kopan Çığ, Burda Bir Kalp Çarpıyor, Atatürk: Şiirler, Benden İçeri, Kur'an- ı Kerim'den İlhamlar

  • Destan: Ankaralı Âşık Ömer'in Cumhuriyet Destanı, Cumhuriyetimizin On Yedinci Yılında Âşık Ömer'den Destanlar-Türküler, İlköğretim Destanı, Battal Gazi Destanı, Malazgirt Zaferinden İstanbul Fethine: Dört Destan

  • Oyun: Çoban, Attila, Göklerin Fethi

  • Gezi- İzlenim: Hür Mavilikte, Dolmabahçe'den Anıtkabir'e
Şiirlerinden
Onuncu Yıl Marşı
Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan.
Başta bütün dünyanın saydığı Başkumandan;
Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.
Bir hızla kötülüğü geriliği boğarız,
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
Türk'üz bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.
Çizerek kanımızla öz yurdun haritasını,
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını.
Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını.
Bütün dünya öğrendi, Türklüğü saymasını.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.
Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;
İmtiyazsız, sınıfsız kaynaşmış bir kütleyiz;
Uyduk görüşte bilgiye, gidişte ülkeye biz;
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi,
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri.
Karacaoğlanımsı

Çiçekli meyvalı bahçesin diye
Daldan dala sekip gezesim geldi
Susamış canıma şerbet etmeye
Kapıp turunçları ezesim geldi

Yapamam ki her aklıma eseni
Devrişip de mercan mercan buseni
Çekmek için görmediğim gün seni
Sabır tesbihine dizesim geldi

Tutuldum değiştim ben günden güne
Yazmam öz adımı kâğıt üstüne
Adımı kâğıttan beyaz göğsüne
Âşık Ömer diye yazasım geldi
İlgili Sayfa
Yararlanılan Kaynak
  • Tanzimat'tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi

Bekir Sıtkı Erdoğan (1926-2014)

Bekir Sıtkı Erdoğan
  • Şair, asker öğretmen.
  • 8 Aralık 1926’da Karaman’da dünyaya geldi.
  • 1946’da Kuleli Askerî Lisesini, 1949’da Harp Okulunu bitirdi. Teğmen olarak göreve başladı.
  • Aynı yıl ilk kitabı "Bir Yağmur Başladı" yayımlandı.
  • Ankara'daki görevi sırasında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne devam etti.
  • Sonrasında öğretmen sınıfına geçerek Beylerbeyi Deniz Astsubay Hazırlama Okuluna atandı. 1963’te binbaşılığa yükselerek Heybeliada Deniz Harp Okuluna edebiyat öğretmeni olarak atandı. 1974'te kıdemli albay rütbesinden emekli oluncaya kadar buradaki görevini sürdürdü.
  • Emekliliğinden sonra Heybeliada'da yaşamaya devam etti.
  • Şair, 26 Ağustos 2014 tarihinde öldü.
Sanat Anlayışı
  • 50.Yıl Marşı'nın söz yazarıdır.
  • Hem Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şairler hem de Hisarcılar arasında gösterilir.
  • Binbirinci Gece (Hancı) ile Kışlada Bahar şiirleriyle tanınır.
  • Aruzdan vazgeçmeyen şair hece ölçüsünü de kullanmıştır.
  • Şiirlerinde Anadolu'nun ve Anadolu insanının ruhunu duygulu bir şekilde yansıttı.
  • Şiirlerinde öne çıkan temalar gurbet, aşk ve ölümdür.
  • Ahenk ve musikiye önem verdi. 
  • Eserlerinde ölçü, kafiye, nazım biçimi gibi biçimsel unsurlara bağlı kaldı.
  • Daha çok halk ve divan edebiyatı geleneğinden yararlandı.
  • Nazım şekillerinin hepsini kullanmaya özen gösteren şair; koşmadan ilahiye; gazelden kasideye; rubaiden serbest müstezata kadar hemen her türde şiir yazmıştır.
Eserleri
Şiir: Bir Yağmur Başladı, Dostlar Başına, Sabır Sarmaşıkları, Gönüller Kavşağı, Elif Divanı
Kışlada Bahar
Kara gözlüm efkârlanma gül gayrı
İbibikler öter ötmez ordayım.
Mektubunda diyorsun ki "Gel gayrı!"
Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

Ah çekerim resmine her bakışta
Bir mahzunluk var o boyun büküşte.
Emin ol ki, her sigara yakışta
Sanki duman tüter tütmez ordayım.

Mor dağlara karargâhlar kurulur
Eteğinde bölük bölük durulur.
On dakika istirahat verilir
Tüfekleri çatar çatmaz ordayım.

Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde
Sabır sebat etmez gönül yurdunda,
Akşam olur, tepelerin ardında
Daha güneş batar batmaz ordayım.

Aramıza dağlar girmiş koskoca
Meraklanma gönlüm dağlardan yüce
Bir gün değil, beş gün değil, her gece
Yatağıma yatar yatmaz ordayım.

Bahar geldi, koyun kuzu koklaştı
İki âşık, senelerdir bekleşti
Kara gözlüm, düğün dernek yaklaştı
Vatan borcu biter bitmez ordayım!
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynak
  • Vefatının Birinci Yıl Dönümünde: Bekir Sıtkı Erdoğan'ın Şiirlerinde Ahenk Unsurları, Veysel Ergin

50.Yıl Marşı

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına
Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına
Bu rüzgarla şahlanmış dalga dalga bayrağım
Başka bir tuğ yaraşmaz Türk'ün özgür başına.

Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Yılları bir çığ gibi aşarak hafta hafta
Koşuyoruz durmadan kadın erkek bir safta
Elimizde meşale, ilke ilke Atatürk
Işıklarla donattık ülkeyi her tarafta

Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Aynı kandan feyz alır, bunca toprak, bunca taş
Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş
Tekniğin dev nabzında her adım, her dakika
Çarklarda aynı tempo, yüreklerde aynı marş

Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yolda
"Yurtta barış" ilk hedef, "Cihanda sulh" parola
Koparamaz hiçbir güç bizi milli birlikten
Ata'mızın izinde koşuyoruz kol kola

Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu

Yaşasın hür ulusum, soylu gencim, benliğim
Yaşasın şanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim
Ersin elli yıllarım nice mutlu çağlara
Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim

Cumhuriyet özgürlük, insanca varlık yolu
Atatürk'ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.

Söz: Bekir Sıtkı Erdoğan

Beste: Necil Kazım Akses

Binbirinci Gece

Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı
Şuraya, bir yatak ser yavaş yavaş
Aman karanlığı görmesin gözüm!
Beyaz perdeleri ger yavaş yavaş.

Sıla burcu burcu, ille ocağım,
Çoluk çocuk hasretinde kucağım
Sana her şeyimi anlatacağım,
Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş.

Güç bela bir bilet aldım gişeden,
Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan!
Hancı n'olur elindeki şişeden,
Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş.

Ben o gece hem ağladım hem içtim,
İki gün diyardan diyara uçtum
Kayseri yolundan Niğde'ye geçtim,
Uzaktan göründü Bor yavaş yavaş

Garibim, her taraf bana yabancı,
Dertliyim, çekinme doldur be hancı!
İlk önce kımıldar hafif bir sancı,
Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş

Bende bir resmi var, yarısı yırtık,
On yıldır evimin kapısı örtük!
Garip, bir de sarhoş oldu mu artık
Bütün sırlarını der yavaş yavaş.

İşte hancı! Ben her zaman böyleyim,
Öteyi ne sen sor ne ben söyleyim!
Kaldır artık, boş kadehi neyleyim,
Şu benim hesabı gör yavaş yavaş

Bekir Sıtkı Erdoğan

Orhan Şaik Gökyay (1902-1994)

Orhan Şaik Gökyay
  • Şair, öğretmen, araştırmacı, eleştirmen.
  • 16 Temmuz 1902’de İnebolu'da doğdu.
  • Edebiyat hocası İsmail Habip Sevük’ün teşvikiyle yazdığı ilk şiirleri Kastamonu Açıksöz gazetesinde yayımlandı (1922).
  • Ankara Öğretmen Okulundan mezun olarak öğretmenliğe başladı (1922).
  • Balıkesir'de görev yaptığı yıllarda Çağlayan adıyla bir edebiyat dergisi çıkardı (1925-1926).
  • İstanbul'a giderek Darülfünun Edebiyat Fakültesine kaydoldu.
  • Hocalarından özellikle Mehmet Fuat Köprülü’den etkilendi. 
  • 1938’de Dede Korkut Hikâyeleri'ni yayımladı.
  • 1944'te Irkçılık-Turancılık Davasında yargılanarak tutuklandı. On bir ay sonra beraat ederek öğretmenliğe döndü.
  • 1967'de yaş haddinden emekliye ayrıldı.
  • Emekli olduktan sonra da eğitim ve öğretim dünyasından kopmadı. 
  • 2 Aralık 1994’te öldü.
Sanat Anlayışı
  • Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şairler'den biridir.
  • Lirik-epik tarzda yazdığı şiirleriyle tanındı. 
  • Şiirlerinde daha çok vatan, tabiat, kahramanlık ve yalnızlık temalarını işledi.
  • Bursa'daki öğretmenliği sırasında yazdığı "Bu Vatan Kimin?" adlı şiiri ile tanındı.
  • Araştırmacı ve öğretmenlik yanı, şairliğine göre daha ağır basan Gökyay, iki yüze yakın makale yayımladı.
  • Osmanlı dönemine ait birçok klasik eseri, günümüz Türkçesine aktardı.
  • Dede Korkut ve Katip Çelebi üzerine yaptığı önemli çalışmaları vardır.
  • Az sayıda şiir yazan Gökyay, şiirlerini kitap haline getirmemiştir.
  • Eleştiri yazılarını "Destursuz Bağa Girenleradındaki kitapta toplamıştır.

Kemalettin Kamu (1901-1948)

Kemalettin Kamu
  • Şair, öğretmen, gazeteci, milletvekili.
  • 15 Eylül 1901'de babasının memur olarak bulunduğu Bayburt’ta doğdu.
  • İstanbul Erkek İlk Öğretmen okulunda okudu. İstanbul'un işgali üzerine okulu bırakmak zorunda kaldı (1920). Ankara’ya geçen şair, istihbarat kâtipliğine atandı.
  • Kurtuluş Savaşı yıllarında "Hâkimiyeti Milliye" ve "Yenigün" gazetelerinde yazı ve şiirleri yayımlandı.
  • Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasından sonra İstanbul'a döndü. Sınavlarını başarıyla vererek öğretmen oldu.
  • Anadolu Ajansında çeşitli görevlerde bulundu.
  • 1933 yılında Anadolu Ajansı temsilcisi olarak Fransa’ya gönderilen Kamu, yüksek tahsilini orada tamamladı.
  • 1939 ve 1943 seçimleri ile iki dönem Rize milletvekili olarak TBMM’ye girdi.
  • 6 Mart 1948'de Ankara'da öldü.
Sanat Anlayışı 
  • Gurbet Şairi olarak bilinir.
  • Milli Edebiyat Anlayışını Sürdüren Şairlerden biridir.
  • Şiirlerinde öne çıkan temalar savaş, vatan, gurbet, yalnızlık ve aşktır.
  • Şiirleri daha çok lirik-epik özellik gösterir.
  • Şiire aruz ölçüsü ile başlamış daha sonra hece ölçüsüne geçmiştir. 
  • Hece ölçüsünün de daha çok 7'li ve 11'li kalıplarını tercih eden şairin toplam şiir sayısı 64'tür.
  • Halk şiirinden yararlanan şair, ondan aldığı unsurlarla yeni bir şiir yaratmaya çalışmıştır.
  • En çok bilinen şiirleri, Gurbet ve Bingöl Çobanları'dır.
  • Şiirlerini kitap haline getirmemiştir.
  • Şiirleri ölümünden sonra "Kemalettin Kamu, Hayatı, Şahsiyeti ve Şiirleri" adıyla bir kitapta toplandı.
Şiirlerinden
Kimsesizlik
Yıllardır ki bir kılıcım, kapalı kında,
Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi,
Muzdaribim, bu duvarın dış tarafında
Şefkatine inandığım biri var gibi

Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el,
Kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım
Yan odadan bir ince ses diyor gibi "gel!"
Ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım

Gözlerimde parıltısı bakır bir tasın,
Kulaklarım komşuların ayak sesinde:
Varsın yine bir yudum su veren olmasın,
Baş ucumda biri bana "su yok" desin de!
Hicret

Allah'ım ne bunaltıcı, ne boğucu bir gece…
Gözlerimiz bulutlandı arabaya binince
Karanlıkta kaçıyoruz, çoğalıyor korkumuz,
Umulmadık bir felâket geçiriyor ordumuz.
Fakirleri yalınayak, zenginleri atında,
Yollar uzun bir inilti yıldızların altında.
Gönüllerin gözyaşına inandığı bir anda,
Çok sevgili yuvamızı yâd ellere bıraktık;
Dirseğimi dayayacak bir pencerem yok artık,
Elveda ey harap olan baba evi elveda!
Bütün gece yol alırken tehlikeler içinde,
Ellerimi unutmuşum kardeşimin dizinde.
Arkamızda kayboluyor beldemizin bağları,
Arkamızda beyaz başlı Anadolu dağları
Sanki: gece yolcuları gitmeyiniz, diyordu.
Arkamızda bizim gibi gurub eden bir ordu!
Arkamızda neler yok ki dokunmasın insana,
Viran bir köy önlerinde indik eski bir hana
Gönüllerin gözyaşına inandığı bir anda
Bin bahçeli beldemizi yâd ellere bıraktık,
Gölgesinde barınacak tek ağacım yok artık,
Dallarında bülbül öten bahçelere elveda!
İlgili Sayfalar
Yararlanılan Kaynak
  • Kemalettin Kamu'nun Eserlerinde Halk Kültürü Ögeleri-Folklorik Ögeler, Bilal Tekin

Bingöl Çobanları

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum,
Bu dağların eskiden âşinasıdır soyum.
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan doldurup testimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
Okumak yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni,
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini,
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı,
Her adım uyandırır acı bir hatırayı.
Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
Suna'mın başka köye gelin gittiği akşam.
Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla,
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.
— Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,
Diye hıçkırır kaval:
Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun,
Daima eğeceksin başkalarına boyun;
Hülyana karışmasın ne şehir ne de çarşı,
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an,
Mademki kara bahtın adını koydu çoban!
Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,
Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
Anlattı uzun uzun.
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla,
Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına.

Kemalettin Kamu


Sözcükler

âşina: bildik, tanıdık
ebenced: eskiden beri
daüssıla: yurt özlemi
hicran: ayrılma, ayrılık
hülya: düş

İlgili Sayfalar


Fetih Marşı

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek…
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek!


Yürü, hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!


Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden…
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...


Elde sensin, dilde sen; gönüldesin, baştasın...
Fatih’in İstanbul'u fethettiği yaştasın!

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini!
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini!
Küçük görme, hor görme -delikanlım- kendini!


Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın;
Fatih’in İstanbul'u fethettiği yaştasın!

Bu kitaplar Fatih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır;
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır;
Haydi artık, uyuyan destanını uyandır!


Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın...
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın!

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan...


Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih’in İstanbul'u fethettiği yaştasın!  

Bırak; bozuk saatler yalan, yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...


Yürü, hâlâ ne diye, kendinle savaştasın?
Fatih’in İstanbul'u fethettiği yaştasın!


Sözcükler

bent: Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılan set.  

çektiri: Hem yelken hem de kürekle yol alan eski zaman gemisi.  
fent: Düzen, hile.   
mihrap: Camilerde Kâbe yönünü gösteren oyuk veya girintili yer.

İlgili Sayfalar

Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir
Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor
Bayrak

Bayrak

Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku ne keder
Gölgende bana da bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar?
Yurda, ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün 

Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim;
Yeryüzünde yer beğen
Nereye dikilmek istersen
Söyle seni oraya dikeyim!

Arif Nihat Asya


İlgili Sayfalar

Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor

Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor...
Ve bir göğüs, nefes almak için
Rüzgar bekliyor

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye,
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş "Meçhul Asker" diye?

Destanını yapmış, kasideye kanmış
Bir el ki ahiretten uzanmış,
Edeple gelir birer birer
Öpsün diye faniler.

Öpelim temizse dudaklarımız
Fakat basmasın toprağına
Temiz değilse ayaklarımız.

Rüzgarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın
Nutuklar, kasideler!

Geri gitsin alkışlar, geri...
Geri gitsin ellerin
Yapma çiçekleri!

Ona oğullardan, analardan
Dilekler yeter
Yazın sarı, kışın beyaz
Çiçekler yeter.

Söyledi söyleyenler demin
Gel süngülü yiğit, alkışlasınlar,
Şimdi sen söyle, söz senin!

Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor...
Ve bir bir bayrak dalgalanmak için
Rüzgar bekliyor

Destanı öksüz, sükutu derin
"Meçhul Asker"in


Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli
Kim demiş "Meçhul Asker" diye?

Arif Nihat Asya


İlgili Sayfalar

Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

Arif Nihat Asya (1904 - 1975)

Arif Nihat Asya
  • Şair, yazar, öğretmen, milletvekili.
  • 1904'te İstanbul Çatalca'da doğdu.
  • Yedi günlükken babasını kaybetti. Annesi, üç yıl sonra Osmanlı ordusundaki Filistinli bir subayla evlendirildi.
  • Kurtuluş Savaşı yıllarını Kastamonu’da geçirdi.
  • 1923'te Kastamonu Lisesinden mezun oldu.
  • Yüksek öğrenimini yapmak üzere İstanbul'a döndü. Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümünden mezun oldu.
  • İlk şiir kitabı Heykeltıraş 1924 yılında yayımlandı.
  • Uzun yıllar Adana'nın çeşitli okullarında öğretmen ve idareci olarak çalıştı.
  • Adana’da kaldığı yıllar boyunca gazete ve dergilerde yayımlanan yazıları nedeniyle çeşitli soruşturmalar geçirdi. 
  • 1950 seçimlerinde Demokrat Partiden milletvekili oldu.
  • 1954 yılında öğretmenliğe döndü. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 30 öğretmenle Kıbrıs'a gönderildi. 
  • Vatan ve bayrak sevgisi ve kitleleri etkileme gücü sayesinde özellikle Kıbrıslı gençler üzerinde etkili oldu. 
  • 1962'de emekli oldu. Yurdu bir baştan bir başa dolaşarak millî konulara dair konferanslar verdi. 
  • 5 Ocak 1975'te Ankara’da vefat etti. 
Edebi Yaşamı
  • Bayrak Şairi olarak tanınmaktadır.
  • Şiir, mensur şiir, fıkra ve deneme türünde eserler verdi.
  • Vatana, millete, örf ve adetlere, dinî değerlere duyduğu sevgiyi dile getirdiği şiirler yazdı.
  • Şairin en çok bilinen şiirleri Bayrak, Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor ve Fetih Marşı'dır.
  • Mevlevi olan şairin şiirleri tasavvufî kavramlar bakımından da zengindir.
  • Aruz, hece dışında serbest ölçüyü de kullandı.
  • Halk ve divan edebiyatı nazım şekilleriyle yazdığı şiirlerin yanında biçimsel kaygılardan uzak modern şiir örnekleri de verdi.
  • Rubai nazım şeklinin yeni Türk edebiyatındaki önemli temsilcilerinden biridir.
  • Kendine özgü, renkli bir şiir dünyası oluşturan şair, konu bakımından kendini sınırlandırmamıştır.
  • Rahat ve sade bir tarza sahiptir.
  • Ahenge önem vermiş ölçüsüz şiirlerinde bile bir iç âhenk kurmayı başarmıştır.
  • Mensur şiirlerini "Yastığımın Rüyası" ve "Âyetler" adlı kitaplarda topladı.
Eserleri
  • Şiir: Heykeltıraş, Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Kubbe-i Hadrâ, Rubâiyyât-ı Ârif, Kıbrıs Rubâileri, Nisan, Kökler ve Dallar, Emzikler, Kova Burcu, Dualar ve Âminler, Yürek, Köprü, Kundaklar, Avrupa’dan Rubâiler, Aynalarda Kalan, Divançe-i Ârif, Basamaklar, Büyüyün Kızlar Büyüyün, Fatihler Ölmez, Yerden Gökten, Ses ve Toprak, Takvimler
  • Düz Yazı: Yastığımın Rüyası, Ayetler (Kanatlarını Arayanlar), Kanatlar ve Gagalar, Enikli Kapı, Terazi Kendini Tartamaz, Tehdit Mektupları, Onlar Bu Dilden Anlar, Aramak ve Söyleyememek, Ayın Aynasında, Kubbeler, Sevgi Mektupları
İlgili Sayfalar 
Yararlanılan Kaynak
  • Arif Nihat Asya, Aramak ve Söyleyememek